Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2017 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2017 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi

12.12.2016

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2017 yılı bütçesi TBMM Genel Kurulunda oylanarak kabul edildi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki bütçe görüşmelerinde Meclis Genel Kuruluna hitaben bir konuşma yaptı. Bakan Özhaseki konuşmasında hayatın hava, su, toprak ve enerji üzerine kurulu olduğunu ifade etti.

Bu dört olgu arasındaki dengenin bozulmaması gerektiğini ifade eden Özhaseki, ancak sanayi devrimi sonrası büyükşehirlerin oluşması, atıkların ve üretimden kaynaklanan kirliliğin artması sonucunda, çevre felaketleri ile karşı karşıya kalındığını dile getirdi.

Çevrenin bir emanet olduğunu, dengenin bozulmaması esası üzerinden titizlikle davranılması gerektiğine işaret eden Özhaseki, "Türkiye 2002'de sadece 15 katı atık depolama tesisine sahipti. Bugün 82 tesisimiz var ve bin 91 belediye bu tesislerden istifade ediyor. Atık su arıtma tesisi noktasında 2002 yılında nüfusun yüzde 35'ine hitap eden atık su tesisimiz vardı, şu an nüfusun yüzde 80'ine hitap eden tesisimiz var." dedi.

Mavi bayraklı plaj sayısının 444'e ulaşarak Türkiye'yi sıralamada dünya ikincisi yaptığını kaydeden Özhaseki, hava kalitesini izleme noktasında ise 229 istasyona sahip olunduğunu dile getirdi.

Tabiatı en az kirleten ülkelerden birinin de Türkiye olduğunun altını çizen Özhaseki, şöyle konuştu:

"Dünyayı en çok kirleten ülke yüzde 25 ile Çin. İkinci sırada Hindistan, sonrasında ABD geliyor. Türkiye sadece binde 7 oranında kirletiyor. Ozon tabakasını koruma onur madalyası almış bir ülkeyiz. Dünyayı kirletme oranlarına gelince, Katar kişi başına 39 ton karbon verirken Türkiye sadece 6 ton veriyor. Hepimizin üzerinde düşünmesi gereken çevre ve yatırım dengesi. En iyi örneği de enerji konusunda verebiliriz. 31 ülkede 443 nükleer tesis var. ABD'de 99, Fransa'da 58, Almanya'da 9, Rusya'da 34. Ve bu saydığım ülkelerde devam eden inşaatlar da var."

Özhaseki, "Almanya linyit üretiminde dünyada birinci, Rusya ikinci, Polonya üçüncü sırada yer alıyor. Bu eleştirileriniz karşısında yapılacak iki şey var. İlki elektrik kullanılmayacak. Böyle bir şey olabilir mi? Olamaz. İkinci yol ise dışa bağımlı kalacağız. Bu iki maddenin hangisini tercih edersiniz? İkisini de istemiyoruz. Dünyanın kullandığı nükleeri de yapacağız, bütün dünyanın kullandığı termiği de yapacağız, güneşi de kullanacağız kimseye de bağımlı kalmayacağız. Bu coğrafyada dışa bağımlı kalmayı düşünenler var ise onların iyi niyetlerinden de şüphe ediyorum." ifadelerini kullandı.

Özhaseki, sağlıklı, kimlikli, çevre dostu şehirler için gayret ettiklerini, bu anlayışla çevre düzenlemesi planlarının yüzde 97'sini, deniz kıyısı kenar çizgileri çalışmalarının tamamını bitirdiklerini dile getirdi.

Deprem kuşağında bir ülke olmanın bilinci ile 2012 yılında kentsel dönüşüm yasasını getirdiklerine işaret eden Özhaseki, "50 ilde 192 riskli alan ilanı yapıldı. 81 ilde de 407 bin konut üzerinde riskli yapı ilan ederek dönüşüm başlattık. 3 milyon vatandaşı ilgilendiriyor ancak bunu yeterli görmüyoruz. Bunun çok daha hızlı olması lazım ve çok daha hızlı şekilde dönüşümü sağlamamız lazım." diye konuştu.

- Güneydoğu'daki "Çukur" Siyaseti -

Mehmet Özhaseki, bölücü terör örgütünün "çukur siyaseti" ve sözde "öz yönetim" ilanı ile bölgede ortaya tam bir felaketin çıktığını söyledi.

Bölgenin ihya edilmesinin zamanının geldiğini ifade eden Özhaseki, "Devlet olarak evi yıkılan vatandaşların evlerinin yapılması, bölgenin altyapısının hazırlanması lazım. Devlete yakışan budur. Bölgede imar planlamasını, kamulaştırma çalışmalarını gerçekleştirdik. Bölgede en geç bir sene içerisinde 'evim yıkıldı' diyen vatandaşa evlerini verebilecek durumdayız." diye konuştu.

Özhaseki, HDP sıralarından gelen eleştirilere yönelik, "Sanki Türk Silahlı Kuvvetlerinin işi yok, canı sıkılmış da 'gideyim her tarafı yıkayım' demiş. El insaf. Çukuru kazan biz değiliz, paçavraları bayrak diye dikenler biz değiliz." dedi.