-
BAKAN BAKAN
Murat KURUM
1976 yılında Ankara’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1999 yılında Konya Selçuk Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek Lisansını Kentsel Dönüşüm üzerine 2017 yılında tamamladı.
-
BAKANLIĞIMIZ
-
BİRİMLER
- E-HİZMETLER
-
HABERLER
-
İLETİŞİM
-
BAKAN
-
BAKANLIĞIMIZ
-
BİRİMLER
- E-HİZMETLER
-
HABERLER
-
İLETİŞİM
BAKAN
Murat KURUM
1976 yılında Ankara’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1999 yılında Konya Selçuk Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek Lisansını Kentsel Dönüşüm üzerine 2017 yılında tamamladı.
BİRİMLER
-
Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü
-
Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü
-
Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü
-
Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü
-
Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü
-
Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü
-
Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü
-
Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü
-
Milli Emlak Genel Müdürlüğü
-
Personel Genel Müdürlüğü
-
Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü
-
Yapı İşleri Genel Müdürlüğü
-
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü
-
Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı
-
İç Denetim Birimi Başkanlığı
-
Strateji Geliştirme Başkanlığı
-
Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı
-
Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği
-
Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı
-
Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı
-
SGB / Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü
- 04 Şubat 2026
KÜÇÜK YUSUF VE DEDESİNİN YENİDEN BAŞLAYAN HİKAYESİ
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 6 Şubat depremlerinde enkazdan kurtarılan 65 yaşındaki emekli Abdullah Çelik ve o zaman 40 günlük olan torununun yeniden başlayan hikayesini paylaştı. Çelik’in “Devlet güçlü oldu mu her şey olur” sözlerine mesajında yer veren Bakan Kurum, “Adıyamanlı Abdullah ağabeyimiz huzurlu yuvasında torunuyla yepyeni bir hayata başladı. Bizlere de gözlerindeki hüznü silmek, yarasını sarmak, yüzünü güldürmek nasip oldu. Bundan daha kıymetli bir şey yok” dedi.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremleri ardından 50 binden fazla can kaybı, binlerce yarım kalan hayat bıraktı. Depremde eşini, 2 kızını ve 4 torununu kaybeden Adıyamanlı Abdullah Çelik, o hikayelerden sadece biri… Depremde, yarıyıl tatili için yanlarına gelen kızlarını ve torunları ile birlikte akrabalarından 10 kişiyi kaybeden Çelik, o zaman 40 günlük olan ve yıkılan binanın enkazında beşiği içinde uyurken bulunan torunu Yusuf Berk ile hayata tutundu. Çelik, şimdi 3 yaşında olan torunu Yusuf Berk ile birlikte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Adıyaman İndere’de inşa edilen yeni evlerinde yaşıyor.
BAKAN KURUM: BUNDAN DAHA KIYMETLİ BİR ŞEY YOK
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, depremin ardından bir başlarına kalan dede ve torunun yüreklere dokunan hikayesini ve yeni evlerinin görüntülerini paylaştı. Çelik’in “Devlet güçlü oldu mu her şey olur” sözlerine mesajında yer veren Bakan Kurum, “Adıyamanlı Abdullah ağabeyimiz huzurlu yuvasında torunuyla yepyeni bir hayata başladı. Bizlere de gözlerindeki hüznü silmek, yarasını sarmak, yüzünü güldürmek nasip oldu. Bundan daha kıymetli bir şey yok” ifadelerini kullandı.
“AİLEM GİTTİ, BİR BEN KALDIM, BİR DE 40 GÜNLÜK TORUNUM”
Abdullah Çelik, depremin ardından torununu kimseden destek almadan kendi başına büyüttüğünü anlattı. Çelik deprem günü yaşadıklarını şöyle dile getirdi: Ben en üst kattaydım, bir baktım ki üzerimde yağmur yağıyor. Hiçbir yeri tanıyamadım ben. Adıyaman diye bir şey yoktu orada. Bilhassa da bizim o etrafındaki binaya dair hiçbir şey kalmamıştı. Yani bir felaketti. Ailem hepsi gitti, bir ben kaldım, bir de 40 günlük torunum…
“ÇOK ACILAR ÇEKTİM, DEVLET DE BUNLARI YAPMASAYDI DAHA ÇOK ÜZÜLÜRDÜM”
Devletin desteği sayesinde yeniden hayata tutunduklarını kaydeden Çelik, “Tamam ben acıları çok çektim, keşke acılar çekilmeseydi. Canlar gitti. Devlet de eğer yapmamış olsaydı, ben daha fena üzülürdüm. Devlet babalık etti bize, ev yaptı, yuvamızı kurduk burada. Bir tesellidir yani, bizim için büyük bir teselli oldu. Tamam devlet kendi cebinde yapmıyor ama devlet güçlü oldu mu her şey olur. Ben devletim, sen devletsin. Başka kim devlet ki? Devlet babadır, baba da evlatlarını bırakmadı. Devlet de aynısını bize yaptı, babalık yaptı. Hala da yapıyor” diye konuştu.
“BU YAPILANLARLA HAKİKATEN BİR NEBZE TESELLİ VERİLDİ”
Çelik, yeni inşa edilen evlerinde dede-torun yeni bir hayata başladıklarını anlattı: Hakikaten çok büyük çileler çektik ama devlet bizi çok çabuk toparladı. Vallahi bu kadar erken biteceğini tahmin etmiyorduk. Devlet zaten gerekeni yaptı. Çadır verdi, konteyner verdi, prefabrik verdi. Yani bize hissettirmedi. Aniden geldik, bizim evler bitmiş. Kendimiz yapmış olsaydık, ben 65 yaşındayım, bir ev yapamadım. Ama devlet 2 sene içinde bize ev verdi, teslim etti. Bundan iyisi can sağlığı. Benim ailem bitti. Ailemden 10 yakınım gitti. Maddi bakımında hiçbir sıkıntı çekmedim ama maneviyat… Mümkün mü yani maneviyat? Ama bu yapılanlarla hakikaten bir nebze teselli verildi.
“TORUNUM EVDE TEK AMA PARKA GİDİNCE ÇOCUKLARLA OYNUYOR”
Afet konutlarının sosyal alanları sayesinde torunu gönül rahatlığıyla büyüttüğünü belirten Çelik, “Torunu bazen kreşe götürüyorum. Akşamları da gidip getiriyorum. Camiye gidiyorum. Evde oturuyorum. Torunumla ilgileniyorum. Sosyal faaliyetler çok burada. Çocuklar da geziyor. Evde çocuk tek ama parka gitti mi orada çocuklarla oynuyor. O bakımdan çok şükür iyi, sıkıntı yok” dedi.