-
BAKAN BAKAN
Murat KURUM
1976 yılında Ankara’da doğdu. 7 Mayıs 1976 yılında Ankara Çankaya’da dünyaya gelen Murat Kurum, ilkokulu Ankara ve Mardin’de okudu. Konya İnşaat Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını Kentsel Dönüşüm alanında yaptı.
-
BAKANLIĞIMIZ
-
BİRİMLER
- E-HİZMETLER
-
HABERLER
-
İLETİŞİM
-
BAKAN
-
BAKANLIĞIMIZ
-
BİRİMLER
- E-HİZMETLER
-
HABERLER
-
İLETİŞİM
BAKAN
Murat KURUM
1976 yılında Ankara’da doğdu. 7 Mayıs 1976 yılında Ankara Çankaya’da dünyaya gelen Murat Kurum, ilkokulu Ankara ve Mardin’de okudu. Konya İnşaat Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını Kentsel Dönüşüm alanında yaptı.
BİRİMLER
-
Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü
-
Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü
-
Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü
-
Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü
-
Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü
-
Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü
-
Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü
-
Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü
-
Milli Emlak Genel Müdürlüğü
-
Personel Genel Müdürlüğü
-
Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü
-
Yapı İşleri Genel Müdürlüğü
-
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü
-
Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı
-
İç Denetim Birimi Başkanlığı
-
Strateji Geliştirme Başkanlığı
-
Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı
-
Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği
-
Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı
-
Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı
-
SGB / Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü
-
12 Şubat 2026
Atıksular Nereye Gidiyor?
Yazar: Ayşen Özenir Argymbayev
Yeryüzünün doğal su döngüsü, göller, akarsular ve yeraltı sularından temin edilen sularla sağlanıyor. Bu sular kimi zaman içme suyu kimi zaman tarım alanlarında sulama suyu kimi zamanda endüstriyel alanlarda sulama suyu olarak kullanılıyor. Doğru strateji ile suyu birkaç kez kullanmak mümkün. Çünkü bugün dünya nüfusunun dörtte birinin yaşadığı 17 ülke aşırı su sıkıntısı ile karşı karşıya. Ülkelerde yaşanan su kıtlığı insanların yaşamına, geçim kaynaklarına ve iş istikrarına ciddi tehlikeler oluşturuyor. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, 2040 yılına kadar ülkemizin de su kıtlığı yaşayan ülkeler arasına gireceği tahmin ediliyor.
Bugün bile özellikle Konya, Ergene, Dicle ve Fırat gibi havzalarda tarımsal sulamada aşırı su kullanımı yüzünden yeraltı suyu daha da derinlerden temin ediliyor. Ülkemizin doğal kaynaklarına sahip çıkmak ve sularımızı korumak için bu sayımızda atıksuları ve Ankara’nın atıksu tesislerine yer vereceğiz.
Öncelikle, “atıksu neden arıtılır?” sorusuna yanıt arayacağız.
Atıksuyun tekrar kullanımı, atıksuyun arıtma verimliliğini arttırır ve daha sonra doğal ortamların kirletici emisyonunu azaltır. Atıksuların arıtılması ve geri kazanılmasındaki amaç var olan su kaynaklarının korunması ve temiz su kaynakları üzerine düşen yükün azaltılmasıdır. Kuraklık ve su kıtlığıyla mücadele etmek, su israfını önlemek ve verimliliği artırmak için atıksuları arıtmak son derece önemlidir.
Farklı çeşitlerde atıksular bulunmaktadır. Bunların en yaygınları evsel atıksu, endüstriyel atıksu, temizlik işlemlerinde oluşan atıksu, endüstriyel üretimde prosesten gelen atıksu şeklinde sıralanabilir.
Atıksu arıtma tesisi ise atıksu içerisinde kirliliğe neden olan yabancı maddelerin fiziksel, biyolojik ve gelişmiş metotlarla atıksudan uzaklaştırıldığı birimlere deniliyor.
Böylece atıksu arıtma tesisleri sayesinde;
Tarım alanlarının sulanması, yeraltı su kaynaklarının beslenmesi, arıtılmış suyun sanayide kullanılması, şehirlerde park ve bahçeler gibi yeşil alanların sulanması, araçların yıkanması, yangınların söndürülmesi gibi birçok alanda arıtılmış su kullanılabiliyor.
2002 yılında belediye nüfusunun yüzde 35’ine atıksu arıtma hizmeti verilirken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İlbank yatırımlarıyla 2023 yılı Temmuz ayı itibarıyla bu oran yüzde 89,9’a ulaşmıştır. 2002 yılında ülkemizde 145 atıksu arıtma tesisi bulunuyorken, 2023 yılı Temmuz ayı itibarıyla bu sayı bin 209’a çıkmıştır.
Küresel iklim değişikliği, kuraklık ve su kaynakların üzerindeki artan baskı nedeniyle arıtılmış atıksuların yeniden kullanımının önemi artmaktadır. Bu doğrultuda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca atıksuların alternatif bir su kaynağı olduğu yaklaşımı ve döngüsel ekonomi ilkeleri çerçevesinde planlamalar yapılmakta ve arıtılmış atıksuların yeniden kullanımı sağlanarak tatlı su kaynaklarının üzerindeki kullanım baskısının azaltılması yönünde çalışmalar yapılıyor. Bu kapsamda ülkemizde hâlihazırda arıtılmış atıksuların yüzde 5,2’si yeniden kullanılmakta olup, 2028 yılında yüzde 11’e, 2030 yılında ise yüzde 15’e çıkarılması hedeflenmektedir.
Gelin hep birlikte Ankara’da şehir merkezinin batısında 45 kilometre mesafede, Sincan ilçesi, Tatlar Köyü mevkiinde yer alan Ankara Merkezi Atıksu Arıtma Tesisi’ne bir bakalım.
Tesis, İlbank yatırımları kapsamında Türkiye’nin en büyük Atıksu Arıtma Tesisi olup günde 765 bin metreküp kapasite ile çalışıyor.
Yıllık 250 milyon metreküp atıksu arıtılarak herhangi bir çevre kirliliğine sebebiyet vermeden alıcı ortama deşarj ediliyor. Ankara genelinde, kanalizasyon sisteminde toplanan tüm atıksular Tatlar Tesisi’ne ulaşıyor. Tesiste oluşan çamurların yoğunlaştırıldıktan sonra anaerobik çürütücülerde çürütülmesi ile biyogaz elde ediliyor. Buna ek olarak elde edilen biyogazdan elektrik üretilip tesisin enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 85’i karşılanıyor.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve uluslararası finans kuruluşlarının desteği ile tesisin 2040 yılı ihtiyacını karşılayacak şekilde ‘İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’ne dönüştürülmesi amaçlanıyor. Böylece, Ankara Çayı ve Sakarya Havzası ekolojik olarak daha iyi korunacak.
Atıksuların geri dönüşümü gelecekteki su sıkıntısını önlemenin ve su kirliliğinin çevreye verdiği zararı azaltmanın tek yoludur. Yeni su kaynaklarının kazanılması ve var olan su kaynaklarının korunması açısından atıksuların geri kazanımı ile tekrar kullanımı sulama kıtlığına en iyi çözümlerden birisidir. Özellikle bu yöndeki bakanlık politikaları, atıksuların geri kazanımının ve tekrar kullanımının fon ve teşviklerle desteklenmesi açısından da önemlidir.