Mikrobölgeleme etütleri;

 
En genel tanımıyla, mevcut veya yeni açılacak yerleşim alanlarındaki tüm tehlikeleri belirlemek, yerel zemin ve tehlike koşullarının yansıtıldığı haritaların üretilmesi amacıyla arazinin jeolojik açıdan modellemesi ile ilgili her türlü araştırma, analiz ve sentezleri içermektedir. Belirlenen arazi kullanımı ilkeleri doğrultusunda, afet risklerini en aza indirmek amacıyla yerel zemin durumunun dikkate alındığı afet tehlikelerini ortaya koyan büyük ölçekli (1/5000 veya daha büyük) afet tehlike haritaları olarak tanımlanır ve günümüzde tüm tehlike ve riskleri dikkate alan senaryolar ile kentsel yenileme ve dönüşüm planlamasına girdi sağlayan çalışmalar haline gelmiştir. 
 
 
Mikrobölgeleme Etüt çalışmaları ile; İmar planınaesas yerleşime uygunluk değerlendirmelerinin tehlike belirleme ve risk azaltma planlarının hazırlanmasında kullanılması suretiyle, afet risklerinin azaltılmasını, kentlerimizdeki çarpık yapılaşma ve yarattığı sorunların çağdaş şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olarak yeniden yapılandırılmasının sağlanması hedeflenmektedir.
 
Doğal afet tehlikeleri ve yerel zemin sorunlarını belirlemeyi, dolayısıyla yeni mekânsal alanların seçiminde klavuz niteliği taşıyan yerleşime uygunluk kriterlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
 
Çalışmalar sonucunda elde edilen yerleşime uygunluk ve mikrobölgeleme haritaları; standart topoğrafik veya büyük ölçekli halihazır haritalar üzerine sayısal olarak, nazım imar planına esas olmak üzere, yerel zemin şartlarının ve her türlü afet tehlike değerlendirmelerinin işlenmesi şeklinde hazırlanan haritalardır. 
 
 
Mikrobölgeleme çalışmaları uzmanlık gerektiren çalışmalardır. Mikrobölgeleme çalışmaları sonucunda elde edilen harita ve eki raporlar, deprem ve diğer afet zararlarının azaltılmasında etkin ve akılcı yol olan, her tür ve ölçekteki planlama çalışmalarına girdi sağlayan çalışmalar olarak uygulanmaktadır. Çalışma sonucunda elde edilen sayısal haritaların coğrafi bilgi sistemleri kullanılarak yapılması, bütünleştirme, saklama ve yeniden değerlendirme açılarından büyük kolaylık sağlayacağı için tercih edilmelidir.
 
   
 
Bir ilin gelişme planı veya çevre düzeni planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere hazırlanabileceği gibi, imar planlaması amacıyla da daha büyük ölçekte ve daha detaylı olarak hazırlanabilirler.
 
Mikrobölgeleme etütleri kapsamında;
 
Karelaj; Mikrobölgeleme çalışmaları coğrafi bilgi sistemi ile yapılan çalışmalar olduğundan, çalışmalar sırasında interpolasyon ve ekstrapolasyon yapılması gereken kısımlar olacaktır. Bu çalışmalarda inceleme alanı eşit alana sahip “hücre” olarak adlandırılan birimlere ayrılır. Bu işleme karelaj ya da grid adı verilir. Oluşturulan karelaj, inceleme alanındaki çalışmanın hassasiyetini ortaya koyar. Çalışma sonucunda elde edilen mikrobölgeleme haritalarının güvenilirliği, zemin tabakalarının belirlenmesine ve iyi tanımlanmasına bağlıdır. Bu bilginin elde edilmesinde farklı yöntemler kullanılmaktadır. Bunun için en ekonomik yöntem, veriyi hücre formatında toplamak ve gerekirse hücre yoğunluğunu arttırmaktır. Çalışma kapsamında her bir hücrede, jeolojik, jeofizik ve jeoteknik veriler toplanacaktır. 
 
 
-Jeolojik-jeoteknik etüt raporlarından farklı olarak, inceleme alanı belli karelajlara bölünmektedir.
-Bu karelajların büyüklükleri, jeolojik tehlikelerin boyutuna, topoğrafik koşulların homojenliğine, yerel zemin koşulları ve olası afet tehlikesinin büyüklüğüne bağlı olarak belirlenmektedir. Karelaj yoğunluğu arttıkça hassaslık yükselecek ancak buna bağlı olarak elde edilmesi gereken yerbilimsel veriler ile ilgili çalışmanın bütçesi de önemli oranda artacaktır.
- Homojen kaya bölgeler için 500 ya da 1000 metre hücre mesafesi, homojen zemin bölgeler için 250 ya da 500 metre hücre mesafesi ve homojen olmayan bölgeler için 50, 100 ya da 250 metre hücre mesafesi önerilmektedir. Gerçekleştirilen mikrobölgeleme etüt çalışmalarına göre, karelajlar, aktif heyelanlı, karstik, bataklık vb. bölgelerde 50x50 metreye kadar düşmekte olup, genel olarak, alüvyon alanlarda 250x250 metre, ayrışmış zemin kalınlığı fazla olmayan kaya ortamlarda 500x500 metre, kaya ortamlarda 1000x1000 metre olarak belirlenmektedir.
-Böylece, inceleme alanına ait afet tehlike haritaları daha ayrıntılı veri ve değerlendirmelere göre hazırlanabilmektedir.
-Bu afet tehlike haritaları da, riskli alanların sağlıklı olarak belirlenmesini sağlamaktadır.
 
Mikrobölgeleme etüt raporları;
 
-Final raporlar olup, aynı alan için jeolojik-jeoteknik etüt raporları sonrasında istenen plan tadilatına esas jeolojik etüt raporlarının istenmesini ortadan kaldıracaktır. Böylece iş, zaman ve parasal kayıplarını engelleyecektir.
-Jeolojik sakıncalar bakımından, uzun vadede kullanılabilecek bir plana esas yerleşime uygunluk durumunu belirleyecektir.
-Jeolojik-jeoteknik etütlere göre çok daha büyük alanlarda yapılması gerektiğinden, plan ana kararlarının tespit ve uygulanmasında bütünsellik sağlayacaktır.