T.C. ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

Kurumsal Web Sitesi


Bakan Özhaseki: “Hiçbirşeyi Kutsamanın Manası Yok”

Bakan Özhaseki: “Hiçbirşeyi Kutsamanın Manası Yok”

17.03.2017
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlemesi tamamlanan İstasyon Parkı’nın açılışına katıldı.
 
Açılış töreninde konuşan Bakan Özhaseki, anayasa değişikliğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanlığı sistemi konusunda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sarf ettiği sözleri değerlendiren Özhaseki, anayasa değişikliğine yönelik yapılan bazı açıklamalarda “yalan söylendiğini” belirtti. Mevcut sistemin ülkeyi ancak bugünkü haline getirebildiğini kaydeden Özhaseki, “Neden bunu çekmeye devam edelim? Neden kendi kendimizi idare edebileceğimiz hükümet sistemini en doğru teraziye oturtmayalım? Hiçbir şeyi kutsamanın manası yok. Şimdiye kadarki sisteme baktığımızda bu ikili sistem yürümüyor. Atatürk ile İnönü birbirlerine küs öldüler. Rahmetli Özal getirdiği başbakanlarla kavga etti. Bazen yalan söylüyorlar ‘acayip yetkiler veriliyor’ diye. Yetki verildiği falan yok, zaten yetkisi var. 2.5 sayfa dolusu yetki var.  Cumhurbaşkanımız ile Binali Bey arasında dava arkadaşlığından gelen müthiş bir uyum var. Türkiye bu şansı her zaman yakalayamıyor. Bu kavgaların bitmesi lazım. Bir gemiyi bir kişi idare eder. Bizim Kılıçdaroğlu diyor ki; ‘uçakta iki tane pilot var’ kardeşim birisi birinci pilot birisi ikinci pilot. Çocuk değiliz, kandırma bizi şimdi. Bir yanında oturur izler. Bir kişi idare eder. İki kişi değil. Eğer ekonomide büyüme istiyorsak güçlü olmalıyız. İstikrar sürmeli. 3 aylık 6 aylık hükümetlerle Türkiye’de yapılacak bir şey yok” diye konuştu.
 
“AYAĞA KALKMAMIZ ONLARI RAHATSIZ EDİYOR”
 
Türkiye’nin son dönemde içinden geçtiği süreci de değerlendiren Bakan Özhaseki, 2013 yılında yaşanan gezi olayları sırasında kendilerine yöneltilen talepler karşısında büyük bir şaşkınlık yaşadıklarını da belirtti. Özhaseki özetle şunları söyledi:
“Ülkemiz içinde bulunduğu dönem itibariyle zor bir ülke. Bu coğrafya dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri. Aynı zamanda son dönemde mazlumların da birleştiği bir yer.  Balkanlardan, Kafkaslardan, Arap coğrafyasından kaçan kardeşlerimiz buraya gelmiş. İklimimiz, toprağımız müthiş. Birbirimizle dayanışma içinde çalışıyoruz. Diğer taraftan da bizim üzerimizde hesapları olanların hesapları hiç bitmiyor. Daha doğrusu bizim coğrafyamızda bizi lider gördükleri için bizim ayağa kalkmamız onları rahatsız ediyor. Liderlik yapmamamız için her türlü oyun oynanıyor. İşlerimizin çok iyi gittiği, büyüme hızında Avrupa’da birinci olduğumuz, IMF’ye olan borcumuzu da bitirdiğimiz dönemde, müthiş yatırımlar yapılıyor, nükleer tesisler, havalimanı projeleri ortaya çıkmış ve bir anda ‘gezi olayları’ patlıyor. Gezi olaylarının patlama sebebi 12 tane ağacın Taksim’de yer değiştirecek olması. Biz de bu olayların içindekilere taleplerini sorduk. Biz, ‘12 ağaç taşındı ama onun yerine 12 milyon ağaç dikin’ demelerini bekliyorduk. Ama istekleri, ‘nükleer tesislerden vazgeçin, 3. Köprüden vazgeçin…’ her şey anlaşılıyor değil mi? Orada bir darbe yapmaya çalıştılar. Başaramadılar, daha sonra FETÖ’nün özel savcılarıyla bir hukuk darbesi yapmaya çalıştılar. Aradan biraz zaman geçiyor 15 Temmuz darbe girişimiyle karşılaşıyoruz. Bir gecede kurt adama dönüştüler. Ahlaksızlığın en büyüğünü yaptılar.”