T.C. ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

Kurumsal Web Sitesi


Bakan Özhaseki Canlı Yayında “Anadolu'da Referandum”u Değerlendirdi

Bakan Özhaseki Canlı Yayında “Anadolu'da Referandum”u Değerlendirdi

18.03.2017
 Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, 40 yerel televizyon kanalında yayınlanan Anadolu'da Referandum Programının canlı yayın konuğu oldu. 
 
Gündeme ilişkin kendisine yöneltilen soruları cevaplayan Bakan Özhaseki, referandum sürecine yönelik çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Canlı yayında kentsel dönüşüm konusunda Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde önemli aşamaların kaydedildiğini de açıklayan Özhaseki, anayasa değişikliği ile birlikte Türkiye'de güçlü iktdarların görev başında olacağını ve vesayet rejiminin tamamen ortadan kalkacağını açıkladı. 15 Temmuz sonrasında batılı ülkelerin tavrını da eleştiren Özhaseki, Türkiye'nin altından kalkılması zor bir süreci geride bıraktığını kaydetti. Özhaseki, “Batılı ülkelerin temsilcileri Meclis'in bombalandığını gördüklerinde, 'Şaşırdılar, bomba da mı atmışlar' dediler. Ne yapalım bu tavır karşısında? İki büklüm durmamızı mı istiyorlar? Kendilerine karşı tavrımız aynen böyle devam edecek” dedi.
 
Doğu ve Güneydoğu'da insanların tehdit edilerek etki altında bırakıldığını dile getiren Bakan Özhaseki,  “Belirli bölgelerde silme HDP çıkmıştı. Nasıl tüm sandıklar yüzde yüz HDP çıkabiliyor? Mahalledeki bir imam, bir öğretmen bile gidip farklı partiye oy vermez mi? HDP'nin bu baskısının artık kalktığını hissediyoruz. O bölgenin insanları, 'Ne olur güvenliği de ihmal etmeyin. Asker ve polisimiz gitmesin' diyorlar.  Güvenlik sorunu çözüldüğünde insanlar hür olmaya, istedikleri gibi davranmaya başlıyor. Artık güvenlik güçleri oradan gitmeyecek. Artık hiç bir tehdite boyun eğmesinler. Bir tek kişi tehdit ederse canına okuruz. Bulduğumuz her yerde ezeceğiz başlarını. Bölgede  80'e yakın belediyede, ilçede kayyumlar atanınca insanlar hizmet görmeye başladı. Yollara, kaldırımlara, parklara, temizliğe özen göstermeye başladılar. Kayyum arkadaşlar da çok gayretli çalışıyorlar. Mardin, Nusaybin, Sur gibi yerlerde kentsel dönüşüm konusunda ciddi çalışmalara başladık. Diyarbakır'da TOKİ marifeti ile yaptığımız evlerden bin tanesi hazır. Silopi'de evler bitti kura çektik. İdil'de 1-2 aya kadar bitiyor. Yüksekova ve Nusaybin'de yeni inşaata başlıyoruz. Evi yıkılan vatandaşlarımıza yıkılan evinin aynısı verilecek” diye konuştu.
 
 
“ZAYIF GÖRÜNTÜLERLE İSTİKRAR SAĞLANAMAZ”
 
Referandum sürecine ilişkin kendisine yöneltilen soruları da cevaplayan Bakan Özhaseki, FETÖ, PKK ve DHKP-C gibi örgütlerin 'hayır' propagandası yaptığına dikkat çekti. Açıklamalarında güçlü iktidar vurgusu da yapan Özhaseki, “FETÖ DHKP-C gibi örgütler ne diyorsa tam tersini yapmak lazım. CHP şiddetli bir muhalefet yaptı. Meclis'te anayasa değişikliği çalışmalarında hepimiz gördük. Kimisinin kendisini kürsüye kelepçelediğine şahit olduk. Görülmemiş eylemler yapıldı. Kürsünün etrafını işgal ediyor koca koca adamlar. Kabine girip çıkmayanlar mı dersiniz, arkadan gelip yumruk atanlar mı dersiniz... Çocukça eylemler yapıldı. Meclis tarihinde görülmemiş şeyler bunlar.  Demirel'in Çankaya'ya bir bakan çıkarsa görevden alırım dediğini herkes unuttu galiba. Özal ile Demirel arasında Karadeniz'de Ekonomik İşbirliği toplantısına kim gidecek tartışmaları yaşanırdı. Ecevit'in Ahmet Necdet Sezerle yaşadıklarını hepimiz biliyoruz. Bir ülkede kalkınma isteniyorsa, ekonomik büyümeden sözediliyorsa istikrar lazım. Zayıf görüntülerle, 3 aylık 6 aylık hükümetlerle istikrar sağlanmaz. Geçtiğimiz haziran döneminde, bizlerin bile arkasından 'bunlar gelip geçici' diye bakan bürokratlar oldu. Biz geçtiğimiz Haziran ile Kasım arasında bunun örneklerini gördük” açıklamalarını yaptı. 
 
 
 
“DİNİ BİLEN KİMSE BÖYLE BİR LAF ETMEZ”
 
Bakan Özhaseki, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, hayır sonucu çıkması durumunda değişen bir şeyin olmayacağı yönünde söylediği sözlerin kendisine hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerde bulundu. CHP'nin söylemlerinin sürekli değiştiğini ifade eden Özhaseki, Antalya Milletvekili Deniz Baykal'a yönelik de sert ifadeler kullandı. Özhaseki, “Kılıçdaroğlu, önce bir kandan bahsetti, sonra baktı kan ağır kaçtı kaostan bahsediyor. Bir ara 'Yok canım evet de hayır da iyidir' gibi bir şeyler diyerek işi bozmaya başladı.  Ama geçenlerde Baykal çok abes, haddi aşan ne dediğini bilmeyen ve kendinden geçmiş bir tavırla, 'Peygambere bile bu yetki verilse onu bile bozar' gibi bir laf etti. Allah korusun, bu adamın imanını bozar. Dini bilen kimse böyle bir laf etmez. Cenab-ı Allah seçtiği kulunu görevlendirip, numune olarak nasıl yaşanması gerektiğini işaret eder. Hazreti Peygamberimiz de böyledir. Ondan önceki peygamberler de öyledir. Onların üzerinden basit siyaset malzemesi üretmek, vatandaşın zihninde iz bıraksın diye saçmalamaktan ibarettir.  Neden bu kadar yalan söylüyorlar diye kendi kendime düşündüm. Yanılıyor muyum diye bir kez daha dönüp Hitler döneminde görev yapan Propaganda Bakanı Goebbels'in sözlerini okudum. Goebbels'in bir takım fikirleri var. Hitler sapık fikirlerini propaganda bakanının telkinleriyle yürütmüştür. O dönemde Hitler, bol yalan söyleyin demiştir. Büyük yalanlar söyleyin ve ısrar edin, demiştir. CHP de durmadan hiç ispatlayamadığı hırsızlık, yolsuzluktan bahsediyor. Bir tanesini söyleyin de yapanın canına okuyalım. Biz bu değişimi kendimiz için istemiyoruz ki. Liderimiz zaten cumhurbaşkanı, kabine üyeleri biziz zaten. Çabamız kendimizle ilgili değil. Ülkenin önü açılsın istiyoruz. Geçmişte yaşanan kavgalar tekrar yaşanmasın istiyoruz. İstikrar olsun 5 yıllık sabit hükümetler olsun istiyoruz” diye konuştu.
 
 
 
“DEPREM KONUSUNDA VATANDAŞA DA İŞ DÜŞÜYOR”
 
Bir süredir gündemde olan deprem beklentisi üzerine de açıklamalarda bulunan Bakan Özhaseki, bu konuda kendisine yöneltilen soruları da cevapladı. Alınacak önlemler konusunda sadece bakanlığa ve belediyelere değil vatandaşlara da önemli ölçüde görev düştüğünü belirten Özhaseki, “Ülke olarak deprem bölgesinde yer alıyoruz. Topraklarımızın yüzde 42'si deprem bölgesinde. Tahminlerimizi  önceki depremlere de bakarak işaretledik. Fay kırıklıkları, yer altındaki hareketlilikler kaydedildi. Bu konuda bilim adamlarının söylediklerini takip ediyoruz. Ortak kanaati söylüyorum 2030'a kadar 7 büyüklüğünde deprem bekleniyor. Burada vatandaşa da iş düşüyor. Herkes oturduğu binanın depreme dayanıklılığını ölçtürmeli. Binalar çürük gözüküyorsa, ya güçlendirecekler ya  da yıkım kararı alacaklar çaresi yok. Belediye başkanı arkadaşlarımızın en önemli işi bu mahallelerle ilgilenmektir. İlan ettim, kendileriyle toplantılar düzenledim. Bu işin partisi yok. Lütfen gelin yardımcı olun diye rica ediyorum. Bakanlığa da ciddi görevler düşüyor. Şehircilik Şurası toplandı orada en önemli gündem maddemiz kentsel dönüşüm. İnşallah tüm Türkiye'de dönüşümü başlatıyoruz” ifadelerini kullandı.