-
BAKAN BAKAN
Murat KURUM
1976 yılında Ankara’da doğdu. 7 Mayıs 1976 yılında Ankara Çankaya’da dünyaya gelen Murat Kurum, ilkokulu Ankara ve Mardin’de okudu. Konya İnşaat Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını Kentsel Dönüşüm alanında yaptı.
-
BAKANLIĞIMIZ
-
BİRİMLER
-
Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü
-
Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü
-
Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü
-
Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü
-
Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü
-
Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü
-
Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü
-
Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü
-
- E-HİZMETLER
-
HABERLER
-
İLETİŞİM
-
BAKAN
-
BAKANLIĞIMIZ
-
BİRİMLER
- E-HİZMETLER
-
HABERLER
-
İLETİŞİM
BAKAN
Murat KURUM
1976 yılında Ankara’da doğdu. 7 Mayıs 1976 yılında Ankara Çankaya’da dünyaya gelen Murat Kurum, ilkokulu Ankara ve Mardin’de okudu. Konya İnşaat Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını Kentsel Dönüşüm alanında yaptı.
BİRİMLER
-
Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü
-
Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü
-
Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü
-
Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü
-
Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü
-
Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü
-
Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü
-
Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü
-
Milli Emlak Genel Müdürlüğü
-
Personel Genel Müdürlüğü
-
Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü
-
Yapı İşleri Genel Müdürlüğü
-
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü
-
Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı
-
İç Denetim Birimi Başkanlığı
-
Strateji Geliştirme Başkanlığı
-
Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı
-
Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği
-
Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı
-
Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı
-
SGB / Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü
-
Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Dairesi Başkanlığı
- 21 Nisan 2026
“TEMİZ ENERJİYE GEÇİŞ EYLEM GÜNDEMİNİN ÖNEMLİ MADDELERİ ARASINDA YER ALACAK”
Berlin’deki Petersberg İklim Diyaloğu etkinlikleri kapsamında Almanya ve Avustralya ile ortak basın toplantısına katılan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “COP’un her insanın hayatına dokunması gerektiğini savunan bir anlayışla COP başkanlığını hayata geçireceğiz. ‘Geleceğin COP’u diyerek artık sözden eyleme geçtiğimiz bir süreç işleteceğiz” dedi. Teknolojinin gelişmesine bağlı olarak üretim maliyetlerinin düşmesiyle birlikte ülkelerin yenilebilir enerjiyi tercih edeceklerini anlatan Bakan Kurum, “Ülkelerin ulusal çıkarlarını da gözeten ama işin sonunda temiz enerji dediğimiz enerjiye yönelmelerini sağlayacak adımlar atmasını istiyoruz. Temiz enerjiye geçiş eylem gündemlerinde en önemli maddeler arasında yer alacak, bunu sağlayacağız" diye konuştu.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen Petersberg İklim Diyaloğu Toplantısı’nın ardından Almanya Çevre, İklim Değişikliği, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanı Carsten Schneider ile birlikte Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen’ın da çevrim içi katıldığı basın toplantısında açıklamalar yaptı. Toplantıda Türkiye’nin COP31 vizyonunu paylaşan Bakan Kurum, “Bugün Berlin'de, dünyanın dört bir yanından ülkelerin temsilcilerini bir araya getirdik; onların sürece katılımı, birçok ülkenin hala ortak çözümler aradığını ortaya koyuyor. Şunu net bir şekilde gözlemliyoruz, çok taraflılık zayıflamış olabilir ama asla bitmiş değildir. COP31 Başkanlığı olarak vizyonumuzu çok taraflılığı güçlendirecek bir çerçevede ilerleteceğiz” dedi.
“BU YIL AVUSTRALYA İLE REKABETİ BEKLEDİĞİMİZ TEK PLATFORM DÜNYA KUPASI”
COP31 sürecinde 2 ana konuya odaklandıklarının altını çizen Bakan Kurum, “Birincisi, süreci sorumlu bir yönetimle savunmak istiyoruz. Bu aynı zamanda kaotik bir dünyada ülkelerin COP'un temel gerekliliklerini yerine getirmeye odaklanmalarını sağlamak anlamına geliyor. Yani ülkeler taahhütlerini yerine getirmeli, planlarını sunmalı ve ilerlemelerini şeffaf bir şekilde raporlamalı. Bu, COP'un bütünlüğü için esastır. İkincisi, süreci somut uygulamalarla geliştirmek istiyoruz. Normları beslemek için uzlaşma, uygulamayı yürütmek için ise koalisyonlar kuracağız” diye konuştu. Müzakereler konusunda Avustralya ile güçlü bir iş birliği halinde olduklarını vurgulayan Bakan Kurum, “Bu yıl Avustralya ile rekabet etmeyi beklediğimiz tek platform, Dünya Kupası grup aşaması olacak. Alman dinleyiciler bu rekabetin ne kadar çetin geçeceğini anlayacaktır. Ancak maç bittiğinde, COP31 için ortak vizyonumuzla yeniden çalışmaya devam edeceğiz, o güçlü birlikteliği daha da arttıracağız” ifadelerini kullandı.
“GELECEĞİN COP’U DİYEREK SÖZDEN EYLEME GEÇTİĞİMİZ BİR SÜREÇ İŞLETECEĞİZ”
Bakan Kurum, Türkiye’nin arabuluculuk ve iklim eylemi konusunda tecrübeli olduğunun altını çizerek, şunları söyledi: Sizler Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin arabuluculuk ve iklim eylemi konusundaki tecrübelerini, çabalarını, uzmanlığını biliyor ve yakından takip ediyorsunuz. Akdeniz Havzası’nda yer alan bir ülkeyiz ve iklim değişikliğine doğrudan maruz kalan bir coğrafyada yaşıyoruz. Delegeler Antalya'ya geldiklerinde, iklim değişikliğinden nasıl etkilendiğimizi görecekler. Ancak aynı zamanda Sıfır Atık ve döngüsel ekonomiden, iklime dirençli şehirler inşa etmeye kadar benzersiz yeteneklerimizi de fark edecekler. Bu konuda Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi, çevre alanında her anlamda destek veriyorlar. Bunu ülkemizin geleceği adına yapılması gereken en önemli mücadele olarak görüyoruz ve bunu kararlılıkla yürütüyor olacağız. Sonuç olarak, COP’un her insanın hayatına dokunması gerektiğini savunan bir anlayışla COP başkanlığını hayata geçireceğiz. ‘Geleceğin COP’u diyerek artık sözden eyleme geçtiğimiz bir süreç işleteceğiz. Afrika’dan Asya’ya dünyanın neresinde olursa olsun kaygılarının duyulduğunu ve ihtiyaçlarının karşılanacağını bilmek isteyen tüm halklar için çalışacağız.
“ÇIKTILARA, ETKİYE VE UYGULAMAYA ODAKLANACAĞIZ”
İklim değişikliği ile mücadelede kararlılık vurgusu yapan Bakan Kurum, “Biz COP31'de, temel unsurların yerinde olduğundan ve geçmiş sözlerin tutulduğundan emin olarak süreci savunacağız. Süreci geliştirecek ve çözüm odaklı olma yönündeki değişimi hızlandıracağız. Çıktılara, etkiye ve uygulamaya odaklanacağız. Bu süreçte ya hep birlikte afetzede olacak ya da hep birlikte kahraman olacağız. Biz hep birlikte kahraman olmayı seçiyoruz” dedi.
BOWEN: TÜRKİYE İLE YAKIN BİR ŞEKİLDE ÇALIŞIYORUZ
Alman Bakan Schneider konuşmasında iklim finansmanında donör ülke olarak verdikleri sözleri yerine getireceklerinin altını çizdi. Petersberg İklim Diyaloğu’nun kazanımlarıyla birlikte COP31 sürecine katkı sağlayacaklarını vurguladı. Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ise Türkiye ile iş birliği içinde COP31 sürecini başarıyla tamamlayacaklarını belirtti. Bowen, “Dünyaya Avustralya'nın ve Türkiye'nin bir araya geldiğini ve gerçekten de dostane bir ruh ile bir iş birliği halinde bir arada olduğunu ve aynı ruhu paylaştığını söylememiz çok önemli diye düşünüyorum. Bütün ülkelerin de bir araya gelerek Antalya'da bu ruhu bizimle birlikte paylaşmalarını temenni ediyoruz. Aynı zamanda müzakereler, atılacak adımlar konusunda birbirimize kulak veriyoruz” açıklamasını yaptı.
“AVUSTRALYALI DOSTLARIMIZLA BU İŞ BİRLİĞİNİ YÜRÜTÜYORUZ”
Bakan Kurum ve diğer bakanlar açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bakan Kurum, Avustralya ile COP31 sürecinin görev paylaşımına yönelik soruyu şöyle cevapladı: Aslında şaşırılacak bir şey yok. Biz burada 196 ülkeyle anlaşmak zorundayız. Paris Anlaşması’nın temeli bu. Her ülke ortak mutabakatla karar alıyor ve o mutabakat çerçevesinde adımlar atılıyor. Burada da Avustralyalı dostlarımızla bu iş birliğini yürütüyoruz. Biz herhangi bir sorun yaşamadık. Burada tek ülke pozisyonunda eylemleri, icraatları, kararları hayata geçirmeye gayret gösteriyoruz. Bir saygı çerçevesinde süreci yürütüyoruz. COP Başkanlığı'nı Türkiye yürütüyor ve Müzakereler Başkanı da Avustralya. Ve müzakereleri de Türkiye’yle, COP Başkanlığı’yla istişare içerisinde, uyum içerisinde yürütüyorlar.
FOSİL YAKITTAN ÇIKIŞIN YOL HARİTASI
Bakan Kurum, bir gazetecinin ‘fosil yakıtlardan çıkış sürecine ilişkin COP31’de bir yol haritası olup olmayacağı’ yönündeki sorusunu da cevapladı: Aslında bu karar bir önceki COP'larda fosil yakıtlardan çıkış yol haritası olarak alındı. Tabii mesele sadece fosil yakıtlardan çıkma konusu değil. Yani bugün baktığımızda hepimiz enerji dönüşümünün adil, düzenli, hakkaniyet çerçevesinde ve eşitlikçi olması gerektiği konusunda ve en önemlisi de ulusal çıkarlara uyumlu olması konusunda mutabık kaldık. Çıkan bu enerji krizleri sebebiyle de mecburen istemeseler de eski fosil yakıtlardan ürettikleri enerji kaynaklarına yönelmek durumunda kalıyor. Bu tabii geçici. Biz fotoğrafın bütününe bakmak zorundayız. Krizler her zaman olacak, istiyoruz ki olmasın ama işin sonunda fotoğrafın büyüğünde; her ülkenin kendi kendine yetmesi gerekiyor ve bu enerji ihtiyacını, enerji arzını da temiz enerjiden elde etmesi gerekiyor. Dolayısıyla bizim ülkelerin ulusal çıkarlarını da gözeten ama işin sonunda temiz enerji dediğimiz enerjiye yönelmelerini sağlayacak adımlar atmasını istiyoruz. Dolayısıyla biz COP Başkanlığı olarak temiz enerjiye geçişi ki bu eylem gündemlerinde en önemli maddeler arasında yer alacak, bunu sağlayacağız.
“ÜRETİCİLER VE DEVLETLER HANGİSİNİN MALİYETİ UCUZSA ONA YATIRIM YAPAR”
Teknolojinin gelişmesine bağlı olarak üretim maliyetlerinin düşmesiyle birlikte ülkelerin yenilebilir enerjiyi tercih edeceklerini anlatan Bakan Kurum, “Bundan 5 sene önce yenilenebilir enerjide 1 megavat yatırım 1 milyon dolara mal olurken bugün 400 bin dolarlara düştü. Teknolojinin gelişmesiyle, üretimin artmasıyla, yatırımın artmasıyla birlikte üreticiler, devletler şuna bakacak işin sonunda; maliyeti hangisi ucuzsa ona yatırım yapar. Yani yatırımcı da buraya gider, ülkeler de ekonomiler de bunu seçer. Dolayısıyla biz buradaki maliyetleri düşürecek adımları da teknolojiyle birlikte atacağız. COP31'de bu başlıkları işleyeceğiz ve işin sonunda dünyanın süreç içerisinde fosil yakıtlardan uzaklaştığı, kendi kendine yettiği bir enerji sistemini hayal ediyoruz. Bunun çalışmasını birlikte hem Alman dostlarımızla hem Avustralyalı ortaklarımızla hem bir önceki COP başkanlarıyla bu süreci yürütüyor olacağız" dedi.