• 12 Mart 2026

TÜRKİYE’NİN COP31 GÜNDEMİNİN 5 ÖNEMLİ ENERJİ BAŞLIĞI AÇIKLANDI

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ile birlikte ortak basın toplantısı düzenledi. Bakan Kurum, COP31’de enerji güvenliği ile iklim hedeflerinin birbirini tamamlayan 2 temel unsur olarak ele alınacağını belirterek, Türkiye’nin COP31 gündemindeki 5 önemli enerji başlığını açıkladı. Bakan Kurum, “COP31 başarısındaki en önemli ölçü aslında alınan kararların sahaya yansıması olmalı. Maalesef sürekli konuşarak kararlar alıyoruz ama baktığınızda uygulama açığı çok fazla. Yani alınan kararlarla uygulama arasında bir uçurum var. Dolayısıyla karar almanın çok fazla önemli olmadığını, asıl olan alınan kararların uygulamaya geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. O yüzden ‘Uygulama COP'u’ diyoruz. Uygulama COP'u olsun, geleceğin COP'u olsun ve bu kararlar artık radikal bir şekilde sahada uygulansın istiyoruz” dedi. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol da Türkiye’nin COP31 başkanlığının önemine dikkat çekerek, “Türkiye gibi bu konunun önemini anlayan, güçlü bir ülkenin başkanlık etmesinin dünya için de önemli bir şans olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ilk kez Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek olan BM’nin iklim değişikliği ile mücadelede en önemli organizasyonu COP31 Zirvesi öncesi, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ile birlikte İstanbul’da ortak basın toplantısı düzenledi. Konuşmasının başında iklim krizinin dünyaya etkilerini istatistiklerle anlatan Bakan Kurum, kuraklığın küresel ölçekte yıllık maliyetinin 307 milyar dolar seviyesine ulaştığını, yaklaşık 4 milyar insanın yılın en az bir ayında ciddi su kıtlığı yaşadığının altını çizdi. Dünya genelinde 2024-2025 yılları arasında 3,7 milyon kilometrekare ormanın yandığına dikkati çeken Bakan Kurum, 1970’ten bu yana dünyanın sulak alanlarının yüzde 35’ini kaybettiğini, 1990’ların başından bu yana, büyük göllerinin yarısından fazlasının küçüldüğünü anlattı.  

“DAHA GÜVENLİ VE ESNEK BİR ENERJİ EKOSİSTEMİ KURMALIYIZ”

Küresel enerji sistemlerinin de ciddi baskı altında olduğunu vurgulan Bakan Kurum, küresel enerji talebinin, 2023 yılında yüzde 2,2 oranında artış göstererek son 10 yıllık ortalamanın yaklaşık iki katına çıktığını kaydetti. Böyle bir gündemde Türkiye’nin COP31 başkanlığının önemine vurgu yapan Bakan Kurum, “Biz, COP31’i yalnızca yeni taahhütlerin konuşulduğu bir platform olarak değil; sözlerin uygulamaya dönüştüğü, güven üreten ve somut ilerleme sağlayan bir süreç olarak görüyoruz. Buna da uygulama odaklı COP yaklaşımı diyoruz. COP Başkanlığı olarak yaklaşımımız üç temel ilkeye dayanmaktadır: Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon. Diyalog ile güveni güçlendiren kapsayıcı bir platform kuracağız. Uzlaşı ile ortak sorumluluk ve ortak sahiplenme duygusunu büyüteceğiz. Aksiyon ile de alınan kararların sahada güvenilir, ölçülebilir uygulamalara dönüşmesini sağlayacağız. Enerji güvenliği ile iklim hedeflerini birbirinin alternatifi olarak görmeyeceğiz. Tam tersine, birbirini tamamlayan iki temel unsur olarak ele alacağız. Bir yandan yenilenebilir enerjinin yaygınlaşmasını, enerji verimliliği yatırımlarını desteklerken ülkelerin kendi ulusal koşullarını dikkate alan gerçekçi ve uygulanabilir, adil geçiş yollarının da gerekli olduğunu vurgulayacağız. Bir yandan 1.5°C hedefi doğrultusunda siyasi ivmeyi korumayı, diğer yandan uygulamaya geçişi hızlandırmayı hedefliyoruz” dedi.

TÜRKİYE’NİN ÖNCELİKLİ 5 ENERJİ HEDEFİ

Bakan Kurum, Tükiye’nin COP31 Eylem Gündeminin enerji sektörüyle ilgili öne çıkan 5 başlığı açıkladı: Birinci önceliğimiz, temiz enerji dönüşümü. Bugün dünya genelinde yaklaşık 730 milyon insan elektriğe ulaşamıyor. Bu acı tabloya göre, enerji dönüşümü, bir sağlık ve adalet meselesidir. Bu gidişatı değiştirmek için Uluslararası Enerji Ajansı ile yenilenebilir enerji, gıda, soğutma ve ısıtma, dijitalleşme alanlarında güçlü iş birliği geliştireceğiz. İkinci önceliğimiz, Sıfır Atık ve metan azaltımı. Küresel ölçekte her yıl 70 milyon ton metan emisyonu atık sektöründen kaynaklanmaktadır. Şayet metan emisyonlarını azaltabilirsek, sıcaklık artışını yavaşlatmamız mümkün olabilir. Bu hedefe olan inancımızı arttırmak için, Sıfır Atık yaklaşımını, COP31 gündeminin temel sütunlarından biri haline getireceğiz. Katı atık depolama alanlarından kaynaklanan emisyonların azaltılmasına, gıda israfının önlenmesine ve döngüsel ekonominin güçlenmesine yardımcı olacağız.

“HEDEFLERLE PLANLAR ARASINDA DERİN BİR UYGULAMA BOŞLUĞU VAR, KAPATMAK ZORUNDAYIZ”

Üçüncü önceliğimiz iklime dirençli şehirler. 11 ilimizde inşa ettiğimiz 500 bini aşkın konutta iklim dirençli, sıfır atık uyumlu yapılar inşa etmeyi başarmış bir ülkeyiz. Bu tecrübe ışığında COP31 sürecinde binalarda enerji verimliliği, sıfır enerjili binalar, kentsel enerji çözümleri, dirençli altyapı ve iklime dayanıklı yerleşim modelleri üzeri önemli yine bu konular COP31’de yer tutacak. Dördüncü önceliğimiz iklim eylemi uygulama mekanizması. Bugün maalesef küresel hedeflerle planlar arasında derin bir uygulama boşluğu var. Biz bunu kapatmak zorundayız. Beşinci ve son önceliğimiz enerji alanında yeşil sanayileşme. Tabii sanayi sektörü büyük ölçüde fosil yakıtlara bağımlı. Ağır sanayi sektörleri, küresel emisyonların da yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor. Bu durumda sanayinin uzun vadeli net sıfır hedefleriyle uyumlu hale gelmesi de artık bir zorunluluk. Bunun için de daha derin yapısal dönüşümler gerekli.

“DÜNYA UYGULANABİLİR ÇÖZÜMLER DE GÖRMEK İSTİYOR”

Bakan Kurum, konuşmasının sonunda Türkiye’nin COP31 mesajının açık ve net olduğunu söyledi: Dünya artık yalnızca yeni hedefler değil, uygulanabilir çözümler görmek istiyor. Biz de COP Başkanlığı olarak, enerji güvenliğini dışlamayan, kalkınma hakkını gözeten, adil geçişi somutlaştıran ve sahada sonuç üreten bir anlayışıyla hareket edeceğiz. Türkiye olarak, COP31’i küresel iklim diplomasisinde yeni bir güven, iş birliği ve uygulama eşiğine dönüştüreceğiz. Uluslararası Enerji Ajansı’yla COP31 Başkanlığı arasında enerji dönüşümü ve döngüsel ekonomi alanlarındaki iş birliği imkanlarını ülkelerimizin yarınları için, çocuklarımızın daha temiz ve güzel bir dünyada yaşaması için sonuna kadar kullanacağız.

ENERJİ AJANSI BAŞKANI BİROL: TÜRKİYE’NİN BAŞKANLIĞI DÜNYA İÇİN DE BİR ŞANS

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ise Türkiye’nin COP31 başkanlığının dünya için önemine dikkat çekti: COP31'e ev sahipliği etmenin ülkemiz için son derece önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Bu bence bizim için bir şans olduğu kadar dünya için de bir şans. İklim değişikliği dünyada olan biten yüzünden maalesef uluslararası gündemde biraz aşağı doğru gidiyor. Bu aşağı doğru giden iklim değişikliği gündemini yukarı doğru çıkarmak, layık olduğu yere getirmek lazım. Türkiye gibi bu konunun önemini anlayan, güçlü bir ülkenin de başkanlık etmesi bence dünya için de önemli bir şans olduğunu düşünüyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızla, bu konuda bir toplantı yaptım ve bu konuya ne kadar hassasiyetle eğildiğini de büyük bir memnuniyetle müşahede ettim. Devletin tepesinde bu iklim değişikliği konusunun önemli bir gündem maddesi olması beni gerçekten sevindirdi. COP31'in Türkiye'nin dünyaya, Türk insanının insani reflekslerini göstermesi için de bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Türk insanının kalbi mazlumlardan yanadır.

“TÜRKİYE SIFIR ATIK’I DÜNYAYA KABUL ETTİRİRSE JAPONYA VE ALMANYA’NIN YILLIK EMİSYONU KADAR KATKI SAĞLAR”

Emine Erdoğan Hanımefendinin himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Projesi’nin COP31 için önemli bir başlık olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Birol, şunları söyledi: Sıfır Atık bu COP toplantılarında ilk defa gündeme gelen bir şey. Biz ajansta ciddi bir modelleme çalışması yaptık. Acaba dünya iklim sorununa ne kadar katkıda bulunabilir diye. Yaptığımız çalışmaların şu andaki sonuçları gösteriyor ki burada yapılacak ciddi bir çalışma, dünya çapında -Türkiye bunu dünyaya kabul ettirirse- yıllık en azından 1.5 gigatonluk bir emisyon azaltımına neden olabilir. 1.5 gigaton ne demek? Şu anda Japonya'nın ve Almanya'nın bütün emisyonlarına eşit. Muazzam bir şey. Ben umuyorum ki Antalya'da bütün ülkelerin Sıfır Atık konusunda bir hedef mutabakatına varalım. Bu konuda da Türkiye eğer bunu yaparsa yıllar boyunca her toplantıda konuşulacaktır.

“ULUSLARARASI ENERJİ AJANSI TÜRKİYE’YE DESTEK VERMEYİ TAAHHÜT EDİYOR”

Birol, Uluslararası Enerji Ajansı’nın COP sürecinde Türkiye’ye desteğinin tam olacağının altını çizdi: Sayın Bakanın bahsettiği bütün konularda Türkiye'nin bu konuda stratejik ortağı olan Uluslararası Enerji Ajansı olarak destek vermeyi herkesin önünde taahhüt ediyorum. Bizim ajansımızda dünyanın en önde gelen 500 enerji ve iklim uzmanı var Sayın Bakanım, hepimiz büyük bir grup olarak bunun Antalya'daki COP31'in başarılı olması için elimizden gelen her şeyi yapacağımızı size burada taahhüt ediyorum.

“UYGULAMA COP'U OLSUN, GELECEĞİN COP'U OLSUN”

Bakan Kurum ve Birol konuşmalarının ardından yerli ve yabancı basın kuruluşların temsilcilerinin sorularını yanıtladı. Bakan Kurum, “COP31’in diğer COP’lardan farkı ne olacak?” sorusunu şöyle cevapladı: COP31 başarısındaki en önemli ölçü aslında alınan kararların sahaya yansıması olmalı. Maalesef sürekli konuşarak kararlar alıyoruz ama baktığınızda uygulama açığı çok fazla. Yani alınan kararlarla uygulama arasında bir uçurum var. Dolayısıyla karar almanın çok fazla önemli olmadığını, asıl olan alınan kararların uygulamaya geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu manada da birincisi tüm halkları yanımıza almak durumundayız. Farkındalığı arttırarak tüm dünya ülkelerinin vatandaşlarının bu konuyu istemesini siyasilere zorunlu kılmak durumundayız. Aslında bu en büyük adımlardan bir tanesi olacak çünkü vatandaşınızın çoğunluğu bunu isterse siyasetçiler olarak da bunu yapmak durumunda kalırsınız. O yüzden "Uygulama COP'u" diyoruz. Uygulama COP'u olsun, geleceğin COP'u olsun ve bu kararlar artık radikal bir şekilde sahada uygulansın istiyoruz. İşte o yüzden de aslında COP31'in başarısını da böyle ölçmeyi hedefliyoruz.

“TEK KULLANIMLIK PLASTİKLERE KISITLAMA YAPMAYI ÖNGÖRÜYORUZ”

Bakan Kurum, tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanımdan kaldırılmasına yönelik yönetmelik hazırlığı ile ilgili soruyu da yanıtladı: Sıfır Atık Projesi kapsamında yaptığımız çalışmalar çerçevesinde bugün atıkların yaklaşık yüzde 40'ını dönüştürebiliyoruz; işte plastik, metal, cam, kağıt atıkları. Bizim hedefimiz bu oranı daha da arttırmak. Özellikle geri dönüştürülemeyen plastiklerle ilgili bir kısıtlama yapmayı öngörüyoruz. Tek kullanımlık plastikler dediğimiz plastik tabak, çatal, bıçak gibi bugün günlük hayatımızda çokça kullandığımız ancak geri dönüştürülemeyen atıkların geri dönüşebilen ya da biyobozunur atıklara çevrilmesine ilişkin bir yönetmelik hazırlıyoruz. Buna ilişkin tüm sivil toplum kuruluşlarının yine görüşleri, ilgili bakanlıklarımızın görüşlerini, fikirlerini dikkate alıyoruz. Amacımız ağustos, eylül ayı itibarıyla da uygulamaya geçirmek.

“COP’TA EŞ BAŞKAN DİYE BİR KAVRAM YOK, BAŞKAN DA EV SAHİBİ DE TÜRKİYE” 

“Türkiye’nin COP31’e Avustralya ile birlikte mi başkanlık yapacağı” yönündeki soruyu cevaplayan Bakan Kurum, Avustralya ile eş başkanlığın söz konusu olmadığını belirtti. Kurum, “Burada Türkiye eş başkanlık yürütmüyor. Eş başkan diye bir kavram COP’ta yok. COP31'in başkanı Türkiye, ev sahibi Türkiye. Müzakere başkanı, müzakereleri yürütecek başkan Avustralya. Avustralya müzakere konuları ile alakalı her türlü istişareyi COP Başkanlığı ile Türkiye ile yapmak durumunda. Yani COP başkanlığının onay vermediği bir kararı Avustralya alamaz ki; böyle bir sorun da aramızda yok. Uyum içerisinde, değerli dostum Chris’le (Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen) bu çalışmayı yaptık, bu stratejiyi ortaya koyduk” dedi.

BİROL: YENİLENEBİLİR VE NÜKLEER TEMİZ ENERJİNİN BEL KEMİĞİNİ OLUŞTURACAK

Bakan Kurum ve Birol, nükleer enerji kaynaklarının dünya genelinde yaygınlaşması ile ilgili soruları da cevapladı. Bakan Kurum, “Nükleerle ilgili biliyorsunuz zaten bir santralimiz bitme aşamasına geldi. İkinci, üçüncüyle alakalı hedeflerimiz, çalışmalarımız var” dedi. Birol ise nükleer enerjinin dünya için önemine vurgu yaptı: Yenilenebilir enerji çok güzel ama bir sorun var, havaya bağlı. Rüzgar varsa var, yoksa yok. Güneş de öyle. Yenilenebilir enerjiyi şu anki teknolojiyle 24 saat kullanamıyoruz. Ama nükleer enerjide düğmeye bastığınız zaman 7/24 elektriğiniz var. Nükleerin tabii birçok sorunları var. Fukuşima'dan sonra nükleere birazcık insanlar çekinceli yaklaşmışlardı ama şu anda nükleerde çok ciddi bir geri dönüş görüyoruz, şu anda dünyada 70 gigavat nükleer santral inşa ediliyor ve bu da şimdiye kadar son 40 yıldaki en fazla nükleer santral inşasına tekabül ediyor. Bu kadar şimdiye kadar olmadı, herkes nükleere gidiyor. Yenilenebilir ve nükleer bence temiz enerjinin iki bel kemiğini oluşturacak ve Türkiye de her iki konuda iyi adımlar atıyor. Sadece şunu söylemek istiyorum, nükleer enerjide yeni yapacağımız nükleer enerji santrallerinde hangi partneri seçeceğimiz son derece önemli.

“BAZI ÜLKELER ÇEKİLMİŞ OLABİLİR AMA ÖNEMLİ OLAN ÇOĞUNLUĞUN ANLAŞMASI”

Birol, toplantıda gazetecilerin ABD’nin iklim krizine karşı tutumuna yönelik sorusunu şöyle cevapladı: Dünyada 1 ton emisyonun Cakarta'dan gitmesiyle Detroit'ten gitmesi ya da Oslo’dan gitmesi ya da Dakar’dan gitmesi aynı etkiye sahip. Yani emisyonların pasaportu yok, hepimizi etkiliyor. O yüzden buna global bir çözüm bulmak lazım. Zaten o yüzden bu COP toplantısı oluyor. Bütün ülkeleri bir yere getiren ortak bir sorun, ortak bir çözüm olması için. Bir ülkenin ya da birkaç ülkenin buna çözüm bulması kendi başına imkansız. O yüzden Sayın Bakan'ın dediği gibi Türkiye’nin kapsayıcı olması, bütün ülkeleri hep birlikte bir ajanda etrafında bir yere getirme düşüncesi bence son derece önemli. Bazı ülkeler çekilmiş olabilir, bazı ülkelerin çekinceleri olabilir; ama önemli olan ülkelerin çok büyük bir çoğunluğunu anlamlı bir hedef konusunda bir anlaşmaya varması, mutabakata varması ve bu konuda eyleme geçecek olması. Ben bu bakımdan Türkiye’nin COP31 başkanlığını bunu başarıyla yapacağına inanıyorum.

BM GENEL SEKRETERİ GUTERRES’TEN TÜRKİYE’NİN BAŞKANLIĞINA ÖVGÜ

Birol, Türkiye’nin COP31 başkanlığına ilişkin de şu açıklamayı yaptı: Türk insanının hassasiyetlerini göstermek bizim için son derece önemli. Ben geçen hafta yine değerli dostum Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüştüm. O da Ankara'yı ziyaret edecek ve bana “Türkiye gibi insani hassasiyetleri yüksek olan bir ülkenin COP31 başkanlığını almasından son derece mutluyum” dedi. Bu da beni çok mutlu etti.

BAKAN KURUM’A PARİS’TEKİ TOPLANTI İÇİN DAVET

Birol, Bakan Kurum’u nisan ayında Paris’te gerçekleştirecekleri toplantıya davet ederek, “Sizi bu değerli görüşlerinizi uluslararası camiaya bildirmek üzere Nisan ayının sonunda Paris'e uluslararası bir toplantıya şeref konuğu olarak davet etmek istiyorum. Bütün ülkeleri çağırıp orada Türkiye'nin COP31 vizyonu nasıldır, beklentileri nasıldır, hangi konularda nasıl bir çalışma yapacak konusunda bilgilendireceğiz” diye konuştu.  

 

 

Hızlı Erişim
Hızlı Linkler
Uygulamalar

Haberler

TÜRKİYE’NİN COP31 GÜNDEMİNİN 5 ÖNEMLİ ENERJİ BAŞLIĞI AÇIKLANDI

TÜRKİYE’NİN COP31 GÜNDEMİNİN 5 ÖNEMLİ ENERJİ BAŞLIĞI AÇIKLANDI

12.03.2026

Haber Oku

“EMLAK KATILIM, CUMHURİYETİMİZİN İMAR HAMLESİNİN OMURGASINI OLUŞTURAN KURUMDUR”

“EMLAK KATILIM, CUMHURİYETİMİZİN İMAR HAMLESİNİN OMURGASINI OLUŞTURAN KURUMDUR”

11.03.2026

Haber Oku

“BAYRAMDAN SONRA İSTANBUL’DA KURALARI ÇEKECEĞİZ”

“BAYRAMDAN SONRA İSTANBUL’DA KURALARI ÇEKECEĞİZ”

11.03.2026

Haber Oku

SON 66 YILIN EN YAĞIŞLI ŞUBAT AYI YAŞANDI

SON 66 YILIN EN YAĞIŞLI ŞUBAT AYI YAŞANDI

10.03.2026

Haber Oku

KEMALPAŞA CADDESİ'NDE İFTAR COŞKUSU

KEMALPAŞA CADDESİ'NDE İFTAR COŞKUSU

06.03.2026

Haber Oku

“500 BİN AİLEMİZİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRECEĞİZ”

“500 BİN AİLEMİZİN YÜZÜNÜ GÜLDÜRECEĞİZ”

06.03.2026

Haber Oku