SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Atık Yönetimi

  • Nasıl geri dönüşüm yapılır?

    Her birey ihtiyaçlarını karşılamak üzere her gün birçok farklı ürün satın alır. Alınan bu.ürünler çoğu zaman, daha sağlıklı ve korunaklı muhafaza edilmek üzere ambalajlanmaktadır. Ambalaj atıklarını, diger atıklardan ayrı sekilde biriktirmek sureti ile tekrar geri dönüsüme sevk edilebiliriz. Satın aldıgımız ürünlerin ambalajlarını evlerimizde ayrı birer torbada biriktirerek, ilk adımı atmıs oluruz. Biriktirdigimiz ambalaj atıklarını, evimize en yakın ambalaj atığı  konteynerine atarak geri dönüşümü başlatırız. Eger oturduğunuz belediye sınırları içerisinde ambalaj atığı konteyneri yoksa belediyenize bu konuda başvurmalısınız.

  • Ambalaj atıklarımı nasıl biriktireceğim? Biriktirdikten sonra ne yapacağım?

    Evde, işyerlerinizde, alışverişlerinizde kullandığınız ürünlerin ambalajlarını ayrı şekilde biriktirebilirsiniz. Evinizde iseniz ambalaj atıklarınızı, diğer çöplerinizden farklı olarak mavi renkteki çöp torbalarında biriktirmelisiniz. Apartman görevlisine bu şekilde teslim etmeniz geri dönüşümün ilk adımı olarak yeterli olacaktır. Ayrı olarak biriktirdiğiniz ambalajlarınızı ister belediyeniz tarafından temin edilmiş geri dönüşüm konteynerlerine de bırakabilir, iş yerinizde veya okulunuzda geri dönüşüm kutuları var ise bu noktalara da atıklarınızı atabilirsiniz. Bu konteynerler belediyeniz tarafından düzenli olarak toplatılmak zorundadır.

  • Ambalaj atıklarımı ayrı olarak biriktiriyorum ancak belediye tarafından toplanmıyor, ne yapmalıyım?

    Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği kapsamında il, ilçe ve ilk kademe belediyeleri, ambalaj atıklarınızın ayrı toplanması konusunda yönetim planı hazırlamak ve atıklarınızı toplamak veya toplattırmak ile yükümlüdür. Belediyenizin bu yönde bir çalışması var ancak atıklarınız toplanmıyor ise belediyenize başvurarak hangi gün ve saatlerde mahallenizde atıkların toplandığına dair bilgi almanız gerekmektedir.

  • Belediyemizden geri dönüşüm kumbaralarından apartmanımıza, mahallemize, okulumuza istiyoruz, ne yapmalıyız?

    Tüm geri dönüşüm kumbara taleplerinizi öncelikle belediyenize bildirmelisiniz. Belediyelerin hazırlamış oldu ambalaj atık yönetim planları kapsamında kumbaralar yerleştirilmektedir.

  • Atık pillerimi nereye verebilirim?

    Atık pillerin kaynakta ayrı toplanması konusunda Bakanlığımız tarafından yetkilendirilen ve Türkiye’de atık pil konusunda tek yetkili kuruluş olan Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği (TAP) 2004 yılından beri atık pil toplama çalışmalarını Bakanlığımız koordinasyonunda yürütmektedir. http://www.tap.org.tr/atik_pil_toplama_noktalari_nerede-123.html adresinden size en yakın pil toplama noktasını bulabilirsiniz. PTT Şubeleri, okullar, üniversiteler, organize sanayi bölgeleri, muhtarlıklar, camiler, marketlerde (BİM, TESCO, KİPA, CARREFOUR, MİGROS, METRO GROSMARKET, TEKNOSA, KOÇTAS, PRAKTİKER gibi) atık pil toplama noktaları bulunmaktadır.

  • Bitkisel atık yağları nereye verebilirim?

    Yağı kesinlikle lavaboya dökmüyoruz. Lavabo ve kanalizasyon borularının tıkanmasına neden olur, atık sular eristikleri deniz ve nehirlerde suyun hava almasını engelleyecek yağ filmi ile suyun yüzeyinin kaplanmasına neden olur. Bu balıkların ölmesine neden olur. Ayrıca su ortamındaki balıkların avlandıktan sonra yenirken tadını bozar. Atık su arıtma tesisinde yağın giderilmesi biraz daha güçtür. Dolayısıyla, atık yağlarımızı katiyetle lavabodan dökmüyoruz. Bunu toplayan kuruluşlara veriyoruz. Toplayan firmalar bu yağlardan biyodizel elde ediyorlar. Bu yolla petrol kaynaklarımızın kısmen korunmasını sağlıyoruz ve atmosferik ısınması da engellemiş oluyoruz. Atık yağ toplayan firmalar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yetkilendiriliyor. Lisanslı geri kazanım tesislerin listesini http://www.csb.gov.tr/gm/ced/ bağlantısından indirebilirsiniz. Size en yakın olan kuruluşla temasa geçip, atık yağlarınızı vermek için organizasyona dahil olabilirsiniz.

  • Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyalarımı (AEEE) nereye verebilirim?

    Kullandığınız elektrikli ve elektronik eşyalar atık haline geldiğinde bunları belediyelerin kuracakları atık getirme merkezlerine, üreticiler ve lisanslı isleme tesisleri tarafından kurulacak aktarma  merkezlerine veya yeni bir elektrikli ve elektronik eşya satın aldığınızda talep etmeniz halinde benzer özellikteki eski elektrikli ve elektronik eşya atığınızı elektrik ve elektronik eşya bayilerine veya  dağıtıcılarına hiçbir ücret ödemeden verebilirsiniz.

  • Aracımı hurdaya ayırmak istiyorum ne yapabilirim?

    M1, N1 kategorisindeki hurda araçlar için 81 ilde araç sahiplerinin rahatça ulaşabileceği, araçlarını teslim edebilecekleri ve hurdaya ayırabilecekleri Teslim Yerleri oluşturulmuştur. Bakanlığımız ve Emniyet Genel Müdürlüğü işbirliği ile oluşturulan “ÖTA Veri Sistem” adlı çevrim içi veri paylaşım sistemi ile lisanslı tesislere teslim edilmeyen ömrünü tamamlamış araçların Emniyet Müdürlüğünce hurdaya ayrılması engellenmiştir. ÖTA teslim yerleri listesini http://www.csb.gov.tr/gm/cygm/ bağlantısından indirebilirsiniz.

  • Atıkları yurtdışına göndermek yasal mı?

    Atıkların yurtdışına ihracının kuralları Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nce belirlenmiştir, yani yasaldır.

  • Notifikasyon (Ön Bildirim) nedir?

    Notifikasyon atığın yurtdışına ihracı için gereken izin belgesidir. Bu belge atığın ihraç edilmesi sürecinde gerekli olup atığı üreten firma bilgileri, bertaraf edici firma bilgileri, taşıyıcı firma bilgileri, atığın hangi gümrüklerden giriş çıkış yapacağı, ithalatçı ve ihracatçı ülkelerin ve varsa transit geçilecek olan ülkelerin onayları gibi izinleri kapsar. Ayrıca atığın miktarı ve kaç seferde sevk edileceği bu belgede bildirilir. Notifikasyon onayı tek seferlik çıkartılabileceği gibi yıllık olarak ta çıkartılabilmektedir. Notifikasyon formu Tehlikeli atıkların kontrolü Yönetmeliği Ek 10- da yer almaktadır.

  • Satış noktaları ambalaj atıklarını belediyenin sistemine vermek zorunda mıdır? Getirme merkezlerinin teknik ve idari detayları nelerdir?

    Getirme Merkezi tebliği 31.12.2014 tarihinde yayınlanmıştır. Satış noktaları istemeleri durumunda üçüncü sınıf getirme merkezi kurabilirler. Ayrıca, Danıştay 14. Dairesinin 2011/16069 esasına kayden açılan davada Yönetmeliğin 5’inci maddesinin 1’inci fıkrasının (d) bendi ile 23’üncü maddesinin 3, 4, 5 ve 6’ncı fıkralarında yer alan “bedelsiz şartı aranmaksızın” ibaresinin iptal kararı verilmiş olup, temyiz sonucunda yeni bir karar verilinceye kadar, karar icaplarına uygun olarak ambalaj atık üreticilerinin ambalaj atıklarını belediyenin toplama sistemine veya toplama/ayırma tesisine bedelsiz olarak vermesinin sağlanması gerekmektedir.

  • Belgelendirmeler “atık ambalaj sistemine” nasıl bildirilecektir?

    Belgelendirme faaliyeti elektronik yazılım programı üzerinden gerçekleştirilmektedir.

  • Metal ambalaj atıkları için belgelendirme yükümlülüğünde lisans şartı var mıdır?

    Metal ambalaj olarak çelik/teneke ve alüminyum ambalajlar kullanılmaktadır. Metal ambalaj atıklarının belgelendirilebilmesi için 31.12.2014 tarihine kadar metal ambalaj atıklarında lisans/geçici faaliyet belgeli olma sartı aranmamaktadır. 01.01.2015 tarihinden itibaren metal ambalaj atıklarının belgelendirmesinin yapılabilmesi için lisanslı geri dönüşüm tesisine gitmesi gerekmektedir.

  • Alışveriş poşetleri ambalaj mıdır?

    Yönetmeliğin EK-1 inde ambalaj tanımına ilişkin örnekler verilmiştir. Bu örneklere göre alışveriş poşetleri ambalaj olarak tanımlanmamaktadır. Ancak, Yönetmelikte alışveriş poşetleri ile ilgili düzenlemeler bulunmaktadır. Ambalajlı ürünlerin satısını yapan 200 m2’denbüyük kapalı alana sahip satış noktaları, poşet kullanımını en aza indirecek tedbirleri almak ve yapılan çalışmaları Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine göndermekle yükümlüdürler.

  • Çevre lisansı almak isteyen işletmelerin ambalaj atığı yönetim planına dâhil olmaları bir zorunluluk mudur?

    2011 tarihli Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği ile çevre lisansı almak isteyen işletmelerin “ambalaj atığı yönetim planına uygunluk yazısı” zorunluluğu kaldırılmıştır. Bunun yerine “Ambalaj atığı Veri Giriş Sistemi İl Müdürlüğü Onay Yazısı” istenmektedir. Ambalaj atığı yönetim planı uygunluk yazısının istenmemesi ambalaj atığı toplama ayırma tesislerinin belediyelerde ayrı toplama çalışmalarını yürütmeyeceği anlamını taşımamaktadır. Belediyelerde yürütülen ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplama çalışmaları çevre lisanslı/geçici çalışma ambalaj atığı toplama ayırma tesisleriyle yürütülmesi bir zorunluluk olarak devam etmektedir.

  • Tıbbi atıklarla, tehlikeli atıklarla ve atık yağlarla kontamine olmuş ambalaj atıklarının bildirimi yapılacak mıdır? Hangi tarihte yapılacaktır?

    24.08.2011 tarihli Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği ile Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında bertarafı tanımlanan ambalajlara da bildirim zorunluluğu getirilmiş olup, bu tür ürünleri ambalajlı olarak piyasaya süren işletmeler ürünlerinin ambalajlarına ilişkin bildirimlerini 2013 yılı Şubat ayının sonuna kadar yapılacaklardır. 2013 yılında 2012yılında piyasaya sürdüğü ürünlerin ambalaj miktarları bildirilecektir. Ancak tıbbi atık, tehlikeli atık ve atık yağlarla kontamine olmuş ambalaj atıklarının belgeleme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu ambalajların bertarafı ilgili mevzuatları kapsamında yapılacaktır.

  • Belgeleme muafiyeti her ambalaj türü için ayrı ayrı 3000 kg sınırını sağlamalı mıdır?

    Piyasaya süren işletmeler farklı ambalaj malzemeleri kullanmaktadırlar. Piyasaya sürülen malzeme cinsine bakılmaksızın toplam ambalaj miktarı esas alınmaktadır. Ancak, ihraç edilen, ahşap ve tekstil ambalaj atıklarının toplama hedefi bulunmadığından, bu ambalajlar toplam miktara dâhil edilmemektedir. Elektronik yazılım programı da bu kapsamda hesaplama yapmakta ve muaf olarak göstermektedir.

  • Yönetmelikte yeni bir kavram olarak sanayi işletmesi tanımı getirilmiştir. Bu kapsamda sanayici nasıl belirlenecektir?

    Sanayi Sicil Kanununda tanımlanan ve sanayi sicil belgesi bulunan işletmeler sanayi işletmesi olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca çevre lisanslı ambalaj atığı toplama ayırma ve geri dönüşüm tesisleri ambalaj atıklarını aldıkları sanayi işletmelerinin sanayi sicil numaralarını “atık ambalaj elektronik yazılım programına” http://atikambalaj.cevre.gov.tr adresini kullanarak girmeleri gerekmektedir. Sanayi sicil belgesi bulunan sanayi işletmeleri oluşan ambalaj atıklarını çevre lisanslı/geçici faaliyet belgeli toplama ayırma tesisine veya belediyenin toplama sistemine verilmesi gerekmektedir.

  • Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği kapsamında kod ve şifre alacak mıyım?

    Herhangi bir ambalaj üretimi yapılması, ambalajın ithal veya ihraç edilmesi, ürünlerin ambalajlı olarak satışa sunulması, fason üretim yapılması durumunda bulundukları ilin Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünden bildirim yapmak için kod numarası ve şifre alınması bir zorunluluktur.

  • Belgeleme sorumluluğumu yerine getirmek için lisanslı veya geçici çalışma izni olan toplama ayırma tesisleri ile anlaşabilir miyim?

    2012 yılı itibarıyla ürününü ambalajlı olarak piyasa sürenler belgeleme sorumluluğunu yerine getirmek için depozito uygulaması, belediyeler ile sözleşme yapmak ve/veya yetkilendirilmiş kuruluşa üye olma yöntemlerinde birini tercih etmelidirler. Piyasaya süren işletmeler tarafından doğrudan toplama ayırma tesisleri ile belgeleme sözleşmesi yapılamazlar.

  • Ahşap ambalaj malzemesinde belgeleme sorumluluğu var mıdır?

    24.08.2011 tarih ve 28035 sayılı Resmi Gazete ile yürürlüğe giren Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinde 2013 yılı itibarı ile ahşap ambalaj malzemesi için geri kazanım Hedefi getirilmiştir. Dolayısıyla 2013 yılından itibaren belgeleme sorumluluğu bulunmaktadır.

  • Müracaat formlarını nasıl göndermeliyim?

    Ambalaj bildirimlerini içeren müracaat formları il müdürlüklerimizden alınan kod ve şifreler ile elektronik yazılım programı üzerinden her yıl şubat ayı sonuna kadar, bir önceki yılın satış rakamlarını içerecek şekilde gönderilmesi gerekmektedir. Bildirimleri posta ile gönderilmesine gerek yoktur.

  • Yönetmelikte tanımlanan usul ve esaslar ne zaman yayımlanacaktır?

    Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinde yer alan yetkilendirilecek kuruluşlarda aranacak kurumsal, teknik ve mali özellikler ile buna ilişkin usul ve esasları, belgelendirme dosyalarında bulunması gereken bilgi ve belgeler ile belgelendirme dosyalarının hazırlanmasında dikkat edilecek hususlara ait usul ve esasları, ambalaj atıkları yönetim planının hazırlanmasına, uygulanmasına ve izlenmesine ilişkin usul ve esaslar 22 Ekim 2012 tarihi itibarı ile Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü internet sayfasında yayınlanmaktadır.

  • Tıbbi atıklarla, tehlikeli atıklarla ve atık yağlarla kontamine olmuş ambalaj atıklarının bildirimi yapılacak mıdır? Hangi tarihte yapılacaktır?

    24.08.2011 tarihli Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği ile Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında bertarafı tanımlanan ambalajlara da bildirim zorunluluğu getirilmiş olup, bu tür ürünleri ambalajlı olarak piyasaya süren işletmeler ürünlerinin ambalajlarına ilişkin bildirimlerini 2013 yılı Şubat ayının sonuna kadar yapılacaklardır. 2013 yılında 2012 yılında piyasaya sürdüğü ürünlerin ambalaj miktarları bildirilecektir. Ancak tıbbi atık, tehlikeli atık ve atık yağlarla kontamine olmuş ambalaj atıklarının belgeleme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu ambalajların bertarafı ilgili mevzuatları kapsamında yapılacaktır.

  • Belediyeler ambalaj atıkları elektronik yazılım programı için kod numarası ve şifrelerini nasıl alacaklar?

    Belediye tarafından http://online.cevre.gov.tr adresinden kullanıcı kodu ve şifre için bilgi girişinde bulunulması, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünden yazılı olarak kullanıcı kodu ve şifre talep etmesi gerekmektedir.

  • Serbest bölgelerde oluşan ambalaj atıkları yönetimi nasıl olmalıdır?

    Yönetmelikte serbest bölgelerde oluşan ambalaj atıklarının yönetimi hususunda hükümler yer almadığından ambalaj atığı toplama ayırma tesislerinin serbest bölgelerde bulunan şubeleri aktarma merkezi olarak adlandırılmamaktadır. Ayrıca belediyelerin ambalaj atığı yönetim sistemi dışında değerlendirilmektedir. Bu kapsamda serbest bölgelerde oluşan ambalaj atıklarının bölge dışına çıkarılmasına Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği kapsamında oluşturulacak komisyon tarafından karar verilmesi ve (2012/3) sayılı Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalatına Dair Dış Ticarette Standardizasyon Tebliğinin 10 uncu maddesi kapsamında atığın özelliğine göre Bakanlığımızca ilgili yönetmelikler gereğince verilmiş olan toplama, ayırma, geri dönüşüm, geri kazanım, ara depolama, bertaraf tesisi lisansı, geçici faaliyet belgesi, çevre izin ve lisans belgesi veya çevre lisansına sahip işletmelere verilmesi gerekmektedir.

  • Kod numarası ve şifremi yeni aldım hangi yıllara ait olan bildirimleri doldurmam gerek?

    Ambalaj Elektronik Yazılım Programına kaybolunan yıl dahil olmak üzere bildirimde bulunmadığı yıllarımda kapsayacak şekilde doldurmak ve o yıllara ait belgeleme sorumluluğunu yerine getirmek yükümlülüğü yer almaktadır.

  • Tehlikeli Atık Beyan Formu doldurulması zorunlu mudur?

    Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği gereğince, Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin Yönetmelik EK-4’te yer alan tehlikeli atıklar için zorunludur.

  • 2014 yılı beyanları için TABS ne zaman kullanıma açılacak?

    2014 yılına ait tehlikeli atık bildirimleri için sistem 01.01.2015 günü kullanıma açılacak olup, 3 ay süre ile açık tutulacaktır.

  • Doldurulan formlar İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüklerine posta ile gönderilecek mi?

    Sistem girişleri Bakanlığımız ve İl Müdürlüklerince anında görüntülenebildiği için posta yolu ile herhangi bir belge gönderilmesi gerekmemektedir. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri sisteme giriş yapan veya 3 aylık süre sonunda hala giriş yapmayan firmaları sistem üzerinden takip edebilmektedirler. Ancak, atık üreticisi beyan işlemini bitirdikten sonra “beyan bilgilerini” yazdırmak ve bu belgeyi beş yıl süre ile saklamak zorundadır. Bakanlığımızca yapılacak denetimlerde bu nüsha ibraz edilmek zorundadır.

  • Atık Üreticisi Tehlikeli Atık Beyan Sistemi (TABS)’ne nasıl giriş yapacak?

    Tehlikeli Atık Üreticilerinin http://online.cevre.gov.tr adresini kullanarak aldığı Kullanıcı Adı ve Parola kullanılarak aynı adresten TABS uygulaması seçilerek giriş yapılabilecektir.

  • Kullanıcı adı ve parolası bulunmayan firmalar ne yapacak?

    Kullanıcı adı ve Parolası bulunmayan firmalar http://online.cevre.gov.tr adresinden çevrimiçi başvuru yaparak kullanıcı adı ve şifresi temin edecektir. Firmaya bağlı tesislerin tanımlanması kullanıcı adı ve parolaların belirlenmesi çevrimiçi sistemde yapılacaktır. Buna ilişkin kullanım kılavuzları aynı web adresinde yayınlanmaktadır.

  • TABS a ilişkin Kullanım Kılavuzu var mı?

    Sistemin kullanımının nasıl olacağına ilişkin olarak hazırlanmış detaylı “Kullanım Kılavuzu” Bakanlığımız http://www.cygm.gov.tr adresinde yayınlanmaktadır.

  • Tıbbi atıklar için bu sistem kullanılacak mı?

    2013 yılı Ocak ayı itibariyle tıbbi atıklarda TABS ile bildirilmeye başlanmıştır. Bu doğrultuda tıbbi atık üreticileri de sistemi kullanacaklardır. Ayrıca tıbbi atık üreticileri 2014 yılında oluşan tıbbi atıkları ile birlikte varsa diğer tehlikeli atıklarını da bildirmekle yükümlüdürler.

  • Atık yağlar, Atık Pil ve Akümülatör ve Bitkisel Atık Yağlar için bu sistem kullanılacak mı?

    Akü satış noktaları ve akü geçici depolama alanları hariç olmak üzere, atık pil ve aküler, atık yağlar ve kullanılmış kızartmalık yağlar beyan edilecektir.

  • Tehlikeli atığım yok diyenler firmalar da sisteme giriş yapacaklar mı?

    Tehlikeli atığım yok diyen firmalar giriş yapacak, sadece firma bilgileri kısmı doldurulacaktır.

  • İşyeri kapatılmış veya geçici süre ile faaliyeti durdurulmuş olan firmaların da sisteme giriş yapılması gerekiyor mu?

    2014 yılı içerisinde bir süre çalışmış, kapatılmış veya faaliyeti bir süreliğine durdurulmuş olan firmalar, 2014 yılına ait tehlikeli atıkları var ise beyan etmek zorundadır.

  • Flakonlar tıbbi atık mıdır?

    Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nde kullanma süresi dolmuş veya artık kullanılmayan, ambalajı bozulmuş, dökülmüş ve kontamine olmuş ilaçlar, asılar, serumlar ve diğer farmasötik ürünler ve bunların artıklarını ihtiva eden kullanılmış eldivenler, hortumlar, siseler ve kutuları farmasötik atık olarak tanımlanmaktadır. Farmasotik atık ise Yönetmeliğin Ek 2 Sağlık Kuruluşlarından kaynaklanan atıkların sınıflandırılması tablosuna göre tehlikeli atıklar sınıfına girmektedir. Bununla birlikte, Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin Ek-IV atık listesinde 150110* atık kodu, Tehlikeli maddelerin kalıntılarını içeren ya da tehlikeli maddelerle kontamine olmuş ambalajlar olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda kontamine olmuş flakon cam ambalajlar, muhtemel tehlikeli atık olarak kabul edildiğinden Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği hükümlerince toplanıp bertarafının sağlanması uygun görülmektedir.

  • Serum şişeleri tıbbi atık mıdır?

    Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin 12’nci maddesine göre kâğıt, karton, plastik ve metal ambalaj atıkları, kontamine olmamaları şartıyla diğer atıklardan ayrı olarak mavi renkli plastik torbalarda toplanırlar. Serum ve ilaç şişeleri gibi cam ambalaj atıkları ise yine kontamine olmamaları şartıyla cam ambalaj kumbaralarında, kumbara olmaması halinde ise diğer ambalaj atıkları ile birlikte mavi renkli plastik torbalarda toplanırlar. Kullanılmış serum siseleri ayrı toplanmadan önce, uçlarındaki lastik, hortum, iğne gibi hasta ile temas eden kontamine olmuş materyallerden ayrılır. Kontamine materyaller diğer tıbbi atıklar ile birlikte toplanır. Toplanan ambalaj atıklarının, Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda geri kazanılmaları sağlanır.

  • Hastaneler tıbbi atık sterilizasyon veya yakma tesisi kurabilirler mi?

    Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin 33’üncü maddesine göre Üniteler tarafından münferit yakma tesisleri kurulamaz ve işletilemez. 46’ncı maddesine göre ise Üniteler tarafından münferit sterilizasyon tesisleri kurulamaz ve işletilemez.

  • Tıbbi atıkları bertaraf etme yükümlülüğü kimindir?

    Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin 9 uncu maddesine göre Belediyeler Tıbbi atıkları geçici atık depolarından alarak bertaraf sahasına taşımak/taşıttırmakla, tıbbi atık bertaraf/sterilizasyon tesislerini kurmak/kurdurmak, işletmek/işlettirmekle, yükümlüdürler.

  • Hastaneler tıbbi atıklar için atık yönetim planı hazırlayacak mı?

    Evet. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin 8 inci maddesinin (b) bendine göre, Tıbbi atık üreticileri, atıkların ayrı toplanması, taşınması ve geçici depolanması ile bir kaza anında alınacak tedbirleri içeren ünite içi atık yönetim planını hazırlamak ve uygulamakla yükümlüdürler. Ünite İçi Atık Yönetim Planı Formatı bakanlığımız tarafından hazırlanmıştır.

    Bununla birlikte sağlık kuruluşlarından kaynaklanan tehlikeli ve tehlikesiz atıklara ilişkin Endüstriyel Atık Yönetim Planının hazırlanarak onaylanmak üzere ilgili valiliğe (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) gönderilmesi gerekmektedir. Ünite İçi Atık Yönetim Planı Formatı ile Endüstriyel Atık Yönetim Planı formatına Genel Müdürlüğümüz www.csb.gov.tr adresinde “Güncel Belgeler” sekmesi altında yer alan “Atık Yönetimi” başlığı altından ulaşılabilmektedir.

  • Tüm tıbbi atıklar üreticileri UATF kullanmak zorunda mı?

    Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinin Ek-1'inde yer alan (a) ve (b) bölümündeki ünitelerin (tıbbi atık üreticileri) ürettiği tıbbi atık miktarına bakılmaksızın, tıbbi atıkların geçici atık depolarından bertaraf tesislerine taşınması sırasında ulusal atık tasıma formu kullanılması zorunludur. (c) bölümünde belirtilen ünitelerden (tıbbi atık üreticileri) kaynaklanan tıbbi atıkların taşınması sırasında ulusal atık tasıma formu kullanılması şartı aranamaz; ancak tıbbi atıkların ünitelerden alınması esnasında tıbbi atık alındı belgesi/makbuzu kullanılması zorunludur.

  • Aile Sağlığı Merkezleri tıbbi atıklarının taşınması sırasında UATF kullanmak zorundalar mı?

    Sağlık merkezleri Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin Ek-1’inde “Orta Miktarda Atık Üreten Sağlık Kuruluşları” olarak belirtilen (b) bölümü altında yer aldığından, söz konusu aile sağlığı merkezlerinde oluşan tıbbi atıkların taşınması esnasında ulusal atık tasıma formu kullanılması gerekmektedir.

  • UATF’yi nasıl temin edebilirim?

    Ulusal Atık Tasıma Formları atık üreticileri veya yetkilendirilmiş kuruluşlarca Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden ücreti mukabili temin edilir.

  • Tıbbi Atık Eğitimini nereden alabilirim?

    Sağlık kuruluşlarından kaynaklanan tıbbi atıkların yönetimi ile ilgili esasları düzenleyen Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin 52’nci maddesi gereğince Bakanlığımızca “Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği Eğitim Programları Usul ve Esasları” belirlenmiştir. Söz konusu eğitimler, İl Müdürlüklerimizin ilgili personelleri için “Eğiticilerin Eğitimi Programı”, sağlık kuruluşlarının ve belediyelerin ilgili personelleri için de “Yerel Eğitim Programı” seklinde iki aşamalı olarak uygulanmaktadır. Yönetmeliğin uygulanmasından sorumlu sağlık kuruluşlarının, belediyelerin ve özel temizlik, tasıma ve bertaraf firmalarının personeli, Yönetmelik kapsamındaki yükümlülükleri hakkında yerel eğitim programına tabi tutulurlar. Yerel Eğitim Programları Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri tarafından düzenlenmektedir. Yerel eğitim programlarında yer alan konularla ilgili eğitimler, eğiticilerin eğitimi programını başarıyla tamamlayan İl Müdürlüğü personeli tarafından verilir.

  • Atığım var, tehlikeli mi değil mi bilmiyorum, ne yapmalıyım?

    a) Atık listesindeki kodlar ve (A) ve (M) işaretleri ne anlama gelir?
    Atık yönetimi genel esaslarına ilişkin yönetmeliğinin Ek-IV de (A) işareti ile gösterilen atıklar konsantrasyonuna bakılmaksızın tehlikeli atık sınıfına girerken aynı listede (M) işareti ile gösterilmiş atıklar EK-III B deki esik konsantrasyonları üzerinde bir değere sahipse muhtemel tehlikeli atıktır. Bu ayırımın yapılabilmesi için atığı temsil eden numuneleri EK-III B analizi konusunda Bakanlığımızca yetkilendirilmiş lisanslı bir akredite çevre laboratuvarında atık üreticisi tarafından analizinin yaptırılması gerekmektedir.

    Ayrıca doğal karakterleri ya da oluşmalarına neden olan aktiviteye bağlı olarak “Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin Yönetmeliği’nin ekinde yer alan Ek-III A’daki özelliklerden bir veya bir kaçına sahip olmaları ve Ek-III B de verilen tehlikeli özellikleri göstermeleri durumunda tehlikeli atık olarak sınıflandırılır.

    b) Hangi atıklar tehlikelidir?
    MSDS (Malzeme güvenlik Bilgi Formu) raporuna göre H1 den H14 özellikleri gösteren atıklar tehlikeli olarak sınıflandırılır. Tehlikeli olduğu bilinen bazı atıklar: boya, vernik, yapıştırıcı, kozmetik atıkları, laboratuvar kimyasalları, kullanım süresi geçmiş ilaçlar, boya fosfat çamurları, bazı arıtma çamurları, flüoresan, kondansatör, x-ısını tüpleri, basınçlı kaplar, kartuş toner atıkları sayılabilir. Bununla birlikte, tehlikeli atıklar atık listesinde yıldız (*) ile işaretli atıklardır.

    c) Atığımı sınıflandırmayı bilmiyorum, atığıma nasıl kod vereceğim?
    Atıkları sınıflandırmada kullanılmak üzere Bakanlık web sitesinde Kılavuzlar bölümü altında “Atıkların Sınıflandırılması Kılavuzu” bulunmaktadır. Bu kılavuz kullanılarak atığınızı ne şekilde sınıflandıracağınıza ilişkin detaylı bilgi alabilirsiniz. İlave sorularınız için Bakanlığımıza resmi başvuruda bulunabilirsiniz.

    d) Çalıştığım alanda/sektörde hangi atıklar çıkıyor?
    Bakanlıkça yapılan sektörel çalışmalar neticesinde sektörel kılavuzlar hazırlanmıştır. Bu kılavuzlara Bakanlık web sitesinde yer alan Kılavuzlar bölümü altından erişebilirsiniz. Çalıştığınız alan/sektöre ilişkin kılavuz yer almıyor ise Bakanlıkla iletişime geçilebilir.
     

  • Atık yağım var ne yapmalıyım?

    3 tane yöntem vardır.

    Bertaraf: Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin Ek–2 sinde yer alan işlemlerden herhangi birisi yapabilir.(D1-D15 arası işlemler: derine enjeksiyon, yüzey doldurma, düzenli depolama, yakma) Enerji Geri Kazanımı: Atık yağların mevcut yakıta ilave edilerek lisanslı tesislerde enerji amaçlı kullanımını yapılabilir.


    Geçici depolama: Atık yağların üreticileri tarafından faaliyet sahası içinde geçici olarak muhafaza edilme işlemini veya yağ üreticisi tarafından atık yağ üreticisi ile birlikte atık yağların toplanması amacıyla perakende satış ve/veya yağ değiştirme yerlerinde geçici muhafaza etme işlemini yapabilir.


    a) Atık yağ üreticisinin yapması gerekenler nelerdir?


    Atık yağ üretimini en az düzeye indirecek şekilde gerekli tedbirleri almakla, Atık yağ analizlerini 15inci maddeye uygun olarak yapmak veya yaptırmakla, atık yağları kategorilerine göre ayrı ayrı 18nci maddede belirtilen şekilde geçici depolamakla,
    Tesisten kaynaklanan farklı kategorideki atık yağları birbirleriyle, PCB ve diğer tehlikeli atıklarla karıştırmamakla, tehlikeli atıkla kirlenmiş yağların bertaraf için Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği hükümlerine uymakla,
     Atık yağların lisans almış taşıyıcılar vasıtasıyla lisanslı isleme ve bertaraf tesislerine gönderilmesini sağlamakla,
    Atık yağların tesis dışına taşınması durumunda Ulusal Atık Tasıma Formunu doldurmakla, Yönetmeliğin 26’ncı maddesine göre kayıt tutmakla ve EK-2’de yer alan Atık yağ Beyan Formunu doldurarak takip eden bir sonraki yılın Şubat ayı sonuna kadar il çevre ve orman müdürlüğüne göndermekle,
    Atık yağların taşınmasında üretici ile isleme veya bertaraf tesisi işletmecisi arasında “uyuşmazlık çıkması halinde”, bu uyuşmazlık giderilemezse on beş gün içinde uyuşmazlığı il çevre ve orman müdürlüğüne ve Bakanlığa bildirmekle, bu süre içinde uyuşmazlığa konu olan atık yağları kendi depolarında muhafaza altına almakla


    b) Atık yağ kategorileri nelerdir?


    Atık yağların kontrolü Yönetmeliği Ek–1 e göre atık yağ kategorileri ve müsaade edilen kirletici parametre sınır değerleri I. Kategori Atık Yağ: Bu kategoride yer alan atık yağlardaki PCB, toplam halojen ve ağır metal gibi kirleticiler sınır değerlerin altındadır. Bu kategorideki atık yağların öncelikle “rejenerasyon ve rafinasyon yolu” ile geri kazanımlarının sağlanması gerekmektedir. Bu kategorideki yağlar 21’nci maddede belirtilen koşullar nedeniyle “enerji geri kazanımı” amacıyla kullanılabilir.

    II. Kategori Atık Yağ: Bu kategorideki atık yağlar Bakanlıktan lisans almış tesislerde enerji geri kazanımı amacıyla kullanıma uygun atık yaglardır. Ancak klorür, toplam halojen ve PCB parametreleri asılmayan endüstriyel atık yağların rejenerasyon ve rafinasyon yoluyla geri kazanımı mümkündür.

    III. Kategori Atık Yağ: Bu kategoride yer alan atık yağlardaki ağır metaller aşağıdaki tabloda verilen sınır değerlerin üzerindedir. Klorür ile toplam halojenler 2000 ppm’in, PCB ise 50 ppm’in üzerindedir. Rejenerasyon ve rafinasyona uygun olmayan, yakıt olarak kullanılması insan ve çevre sağlığı açısından risk yaratan ve lisanslı tehlikeli atık yakma tesislerinde yakılarak zararsız hale getirilmesi gereken atık yağlardır.
     

  • Atık lastiğim var ne yapmalıyım?

    ÖTL (ömrünü tamamlamış lastik)’lerin geri kazanımı esastır. Lastik üreticileri lastik ömrünü uzatacak tedbirleri tasarım aşamasında alırlar. ÖTL’lerin ithalatı yasaktır. ÖTL’lerin hangi sebeple olursa olsun vadi veya çukurlarda dolgu malzemesi olarak kullanılması, katı atık depolama tesislerine kabulü ve depolanması, ısınmada kullanılması, gösteri ve benzeri fiilleri kapsayacak şekilde her ne amaçla olursa olsun yakılması yasaktır. Aksine hallerde bu Yönetmeliğin 25 inci maddesi hükümleri uygulanır. (Bu Yönetmeliğe aykırılık halinde 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 15 inci maddesi ile 20nci maddesinin birinci fıkrasının (g), (r) ve (s) bentleri ve aynı Kanunun 23 üncü maddesi doğrultusunda idari ve cezai yaptırımlar uygulanır.)

    a) Atık lastikler geçici depolanabilir mi, belli bir süresi var mıdır?
    - Lastik tamirhaneleri, kapamacılar, perakende satış noktaları, oto sanayi ve benzeri yerlerde ömrünü tamamlamış lastikler açık alanda biriktirilemez. Biriktirme yerlerinde yangına ve sivrisinek, fare gibi zararlıların üremesine karsı önlem alınır. ÖTL’ler yetkili taşıyıcılara teslim edilinceye kadar en fazla altmış (60) gün bu yerlerde muhafaza edilebilir.
    - ÖTL üreticisi, aracının lastiklerini değiştirdiğinde eski lastiklerini, lastik dağıtımını ve satısını yapan işletmelere veya yetkili taşıyıcılara teslim eder.
    - ÖTL’ler yetkili taşıyıcılara bedelsiz olarak teslim edilir. Yetkisiz kuruluş ve kişilerin taşıma yapması yasaktır.
    - Yarış pistleri, çocuk oyun alanları, karting pistleri ve benzeri alanlarda çarpma bariyeri olarak kullanılan ÖTL’lerin bertarafı, bu yerleri işletenler tarafından sağlanır.
    - ÖTL’lerin yarattığı çevresel kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı, lastik üreticileri, ÖTL üreticileri, taşıyıcılar, geçici depolama alanı işletmecileri, geri kazanım ve bitarafılar kusur şartı aranmaksızın müteselsilden sorumludurlar.
    - Ömrünü tamamlamış taşıt söküm tesislerini işletenler, ortaya çıkan ÖTL’lerin bu Yönetmelik kapsamında geri kazanımını veya bertarafını sağlarlar veya sağlatırlar.
    - ÖTL’lerden kaynaklanan her türlü çevresel zararın giderilmesi için yapılan harcamalar, kirleten öder prensibine göre karşılanır. Ortaya çıkan ÖTL’lerin bertarafından sorumlu gerçek ve tüzel kişilerin çevresel zararı durdurmak, gidermek ve azaltmak için gerekli önlemleri almaması veya bu önlemlerin yetkili makamlarca doğrudan alınması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan gerekli harcamalar 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ÖTL’lerin yönetiminden sorumlu olanlardan tahsil edilir. Ancak, kirletenlerin ödeme yükümlülüğünden kurtulabilmesi için, kirlenmenin önlenmesi ve sınırlanması konusunda her türlü tedbiri aldıklarını ispat etmeleri gerekir.

    b) Lastik üreticisinin yükümlülükleri nelerdir?
    - Ömrü tamamlanmış lastiklerin kontrolü Yönetmeliği MADDE 9 a göre Lastik üreticileri;
    - Üretimde çevre kirlenmesini ve enerji tüketimini azaltıcı önlemler almakla,
    - Bu Yönetmeliğin 18 inci maddesine göre EK-2’de yer alan kota müracaat formunu doldurarak, her yıl mart ayı sonuna kadar Bakanlığa kota müracaatında bulunmakla,
    - Lastik kullanımı ve ÖTL’lerin düzenli toplanması konusunda tüketicinin bilgilendirilmesi için gerekli çalışmaları yapmakla, toplama faaliyetlerine kamuoyunun katılımının arttırılması için lastik tüketicilerinin yükümlülüklerini de içeren dokümanları ve uyarı işaretlerini lastik satış ve değiştirme noktalarında bulundurmakla,
    - Geri kazanılması mümkün olmayan ÖTL’leri bu Yönetmeliğin 24 üncü maddesi doğrultusunda bertaraf ettirmekle, yükümlüdür.

  • Pil ve Akümülatör atığım var ne yapmalıyım?

    a) Atık pillerin geçici depolanması ve taşınması nasıl gerçekleşir?

    Atık pil ve akümülatörün kontrolü yönetmeliği Madde 15te belirtildiği gibi Atık akümülatörlerin toplandıkları yerden geçici depolama veya bertaraf tesislerine karayolu ile taşınması, Valilikten tasıma lisansı almış gerçek ve tüzel kişilerce, atık türüne göre uygun araçla yapılır.

    Atık pil taşıyacak araç ve firmalar için lisans alma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, atık pillerin kapalı kasalı kamyonetlere yerleştirilmiş asgari 210 litrelik HDPE fıçılarda taşınması zorunludur. Atık pil ve atık akümülatör taşıyacak araçların renginin kırmızı olması, araçların üzerinde atık pil ve akümülatörlerin toplandığına dair 20 metre uzaktan görülebilecek şekilde bu Yönetmeliğin 1 no’lu ekinde yer alan amblem bulunması, ayrıca araç kasalarının her iki yüzüne de atık piller için “Atık Pil Tasıma Aracı”, atık akümülatörler için ise “Atık Akümülatör Tasıma Aracı” yazılması zorunludur.

    b) Atık Pil Tasıma Araçlarında tasıma formu bulundurmak gerekir mi?

    Atık pil ve akümülatörün kontrolü yönetmeliği Madde 16ya göre Atık pil ve akümülatörlerin taşınması sırasında araçlarda atık tasıma formu bulundurulması zorunludur. Araçlarda bulundurulacak atık tasıma formlarıyla ilgili olarak Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinin ilgili hükümleri uygulanır.

    c) Atık Akümülatör Taşıyıcılarının Lisans Alma Zorunluluğu var mıdır?

    Atık Akümülatörlerin taşınması işlemi Tasıma Lisansı almış araçlar vasıtasıyla yapılmalıdır. Atık akümülatör taşımak isteyen gerçek ve tüzel kişiler, Atıkların Karayolunda Taşınmasına İlişkin Tebliğ Kapsamında ilgili Valiliğe başvuruda bulunurlar. Lisans, başvuruda bulunan aracın veya araçların ait olduğu firmaya ve gerekli teknik donanıma haiz araca veya araçlara verilir. Bu hükümler kara taşımacılığı için uygulanır. Bu lisans devredilemez, üç yıl için geçerlidir. Bu süre sonunda yenilenmesi gerekir. Lisans alan, ancak taşımacılıkta öngörülen standartlara uymayan firmaların lisansları Valilikçe iptal edilir.

    d) Pil ve Akümülatörlerin Etiketlenmesi ve işaretlenmesi nasıl olur?

    Pil ve akümülatör ürünlerinin etiketlenmesi Atık pil ve akümülatörün kontrolü yönetmeliği Madde 33te belirtildiği gibi:
    — Atık akümülatörlerin ayrı toplanmasını sağlayacak sembol olarak, bu Yönetmeliğin 1 no’lu ekinde yer alan sembolün üretici tarafından kullanılmalı
    — Atık akümülatörlerin geri kazanımlarının sağlanmasından yükümlü olan üreticilere geri dönmesini sağlamak amacıyla, bu ürünlerin etiketlenmesinde “depozitoludur” ibaresi ile Bakanlık tarafından firmaya verilen kod numarasının yer almalı
    — Kursun asit akümülatörlerin üzerinde “Pb” ya da “kursun” ve “GERİ KAZANILIR” ifadesi ya da “GERİ KAZANILACAK AKÜ” ibaresinin bulunması, ayrıca bu ürünlerin dış ambalajlarında da aynı ibarelerin bulundurulmalı
    — Sekonder hücreler ve sekonder pil ürünlerinin Türk Standartlarında (TS EN 61429) belirtilen şekilde etiketlenmesi ve işaretlenmesi zorunludur. Ağırlıkça % 0,0005’den fazla cıva (Hg) içeren düğme tipi piller ile bu tür düğme pillerden oluşturulan pillerin ambalajlarının Ek-1’de gösterilen sembol ile işaretlenmeli

  • Elektronik atığım var, ne yapmalıyım?

    a.) Elektronik kaynaklı atıklarda genel ilkeler nelerdir?

    Elektrikli ve elektronik eşyaların üretiminden nihai bertarafına kadar çevre ve insan sağlığının korunması amacıyla elektrikli ve elektronik eşyalarda bazı zararlı maddelerin kullanımının sınırlandırılması, bu sınırlandırmalardan muaf tutulacak uygulamaların belirlenmesiyle beraber elektrikli ve elektronik eşya atıklarının toplanması, islenmesi, geri kazanımı ve bertarafı üretici sorumluluğu altında gerçekleştirilecektir. Elektrikli ve elektronik eşyalarda bazı zararlı maddelerin kullanımının sınırlandırılmasına dair yönetmeliğindeki MADDE 5e göre Elektrikli ve elektronik eşyalarda bazı zararlı maddelerin kullanımının sınırlandırılmasına ilişkin ilkeler şunlardır:
    İthal veya imal yoluyla piyasaya sürülen elektrikli ve elektronik esyalarda kursun (Pb), cıva (Hg), artı altı değerlikli krom (Cr6+), polibromürlü bifeniller (PBB) ve polibromürlü difenil eterler (PBDE) ile kadmiyumun (Cd) bulunması yasaktır.

    b. ) Atık Elektrikli ve elektronik eşyalarda Üreticilerin yükümlülükleri neleridir?

    Elektrikli ve elektronik eşyalarda bazı zararlı maddelerin kullanımının sınırlandırılmasına dair Yönetmeliğindeki  MADDE 7'e göre Üreticiler;

    Piyasaya sürdükleri elektrikli ve elektronik eşyalarda 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine uymakla, Piyasaya sürdükleri ürünlerin bu Yönetmelikte belirtilen teknik kriterleri sağladığını gösteren bilgi ve belgeleri ürünün piyasaya sunulusundan itibaren beş yıl süreyle muhafaza etmekle,
    Her yıl Şubat ayı sonuna kadar EK-3’te yer alan uygunluk beyan formunu doldurarak Bakanlığa vermekle,
    İthal edilecek elektrikli ve elektronik esyalar için 8 inci maddeye uymakla,
    Ürün bilgisi açıklamalarında "EEE Yönetmeliğine Uygundur." ibaresine yer vermekle
    Yükümlüdür.

    c.) Elektrikli ve elektronik eşya kategorileri nelerdir?

    1. Büyük ev eşyaları
    2. Küçük ev aletleri
    3. Bilişim ve telekomünikasyon ekipmanları
    4. Tüketici ekipmanları
    5. Aydınlatma ekipmanları
    6. Elektrikli ve elektronik aletler (büyük ve sabit sanayi aletleri hariç olmak üzere)
    7. Oyuncaklar, eğlence ve spor aletleri
    8. Tıbbî cihazlar (*)
    9. İzleme ve kontrol aletleri(*)
    10. Otomatlar

    Kullandığınız bu ürünler atık haline geldiğinde bunları belediyelerin kuracakları atık getirme merkezlerine, üreticiler ve lisanslı isleme tesisleri tarafından kurulacak aktarma merkezlerine veya yeni bir elektrikli ve elektronik eşya satın aldığınızda talep etmeniz halinde elektrik ve elektronik eşya dağıtıcılarına hiçbir ücret ödemeden verebilirsiniz.

  • Üretici olarak tehlikeli atık yönetimi için üzerime düşen yükümlülükler nelerdir?

    Atıkların üretilmesinden biriktirilmesine, geçici olarak depolanmasından nakliyesine, nakliyesinden bertaraf tesisine ulaşmasına kadar bütün süreçlerden müteselsilen sorumludur. Tehlikeli atıkların kontrolü Yönetmeliği Madde 9 ‘da belirtildiği üzere Atık üreticisi;

    - Atık üretimini en az düzeye indirecek şekilde gerekli tedbirleri almakla,
    - Atıkların insan sağlığı ve çevreye yönelik zararlı etkisini, bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak en aza düşürecek şekilde atık yönetimini sağlamakla, üç yıllık atık yönetim planını bu Yönetmeliğin yürürlüğe giriş tarihinden itibaren altı ay içinde hazırlayarak valilikten onay almakla,
    - Bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak, atıklarını tesislerinde geçici olarak depolaması
    durumunda valilikten izin almakla,
    - Ürettiği atıklarla ilgili kayıt tutmakla, atığını göndereceği çevre lisansı almış olan geri kazanım ya da bertaraf tesisinin istemiş olduğu uluslararası kabul görmüş standartlara uygun ambalajlama ve etiketleme yapmakla,
    - Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-IV’te (M) işareti ile bulunup EK-III B’de belirtilen özellikleri içermediği öne sürülen atıklar için bu atıkların tehlikeli olmadığını Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum/kuruluşlara ait laboratuvarlar ve/veya uluslararası kabul görmüş kuruluşlarca yapılan analizlerle Bakanlığa belgelemekle,
    - Atığın niteliğinin belirlenmesi için yapılan harcamaları karşılamakla,
    - Atık beyan formunu her yıl takip eden yılın en geç Mart ayı sonuna kadar bir önceki yıla ait bilgileri içerecek şekilde Bakanlıkça hazırlanan web tabanlı programı kullanarak doldurmak, onaylamak ve çıktısını almak ve beş yıl boyunca bir nüshasını saklamakla,
    - Atık depolanması veya bertarafının tesis dışında yapılması durumunda tasıma formunu doldurmak ve öngörülen prosedüre uymakla,
    - Atık taşımacılığında mevcut uluslararası standartlara uymakla,
    - Atığı bertaraf tesisinin kabul etmemesi durumunda taşıyıcıyı başka bir tesise göndermekle veya taşıyıcının atığı geri getirmesini ve bertarafını sağlamakla,
    - Atıklarını bu Yönetmelikteki esaslara uygun olarak kendi imkânları ile veya çevre lisansı almış atık bertaraf tesisinde gerekli harcamaları karşılayarak veya belediyelerle ya da gerçek ve tüzel kişilerle kurulacak ortak atık bertaraf tesislerinde bertaraf etmek veya ettirmekle,
    - Atıkların fabrika sınırları içinde tesis ve binalardan uzakta beton saha üzerine yerleştirilmiş sağlam, sızdırmaz, emniyetli ve uluslararası kabul görmüş standartlara uygun konteynırlar içerisinde geçici olarak muhafaza etmekle, konteynırların üzerinde tehlikeli atık ibaresine yer vermekle, depolanan maddenin miktarını ve depolama tarihini konteynırlar üzerinde belirtmekle, konteynırların hasar görmesi durumunda atıkları, aynı özellikleri taşıyan başka bir konteynıra aktarmakla, konteynırların devamlı kapalı kalmasını sağlamakla, atıklarını kimyasal reaksiyona girmeyecek şekilde geçici depolamakla,
    - Ayda bin kilograma kadar atık üreten üretici biriktirilen atık miktarı altı bin kilogramı geçmemek kaydı ile valilikten izin almaksızın atıklarını arazisinde en fazla yüz seksen gün geçici depolayabilir. Bu durumda herhangi bir tehlike halinde arazide önlem alabilmek için en az bir kişiyi görevlendirmekle ve bu kişinin iletişim bilgilerini valiliğe bildirmekle,
    - Bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak geri kazanım ve bertaraf tesislerine gönderilmeden önce kendi atıklarını gerekli önlemleri alarak fiziksel, kimyasal veya biyolojik işlemlerle zararsız hale getirmek, bakiye atık oluşuyor ise uygun şekilde çevre lisansı almış bertaraf ve geri kazanım tesisine götürmekle veya gönderilmesini sağlamakla,
    - Tesis içinde atıkların toplanması taşınması ve geçici depolanması gibi işlemlerden sorumlu olan çalışanların sağlığı ve emniyeti ile ilgili her türlü tedbiri almakla,
    - Kaza sonucu veya kasti olarak atıkların dökülmesi ve bunun gibi olaylar sunucu meydana gelen kirliliğin önlenmesi amacıyla, atığın türüne bağlı olarak olayın vuku bulduğu andan itibaren en geç bir ay içinde olay yerinin eski haline getirilmesi ve tüm harcamaların karşılanmasıyla,
    - Kaza sonucu veya kasti olarak atıkların dökülmesi ve bunun gibi olaylar vuku bulduğunda valiliği bilgilendirmek ve kaza tarihi, kaza yeri, atığın tipi ve miktarı, kaza sebebi, atık bertaraf işlemi ve kaza yerinin rehabilitasyonuna ilişkin bilgileri içeren raporu valiliğe sunmakla,
    - Faaliyetlerine yönelik inşaat ve işletme ruhsatı alınması aşamasında, tehlikeli atıklarının bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda bertarafının sağlanacağını belgelemekle yükümlüdür.

  • Tehlikeli atığımı biriktirebilir miyim?

    Tehlikeli atıklar belirli bir süre tesis içinde geçici depolanabilmektedir.

    a)Geçici depolama için izne gerek var mı? Ne kadar süre depolama yapabilirim?

    Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin 9. maddesinin (c) fıkrasında belirtildiği üzere Valilikten izin almak gerekmektedir. Şayet üretici ayda bin kilograma (1 ton/ay) kadar atık üretiyorsa ve biriktirilen atık miktarı altı bin kilogramı geçmiyorsa “valilikten izin almaksızın” atıklarını arazisinde en fazla yüz seksen gün geçici depolayabilir. Bu durumda herhangi bir tehlike halinde arazide önlem alabilmek için en az bir kişiyi görevlendirmekle ve bu kişinin iletişim bilgilerini valiliğe bildirmekle mükelleftir.
     

  • Etiketlemeyi nasıl yapacağım?

    Her atık ambalajı, içindeki atık ile ilgili tüm bilgileri içeren atık etiketi ve Tehlikeli Kimyasallar Yönetmeliği Ek-4’de belirtilen tehlikeli atık işaretleri ile etiketlenmelidir. Atık Etiketi üzerindeki atık tanımı ile Ulusal Atık Tasıma Formu üzerindeki atık tanımı aynı olmalıdır. Atık Etiketi örneği web sayfamızdan temin edilebilir.

  • Atığın nakliyesini nasıl yapacağım?

    Taşıma işlemi ve bedeli atık üreticisine ait olup, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’ne göre tehlikeli atık sınıfına giren atıklar, Atıkların Karayolunda Taşınmasına İlişkin Tebliğ doğrultusunda “Atık tasıma araç lisansı” olan araçlarla sevk edilmelidir. Tasıma sırasında aracın tehlikeli atık tasıma lisans belgesi, sürücü eğitim sertifikası, gönderilen her atık tipi için ayrı olmak üzere firmanın bulunduğu ilin Çevre ve Orman Müdürlüğünden atık üreticisi firma tarafından alınacak Ulusal Atık Tasıma Formu ve sevk irsaliyesi doldurularak atığı taşıyan araç ile Bertaraf/ geri kazanım tesisine gönderilecektir.

    a) Lisanslı Nakliyenin Normal Nakliyeden Farkı Nedir?

    Lisanlı araçlar tehlikeli atıkların taşınması için sızdırmazlık gibi özel önlemler alınmış ve Bakanlıktan lisanslanmış araçlardır. Yönetmeliğe göre Tehlikeli atıkların lisanslı araçla nakliyesi zorunludur. Normal nakliye araçlarıyla tehlikeli atık taşınmasına izin verilmemektedir.

    b) Lisansız Araçlarla Atık Gönderebilir Miyim?

    Atıkların Karayolunda Taşınmasına İlişkin Tebliğ doğrultusunda 50 kg’a kadar olan atıklar, lisanssız araçla nakliye edilebilmektedir.
     

  • Hangi evrakları dosyalayacağım, hangilerini kaydedeceğim?

    Atık üreticisi Atık beyan formunu her yıl takip eden yılın en geç Mart ayı sonuna kadar bir önceki yıla ait bilgileri içerecek şekilde Bakanlıkça hazırlanan web tabanlı programı kullanarak doldurmak, onaylamak ve çıktısını almak ve beş yıl boyunca bir nüshasını saklamakla yükümlüdür.

    Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisleri ise İşletme planlarını her yıl Bakanlığa sunmakla ve gönderilen ve alınan tüm tasıma formları (UATF)üç yıl süre ile saklanmak ve denetimlerde yetkili idarelerce istendiğinde hazır bulundurmak zorundadırlar.

  • UATF (Ulusal Atık Tasıma Formu) nasıl doldurulur?

    a) UATF Formunu Nereden Temin Ederim?

    Taşıma Formları atık üreticisi tarafından ilgili İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüklerinden temin edilir.

    b) UATF Hangi Atıkların Taşınmasında Kullanılır?

    -Tehlikeli atıklar
    -Tıbbi atıklar
    -Atık pil ve akümülatörler
    -Atık bitkisel yağlar
    -Atık yağlar
    -Ömrünü tamamlamış lastikler
    -Atık elektrikli ve elektronik eşyalar

    c) UATF Formunu Nasıl Dolduracağım?

    Ulusal Atık Tasıma Formun talep edilen bilgiler aşağıda belirtilen açıklamalara göre doldurulacaktır.

    1) ATIK KODU: Ulusal Atık Tasıma Formunun ÜRETİCİ bölümünde yer alan (12) nolu veri tipi, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin (EK 7) sinde yer alan listede verilen 6 haneli kodlara göre doldurulacaktır.
    2) ATIK ADI: Formun ÜRETİCİ bölümünde yer alan (13) nolu veri tipi, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (EK 7)de yer alan listede belirtildiği şekilde doldurulacaktır.
    3) H NUMARASI: Formun ÜRETİCİ bölümünde yer alan (11) nolu veri tipi, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin EK (5) inde yer alan tehlikelilik özelliklerine göre doldurulacaktır.(örnegin H3-A gibi)
    4) 20° C’ DE FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ: Formun ÜRETİCİ bölümünde yer alan (14) nolu veri tipi aşağıda belirtilen kod numaralarına göre kodlanacaktır.

    1)Toz/toz seklinde
    2)Katı
    3)Akışkan/Macun
    4)Çamurlu
    5)Sıvı
    6)Gaz
    7)Diğer ( belirtiniz)

    5) RENK: Formun ÜRETİCİ bölümünde yer alan (15) nolu veri tipi, aşağıda belirtilen kod numaralarına göre kodlanacaktır.
    1)Beyaz
    2)Kahverengi
    3)Kırmızı
    4)Mavi
    5)Sarı
    6)Siyah
    7)Yeşil
    8)Diğer (belirtiniz)

    6) AĞIRLIK: Formun ÜRET C  bölümünde yer alan (16) nolu veri tipi, atığın ağırlığı kilogram ve/ veya ton olarak belirtilecektir.
    7) AMBALAJ VE KONTEYNIR TÜRÜ: Formun ÜRET C  bölümünde yer alan (17) nolu veri tipi, aşağıda belirtilen kod numaralarına göre kodlanacaktır.

    (1)Varil
    (2)Ahşap fıçı
    (3)Bidon
    (4)Kutu
    (5)Torba
    (6)Karışık Ambalaj
    (7)Basınçlı hazne
    (8)Balya
    (9) Diğer (belirtiniz)

    8) AMBALAJ VE KONTEYNIR SAYISI: Formun ÜRETİCİ bölümünde yer alan (18) nolu veri tipi, yukarıda belirtilen ambalaj ve konteynır sayısı formda ayrılan üç dijitli bölüme yazılacaktır.
    9) TAŞIMA ŞEKLİ: Formun TASIYICI bölümünde yer alan (13) nolu veri tipi, aşağıda belirtilen kod numaralarına göre kodlanacaktır.

    (1)Karayolu
    (2)Tren
    (3)Hava
    (4)Deniz
    (5)İç Karasular

    Verilen kodlara göre doldurulacaktır.

    10) BERTARAF/GERİ KAZANIM İŞLEMLERİ: Formun ALICI bölümünde yer alan (13) nolu veri tipi, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin (EK 2) sinde yer alan geri kazanım (R kodları)/ bertaraf (D kodları)işlemleri için verilen kodlara göre doldurulacaktır.
    11) ATIK TRANSFERİ: Formun ALICI bölümünde yer alan (14) nolu veri tipi; formda verilen (a),(b),(c),(d) kutularına (X) işareti konularak doldurulacaktır.
    12) TARİHLER: Formda talep edilen tarih bilgileri gün/ ay/ yıl olarak belirtilecektir.
    13)Formda talep edilen fakat açıklama kılavuzunda açıklanmasına ihtiyaç duyulmamış diğer veri tipleri hakkındaki talep bilgiler, form üzerindeki ilgili yerlerine beyan edilecektir.

    c) UATF Döngüsü Nasıl Olmalıdır?

    Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (Ek 9-A) ve (Ek 9-B) de yer alan atık tasıma formlarından (A) formu mavi, (B) formu pembe, (C) formu beyaz, (D) formu yeşil, (E) formu sarı renktedir. Atık üreticisi ve taşıyıcı tarafından ülke içi taşımada (Ek 9-A) da yer alan (A) , (B) , (C) , (D) formları, uluslararası taşımada ise (Ek 9-B) de yer alan (A) , (B) , (C) , (D) , (E) formları doldurulur. (A) , (C) ve (E) formları iki nüsha halinde düzenlenir. Bu formlardan;

    a) (D) formu tasıma başlamadan önce, atık üreticisinde kalır, üretici tarafından valiliğe gönderilir.
    b) (A) , (B) , (C) , (E) formları tasıma esnasında bulundurulmak kaydı ile taşıyıcıya verilir.
    c) (E) formu uluslararası taşımada, taşıyıcı tarafından gümrük çıkısında Bakanlığa bir nüshası gönderilmek üzere gümrük memuruna teslim edilir.
    ç) (A), (B) ve (C) formu taşıyıcı tarafından atık bertaraf tesisi sorumlusuna imzalatılarak, (A) ve (B) formları atıkla birlikte teslim edilir. (C) formu ise taşıyıcıda kalır ve bir nüshası üreticiye teslim edilir.
    d) (A) ve (B) formu atık bertarafından sorumlu kişi veya kuruluş tarafından imzalanarak alınır. (A) formunun bir nüshası bertarafçı tarafından net miktarlar, bertaraf yeri ve tarihi form üzerine doldurulduktan sonra valiliğe gönderilir.
    e) (B) formu net miktarlar, bertaraf yeri ve tarihi form üzerine doldurulduktan sonra geri kazanım veya bertaraf eden tarafından üreticiye gönderilir.
    (2) Gönderilen ve alınan tüm tasıma formları, üç yıl süre ile saklanır ve denetimlerde yetkili idarelerce istendiğinde hazır bulundurulur.

    d) UATF Formlarını Saklamam Gerekiyor Mu?

    Gönderilen ve alınan tüm tasıma formları üç yıl süre ile saklanmak ve denetimlerde yetkili idarelerce istendiğinde hazır bulundurulmak zorundadır.
     

  • Tehlikeli Atık Yönetimi Planı nedir? Niçin yapılır? Planları kimler hazırlamalıdır? Planda neler olmalıdır?

    a) Tehlikeli Atık Yönetim Planı nedir?

    Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (TAKY)’nde tanımlanan şekliyle; Tehlikeli Atık Yönetim Planı: Atıkların çevreyle uyumlu bir şekilde yönetimini sağlamak üzere hazırlanan kısa ve uzun vadeli program ve politikalardır.

    b) Tehlikeli atık üreten tesislerin yönetim planlarında neler olmalıdır?

    Sanayicinin hazırladığı ve Çevre ve Şehircilik  l Müdürlüklerine gönderilecek atık yönetim planları detaylı olmalıdır. Her tesisin atık yönetim planı farklı olabilir. Tesisin prosesine ve yönetim politikasına (atıkların geri kazanımı, bertarafı, ihraç edilip-edilmeyeceği, 3 yıl içinde kapasitenin artırılıp artırılmayacağı gibi) vs. göre değişebilir. Ancak, her yönetim planında mutlaka olması gerekenler;

    -Tesis içinde oluşan atıkların AYGE Y EK 4 te verilen kodlar ve miktarları,
    -Geçici depolama alanlarının durumunu gösteren bilgiler,
    -Atıkların ne kadarının geri kazanıldığı,
    -Ne kadarının bertarafa gönderildiği,
    -Atıkların gönderildiği geri kazanım ve bertaraf tesislerinin isim ve adresleri,
    -Atıklara uygulanan işlemler,
    -Tesis içinde atık minimizasyonu için yapılan işlemler

    c) Belediyelerin hazırlayacağı yönetim planlarında neler olmalıdır?

    Belediyelerin hazırlayacağı tehlikeli atık yönetim planları, evlerden kaynaklanan tehlikeli atıkları kapsamakta olup ayrı bir format belirlenmemiştir. Ancak yönetim planları hazırlanırken aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:

    - Evlerden kaynaklanan tehlikeli atıklar kaynağında ayrı mı toplanıyor, yoksa ayırma ünitesi mi var belirtilmelidir. Bunların hiçbiri yoksa ne planlandığı belirtilmelidir. Amaçlar, hedefler verilmelidir.
    - Ayrı toplanan tehlikeli atıkların adları atık kodları ile birlikte ve miktarları belirtilmelidir. Nüfusa ve nüfus artış oranına göre 3 yıllık olarak tahmini hazırlanmalıdır.
    - Ayrı toplanan tehlikeli atıklar için geçici depolama veya ara depolama tesisleri var mı yok mu bilgi verilmelidir.
    - Geri kazanım veya bertaraf tesislerine gönderilmesi için tasıma planları yer almalıdır. (Haftalık aylık veya belli bir miktara erişince gönderileceği gibi.)
    - Taşıma için lisanslı araçlar belediyeye mi ait, yoksa lisanslı tasıma firmalarından mı karşılanıyor ya da ne planlanıyor, belirtilmelidir.
    - Kamuoyunun bilgilendirilmesi için yapılanlar ve yapılacaklar anlatılmalıdır.
     

  • Maden atıklarının yönetimi hangi mevzuat kapsamında değerlendirilmektedir?

    Maden atıkları yönetimi ilgili mevzuat yürürlüğe girene kadar bu atıklar ile ilgili işlemler Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik (ADDY) ve genelgeler kapsamında değerlendirilmektedir.

  • Maden atıklarına yönelik özel bir mevzuat ne zaman çıkacaktır?

    Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali İşbirliği (IPA-1) kapsamında “Maden Atıkları Direktifi’nin (2006/21/AT) ülkemiz mevzuatına aktarılması için Bakanlığımız koordinesinde Enerji ve Tabi kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) ve Maden Teknik Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ile Twinning (Eşleştirme), Teknik Yardım ve Tedarik bileşenlerinden oluşan proje 2010 yılında başlatılmıştır. Söz konusu projenin eşleştirme bileşeni tamamlanmış olup, maden atıklarına özgü ülkemiz gerçeklerine uygun maden atıkları mevzuatı 2015 yılı 3. Çeyreğinde kazandırılacaktır

  • Maden atıklarının hangi sınıf düzenli depolama tesisinde depolanmaktadır?

    Maden atıkları eluat analizi yapılarak Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik Ek- 2’de verilen limit değerlerine göre I. Sınıf, II Sınıf ve III. Sınıf depolama tesislerinde depolanabilmektedir.

  • İnert maden atıkları için özel bir yönetim var mıdır?

    İnert Maden Atıklarının Alan Islahı, Restorasyon, Dolgu Maksadıyla Kullanımı veya Depolanmasına İlişkin Genelge (2010/13) 27/08/2010 tarihinde yayımlanmıştır. Genelge ile özellikle II. Grup madenler (mermer, andezit, bazalt vb.) ve IV. Grup kil minerallerinin aranması, çıkarılması ve islenmesinden kaynaklanan inert nitelikli maden atıklarının yönetimi gerçekleştirilmektedir. İlgili genelge kapsamındaki madenlerden kaynaklanan atıklar Alan Islahı, Restorasyon, Dolgu Maksadıyla Kullanımı veya Depolanması gerçekleşmektedir.

  • Maden atıklarının depolandığı tesisleri için lisans alınması gerekli midir?

    Çevre Kanununca Alınması Gereken İzin ve Lisanslar Hakkında Yönetmelik gereğince Çevresel Etki Değerlendirme, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğüne başvurularak önce GFB (Geçici Faaliyet Belgesi) sonra Lisans alınması zorunludur.

  • Sondaj çamurları düzenli depolama tesislerinde bertaraf edilmesi zorunlu mudur?

    Sondaj Çamurlarının ve Krom Madeninin Fiziki İşleme Tabi Tutulması Sonucu Ortaya Çıkan Atıkların Bertarafına İlişkin Genelge 04/07/2012 tarihinde yayımlanmıştır. Genelge Kapsamındaki sondaj atıkları, sondaj çamuru için hazırlanan havuz içinde gerekli önlemler alınarak bertaraf edilebilmektedir.

  • Atık ithalatı yapmak istiyorum. Ne yapmam gerekiyor?

    2872 sayılı Çevre Kanunu 13. Maddesi uyarınca tehlikeli atıkların ithalatı yasaktır. Diğer yandan, Ekonomi Bakanlığı bazı atıkların ithalatını yasaklayabilir veya kontrol altında tutabilir. İthalatı izne tabi atıklar ve yasak olan atıklara ilişkin iki adet Tebliğ bulunmaktadır;

    1) Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Metal Hurdaların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2015/23)
    2) Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2015/3)

    Bu tebliğler kapsamında ithalat yapmak isteyen sanayicilerin alması gereken belgelere ilişkin bilgi ve dokümanlara Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü web sayfasından ulaşılabilmektedir.
     

  • Tehlikeli Atık ihracatı yapmak istiyorum, ne yapmam gerekir?

    Tehlikeli atık ihracatı Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında gerçekleştirilebilir. Tehlikeli atık ihracatı yapılacak ülke ve transit ülkelerden yazılı onay alınması amacıyla anılan yönetmelik Ek-10’da yer alan Ön Bildirim (Notifikasyon) formunun doldurularak ilgili diğer evraklarla birlikte Bakanlığa başvurulması gerekmektedir. İhracat işleminde uyulması gereken kurallar ve yapılması gereken is ve işlemler için hazırlanmış dokümanlara Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü web sayfasından ulaşılabilmektedir.

  • Metal, karton atık, bitkisel atık yağ üzerine çalışmak istiyorum. Başvuru için gereken belgeler nelerdir ve ücretli midir?

     Atıkların toplanması, geri dönüşümü, geri kazanımı vb. hususlarda faaliyet gösterecek işletmeler, ilgili Lisans konusuna göre Çevre izin ve Lisans Yönetmeliği kapsamında yer alan belgeleri Bakanlığımıza sunmalıdır. 

  • Ömrünü tamamlamış lastiklerin yönetmelikteki kota uygulaması nasıldır?

    Ömrünü tamamlamış lastiklerin yönetiminde Ömrünü Tamamlamış Lastiklerin Kontrolü Yönetmeliği Kota Uygulaması ve Sorumluluklar başlıklı 17 nci maddesi kapsamında bir yıl önceki piyasaya sürülen lastik tonajı hesaba alınarak bir sonraki yıl % 80 oranında ömrünü tamamlamış lastik toplanarak Bakanlığa bildirilmesi zorunludur.

  • Pilleri marketlere dağıtan firmaların ve bu pilleri satan marketlerin pillerin atıklarını geri toplama zorunluluğu var mıdır? Varsa bu market ve firmaların şikâyetleri nereye nasıl yapılır?

    Atık Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği kapsamında pil üreticileri; genel bir toplama ve geri dönüşüm sistemi geliştirerek veya belli bir sisteme katılarak atık pillerin toplanmasını ve bertarafını sağlamakla yükümlüdür. Pil ürünlerinin dağıtımını ve satışını yapan işletmeler ise atık pil toplama sistemi olmayan markaların pillerini satmamakla ve pil üreticilerinin kuracakları sisteme uygun olarak tüketiciler tarafından getirilen atık pilleri ücretsiz olarak almakla, yükümlüdür. Mevzuata aykırı faaliyet gösteren sorumluların ilgili ilde bulunan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne bildirilmeleri gerekmektedir.

  • Kantin işletiyorum, atıklarımızı Lisanslandırılmış Ambalaj Atık Toplama Şirketine vermek zorunda mıyız? Vermediğimizde ceza alır mıyız? Lisans almayan vatandaş ambalaj atıklarını toplayıp lisanslı kuruluşa verir ise cezai işlem ya

     Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği çerçevesinde ambalaj atığı üreticileri, ambalaj atıklarını, bağlı bulundukları belediyenin ambalaj atıkları yönetim planına uygun olarak, diğer atıklardan ayrı biriktirmek ve belediyenin toplama sistemine vermekle yükümlüdür. Ayrıca, ambalaj atıklarının toplanması ayrılması, geri dönüşümü ve geri kazanımı amacıyla faaliyet gösteren veya göstermek isteyen gerçek ve/veya tüzel kişiler çevre lisansı almak zorundadırlar. Bununla birlikte, Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında 2872 sayılı Kanunda öngörülen müeyyideler uygulanır.

  • Bitkisel atık yağları verebileceğimiz bir firmanın adres ve telefon bilgilerini verebilir misiniz? Bulunduğumuz şehirde yoksa yakın şehirde bir firma da olabilir mi?

    Bakanlığımız ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü web sayfası üzerinden http://www.csb.gov.tr/gm/ced/index.php?Sayfa=sayfaicerikhtml&IcId=664&detId=663&ustId=664 linkinden ulaşılabilir. Mümkün olduğunca bulunduğu şehirde Bitkisel Atık Yağların teslim edilmesi, yok ise diğer yakın şehirlerdeki lisanslı tesislere teslim edilmesi gerekmektedir.

  • Atık dönüşümü hakkında detaylı bilgi verebilir misiniz?

    Ülkemizin atık yönetim stratejisinin en önemli ilkelerinden birisi “atıkların geri kazanılması”dır. Başta Çevre Kanunu olmak üzere çevre mevzuatını oluşturan bütün hukuki düzenlemelerde atıkların tekrar kullanılması, materyal ve enerji olarak geri kazanılması öncelikli yönetim prensiplerinden birisi olarak ele alınmış; geri kazanım faaliyetleri teşvik edilmiş; geri kazanım tesislerinin teknik ve idari yeterliliklerinin arttırılması amacıyla kriterler oluşturulmuş ve bu kriterleri sağlayan tesisler lisanslandırılarak hem ekonomiye hem de çevreye katkıda bulunmaları sağlanmıştır.

    Ulusal mevzuatımız gereğince atık üretiminin kaçınılmaz olduğu durumlarda atıkların; yeniden kullanımı, geri dönüşümü ve ikincil hammadde elde etme amaçlı diğer işlemler ile geri kazanılması, enerji kaynağı olarak kullanılması veya bertaraf edilmesi esastır ve doğal kaynak ve enerji kullanımının azaltılmasına yönelik olarak geri kazanılmış ürünlerin kullanımının özendirilmesi esastır. Faaliyetler sonucu meydana gelen atıkların yönetimine ilişkin 02/04/2015 tarih ve 29314 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Atık Yönetimi Yönetmeliği’nde yer alan hususlara uyulması gerekmektedir. Bu kapsamda, öncelikle mümkünse atık oluşturulmaması, atık oluşacak ise de en az atık oluşacak faaliyetlerin yapılması, atığın azaltılması, yeniden kullanılması, geri dönüştürülmesi ve geri kazanılması önceliklidir. Bertaraf etme yöntemi ise hiçbir şekilde geri kazanılamayan atıklar için uygun koşullar çerçevesinde kullanılmalıdır.

  • Geri dönüşüm kutularını nereden nasıl temin edebiliriz?

     Atık pil toplama ile ilgili olarak Taşınabilir Pil Üreticileri Derneği’nden talep edilerek temin edilebilir. Bitkisel Atık Yağ Toplama Bidonu Bitkisel Atık Yağ toplamakla yetkili toplayıcılardan temin edilebilir. Öte yandan, ambalaj atıklarının geri dönüşümüne ilişkin ekipmanları ise Belediyelerin hazırlamış olduğu yönetim plânları kapsamında ilgili Belediye ile irtibata geçilerek temin edilebilir. 

  • Ulusal Atık Taşıma Formunu nasıl temin edebilirim?

     Ulusal Atık Tasıma Formları atık üreticileri veya yetkilendirilmiş kuruluşlarca Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden ücreti mukabili temin edilir.

  • Atıklarımızı depolamak için herhangi bir prosedür var mı? Ne yapmamız gerekiyor?

    Atık üreticileri tarafından üretilen atıkların yönetimine ilişkin hususlar atık türü özelinde farklılık göstermekle birlikte, mevzuatımızda farklı atıklar için farklı depolama koşulları yer almaktadır. Bu çerçevede atıkların geçici depolamasına ilişkin olarak ilgili atığın yönetimine esas mevzuatın incelenmesi ve teknik şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. 

    Ayrıca, 02.04.2015 tarih ve 29314 sayılı Resmi Gazete ‘de Yayımlanarak Yürürlüğe giren Atık Yönetimi Yönetmeliği’nin “Geçici Depolama” başlıklı 13. Maddesine doğrultusunda gerekli fiziki şartların sağlanması gerekmektedir. Bununla birlikte, Belediye atıklarının depolanmasında, 26/3/2010 tarihli ve 27533 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelikte yer alan hususlara uyulması gerekmektedir. 

     

  • Tehlikeli atıkların taşınması ile ilgili bir form varmış bu forma nasıl ulaşabilirim?

    Ulusal Atık Taşıma Formları atık üreticileri veya yetkilendirilmiş kuruluşlarca Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden ücreti mukabili temin edilir.

  • Atık kağıtları lisanslandırılmış kuruluşa değil de vatandaşlara yakacak olarak ücretsiz verebilir miyiz?

     Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği çerçevesinde ambalaj atığı üreticileri, ambalaj atıklarını, bağlı bulundukları belediyenin ambalaj atıkları yönetim planına uygun olarak, diğer atıklardan ayrı biriktirmek ve belediyenin toplama sistemine vermekle yükümlüdür.

    02.04.2015 tarih ve 29314 sayılı Resmi Gazete ‘de Yayımlanarak Yürürlüğe giren Atık Yönetimi Yönetmeliği 5’inci Maddesi (ı) bendi “(Değişik:RG-23/3/2017-30016) Atıkların toplanması, taşınması, geri kazanılması ve/veya bertaraf edilmesi işlemleri, Bakanlık ve/veya il müdürlüğünden gerekli izin ve/veya çevre lisansı almış tesisler, üretici/yetkilendirilmiş kuruluşlar, atık taşımaya yetkili/lisanslı taşıyıcılar tarafından izinleri/lisansları kapsamında gerçekleştirilir. Atıkların bu firmalar/tesisler dışında üçüncü kişiler tarafından toplama, taşıma, geri kazanım ve/veya bertaraf faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi, diğer maddelerle ve yakıtlara karıştırılarak yakılması yasaktır.” hükmü kapsamında lisanlı tesisler dışında geri kazanım veya bertarafı uygun görülmemektedir.

  • Lisanslı geri dönüşüm firması olarak Kamu kurumlarının ambalaj atıklarını almak istiyorum; fakat benden para talep ediliyor, ayrıca bana değil de lisanssız firmalara ambalaj atıkları veriliyor. Bu konu hakkında bilgi verebilir misiniz?

    Danıştay 14. Dairesinin 2011/16069 esasına kayden açılan davada Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin 5’inci maddesinin 1’inci fıkrasının (d) bendi ile 23’üncü maddesinin 3, 4, 5 ve 6’ncı fıkralarında yer alan “bedelsiz şartı aranmaksızın” ibaresinin iptal kararı verilmiş olup, temyiz sonucunda yeni bir karar verilinceye kadar, karar icaplarına uygun olarak organize sanayi bölgeleri yönetimleri, organize sanayi bölgeleri bünyesinde yer alan sanayi işletmeleri ve diğer sanayi işletmeleri, getirme merkezi oluşturan satış noktaları ve alışveriş merkezleri, belediyenin yönetim sistemi dışında kalan sivil hava ulaşımına açık hava alanları ile bu hava alanları bünyesinde yer alan tüm tesisler, belediye mücavir alan sınırları dışında kalan ambalaj atığı üreticilerinin ambalaj atıklarını belediyenin toplama sistemine veya lisanslı/geçici faaliyet belgeli toplama/ayırma tesisine bedelsiz olarak vermesinin sağlanması gerekmektedir.

    Öte yandan, ambalaj atıklarının toplanması ayrılması, geri dönüşümü ve geri kazanımı amacıyla faaliyet gösteren veya göstermek isteyen gerçek ve/veya tüzel kişiler çevre lisansı almak zorundadırlar. Bununla birlikte, Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında 2872 sayılı Kanunda öngörülen müeyyideler uygulanır.

  • Geri dönüşüm için ömrünü tamamlamış lastikleri nereye verebiliriz?

    Bakanlığımızdan lisanslı Ömrünü Tamamlamış Lastik Geri Kazanım tesislerine verilebilir. Bu tesislere Bakanlığımız ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü web sayfası                 üzerinden http://www.csb.gov.tr/gm/ced/index.php?Sayfa=sayfaicerikhtml&IcId=664&detId=663&ustId=664  linkinden ulaşılabilir.

  • Ömrünü tamamlamış araçlarla ilgili lisanslı kuruluş olmak istiyorum. Bilgi ve belgeler hakkında bilgi verebilir misiniz?

    Ömrünü tamamlamış araçlarla ile ilgili tesisin faaliyet göstereceği ilin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Bakanlığımız ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’ne gerekli başvuruların yapılması gerekmektedir.

  • İşyerinde bulunan, Tezgah kenarından çıkan kumaş kırpıntılarının (tehlikeli olmayan) "ATIK BEYAN FORMU" nda bildirilmesi gerekiyor mu? Eğer gerekmiyorsa Atık beyan formu boş olarak mı onaylanacak ne şekilde yapılması gerekiyor

    Tehlikeli ve Tehlikesiz Atık Üreticilerinin http://online.cevre.gov.tr adresini kullanarak girmesi gerekmektedir.

  • Deniz ve Kıyı Yönetimi

  • Gemi kaynaklı illegal deşarjların tespitinde, gemi ve diğer deniz araçlarından kaynaklanan deniz kirliliğinin önlenmesine yönelik denetim, kontrol yapma görev yetkileri hangi kurum/kuruluşlara aittir?

    Gemi kaynaklı illegal deşarjların kontrol edilmesi maksadıyla: Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile İstanbul, Kocaeli, Antalya ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına Bakanlığımızca 06/06/2011 tarihli ve 2011/9 sayılı Genelge ile yetki devri yapılmıştır.

    Bu Genelge, gemilerden kaynaklanan deniz kirliliğinin tespiti için, Bakanlıkça yetki verilmiş kurum ve kuruluşları, bu kurum ve kuruluşların yetki alanlarını, yetki konularını, Türkiye’nin yargılama yetkisine tâbi olan deniz yetki alanlarında 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uyulup uyulmadığının denetlenmesi, tespit edilen ihlallere uygulayacakları idari yaptırımları, ihlalin tespiti için sürekli olarak havadan, karadan ve denizden kontrol ve izlemenin yapılma usullerini, yetki devri çerçevesinde yapılan işlemler hakkında Bakanlığı bilgilendirme yöntemini kapsamaktadır.
     

  • Gemilerden kaynaklanan bir kirlilik görüldüğünde nerelere ihbar yapılmalıdır?

    Gemilerden kaynaklanan bir kirlilik görüldüğünde:

    - Bulunulan yerin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne,
    - Alo 158 Sahil Güvenlik hattına,
    - Bağlı bulunulan yerin Liman Başkanlığına,
    - Alo 181 Çevre ve Şehircilik Hattı’na

    ihbarda bulunulmalıdır.

  • Hangi tipte ve büyüklükteki gemiler atık bildirimi yapmakla yükümlüdürler?

    Liman dışı sefer yapan bütün yolcu gemileri, 150 GRT ve üstündeki petrol tankerleri ile 400 GRT ve üstündeki diğer gemiler atık bildirimi yapmakla yükümlüdürler. Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

  • Gemilerin atık bildirimleri nasıl yapılmalıdır?

    Gemi Atık Takip Sistemi (GATS) üzerinden yapılması gereken atık bildirimleri; geminin donatanı, işleticisi veya yetkilendirilmiş acentesi tarafından; gemilerin limana varışlarından en az 24 saat önce, 24 saatten az sürecek olan yakın seferlerde gemiler kalkış limanından ayrılır ayrılmaz ilgili atık alım yükümlüsüne ve Liman Başkanlığına yapılır.

  • GATS’a ulaşılamadığı durumlarda, atık bildirimi nasıl yapılacaktır?

    Bakanlığımızca yayımlanan 2013/12 sayılı Gemi Atık Takip Sistemleri Uygulama Genelgesi uyarınca: gemi kaptanı, donatanı, işleticisi veya yetkilendirilmiş acentesi; GATS’a ulaşılamadığı mücbir durumlarda, atık bildirimini bahse konu genelge Ek-1'inde yer alan Atık Bildirim Formu’nu ilgili atık alım yükümlülerine ve Liman Başkanlığına faks çekerek bildirmekle yükümlüdürler.

  • Gemiler, atık kabul tesislerine verecekleri atıklar için bedel ödeyecek midir?

    Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin 26. maddesi uyarınca: atık kabul tesislerinin ve atık alma gemilerinin verecekleri hizmetler, gemilerden alınacak bir ücret karşılığında yapılmak zorundadır. Bu ücretler, 05/06/2009 tarihli ve 27249 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği Çerçevesinde Uygulanacak Ücretler ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2009/3)” kapsamında belirlenen tarife doğrultusunda ödenmelidir.
     

  • Kıyı tesisi risk değerlendirmesi ve acil müdahale planını kıyı tesisi kendisi hazırlayabilir mi?

    Kıyı tesisi risk değerlendirmesi ve acil müdahale planı Bakanlığımızca yetkilendirilen kurum/kuruluşlar tarafından hazırlanır. Yetkilendirilen kurum/kuruluşlar Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Müdürlüğü, ÇED Yeterlilik Dairesi Başkanlığından öğrenilebilir. Kıyı tesisi bu kapsamda yetki almış bir tesis değil ise kendi risk değerlendirmesi ve acil müdahale planını hazırlayamaz.

  • Petrol sızıntısına neden olan kazalara müdahale ve temizlik faaliyetleri ne şekilde yapılmaktadır?

    Petrol ve kimyasal döküntüsü gerçekleşen kazalarda 5312 sayılı “Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesinde Acil Durumlarda Müdahale ve Zararların Tazmini Esaslarına Dair Kanun” ve bu Kanunun Uygulama Yönetmeliği kapsamında çalışmalar Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

    yürütülür, kirliliklere müdahale edilir. Muhtemel bir petrol kirliliği olayında ilgili kamu kurumları ve özel sektör koordineli olarak çalışmakta ve olayın gerektirdiği müdahale adımları atılmaktadır. Müdahalenin değişik alanlarında koordine içerisinde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar; başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı olmak üzere Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, kolluk kuvvetleri, Belediyeler, Üniversiteler, denizde ve kıyıda müdahale kapasitesi olan özel şirketler görev almaktadır.

    Bir kaza olması durumunda arama kurtarma, yangın söndürme, gemi yedekleme, yara kapatma, denizde ve karada kirliliğe mekanik müdahale (emici ve toplayıcı bariyerler, petrol sıyırıcıları ve çeşitli el aletleri kullanılarak), atık yönetimi, numune alma, raporlama, izleme, zararların tazmini işlemleri, yaban hayatının ve hassas alanların rehabilitasyon ve restorasyon faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Müdahale stratejileri, olayın boyutuna bağlı olarak kıyı tesisi acil müdahale planı, ulusal ve bölgesel planlara göre belirlenmektedir.
     

  • Gemi kazası sonucu oluşan petrol kirliliğine kimyasal madde ile (dispersant) müdahale edilmesi yasal mıdır?

    İlgili mevzuat gereği kaza sonucu oluşan kirliliğe müdahalede su ortamına dağılmış petrolün dibe çöktürülmesinde veya kimyasal dispersant kullanılarak seyreltilmesinde Bakanlığın uygun görüşünün alınması zorunludur. Bakanlıktan izin alınmadan dispersantların kullanılması YASAKTIR. Kullananlara Çevre Kanununca işlem yapılır.

  • Kıyı tesislerinin; 5312 sayılı Kanun kapsamında deniz ve deniz çevresine verdikleri zararların tazminine yönelik bir sigorta sistemi var mıdır?

    Kıyı tesislerinin 5312 sayılı Kanun çerçevesinde yer alan zararlara karşı zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma yükümlülüğü vardır. Sigorta yaptırma zorunluluğuna uymayan kıyı tesislerinin faaliyetlerine de izin verilmez. Bu kapsamda zararları karşılamak üzere Bakanlığımız girişimiyle Kıyı Tesisleri Deniz Kirliliği Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ve Çevre Kirliliği Mali Sorumluluk Sigortası genel şartları Hazine Müsteşarlığınca hazırlanmıştır. Söz konusu sigortaları yapan şirketlerin bilgilerine Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği web sayfasından veya birlik merkezinden ulaşılabilir. Gemi kaynaklı kirlenmelerde ise geminin P&I Klüp Sigortası devreye girmektedir.

  • Kazalar sonucu oluşan kirliliğe hazırlıklı olma ve müdahale için neler yapılmaktadır?

    5312 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında Türkiye kıyılarındaki denizlerin petrol ve diğer zararlı maddelerle kirlenmesine sebep olabilecek faaliyette bulunan kıyı tesislerinin acil müdahale planlarını yaptırmakla yükümlüdür. Bu çerçevede yüksek risk içeren kıyı tesislerinin acil müdahale planları tamamlanmıştır. Orta seviyede risk içerenlerin ise onaylama işlerine başlanmış olup süreç devam etmektedir.

    Ayrıca 6 bölgesel ve 1 ulusal plan hazırlanarak kıyılarımızda yaşanması muhtemel bir kaza sonucunda izlenecek strateji adım adım belirlenmiştir.

    Olası kazalara hazırlıklı olma adına düzenli olarak tatbikatlar düzenlenerek mevcut kapasitenin ortaya konulması ve farkındalığın yaratılması sağlanmaktadır.
     

  • Bakanlıkça onaylanan plan nasıl revize edilir, hangi durumlarda plan yeniden hazırlanarak onaya sunulur?

    Kıyı tesisleri, azalan/artan–değişen imkân ve kabiliyetleri ile ilgili her türlü değişikliği, değişikliğin olduğu tarihten itibaren 15 gün içerisinde yazıyla, Yıllık durum raporunu ise her yılın Aralık ayında Bakanlık Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Deniz ve Kıyı Yönetimi Dairesi Başkanlığına bildirmekle yükümlüdürler. Bakanlık, raporların değerlendirilmesi sonucunda yapılan değişikliklerin kıyı tesisinin riskini değiştirmeyeceği kararını verirse değişikliğin olduğu ilgili sayfaları mühürleyerek onaylar. Bunun için herhangi bir ücret talep edilmez. Kıyı tesislerinin imkân ve kabiliyetleri ile herhangi bir olay sonucu mevcut çevre şartlarının değişmesi, tesis prosesinde yapılan değişiklikler, tesis faaliyetlerinin değişmesi, kapasitesinin artması/azalması gibi hususlar sonucunda riskin değişmesi söz konusu olduğu hallerde Bakanlık ilgili kıyı tesisinden Bakanlık Uygunluk Görüş Belgesi almış firmalara yeniden risk değerlendirmesi yaptırmasını ister. Firma tarafından yenilenen risk değerlendirmesi sonucu güncellenen kıyı tesisi acil müdahale planı söz konusu firma tarafından tekrar onay sürecinin başlatılması için Bakanlığa sunulur.

  • Çevre Kirliliği Mali Sorumluluk Sigortasının kapsamı nedir?

    Çevre kirliliği mali sorumluluk sigortası ile toprağın, yeraltı sularının, iç sular ve denizler ile havanın, sözleşmenin kapsamına bağlı olarak birinde, birkaçında veya hepsinde ani ve beklenmedik şekilde ortaya çıkan kirlenme ya da kirlenme tehlikesi nedeniyle Çevre Mevzuatı çerçevesinde sigorta ettirene yöneltilen ve sigorta ettirenin hukuken ödemek zorunda kalacağı tazminat taleplerini bu genel şartlar çerçevesinde güvence altına aldığı için tesis tarafından yaptırılması bilhassa önerilen bir sigorta türüdür. Bu genel çerçevenin yanı sıra 5312 Sayılı Kanunla kıyı tesislerine mali sorumluluk olarak atfedilen ancak kıyı tesisleri deniz kirliliği zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarınca verilemeyen teminatları tamamlayıcı özelliği bulunmaktadır.
     

  • Koy ve körfezlerimizde faaliyet gösteren balık çiftliklerinin izlemeleri nasıl yapılmaktadır?

    24.01.2007 tarih ve 26413 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "Denizlerde Balık Çiftliklerinin Kurulamayacağı Hassas Alan Niteliğindeki Kapalı Koy ve Körfez Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Tebliğ" kapsamında su kolonunda her yılın mayıs ve ağustos aylarında Trix indeksi analizlerinin yapılarak Eylül ayı sonuna kadar Bakanlığımıza sunulması gerekmektedir. Diğer taraftan, 3 yılda bir “Denizlerde Kurulan Balık Yetiştiriciliği Tesislerinin İzlenmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında yer alan dip analizlerinin Bakanlığımızca yetki verilen laboratuvarlarda yapılarak, bilimsel kurum kuruluşların ilgili birimlerine rapor hazırlatılması ve aralık ayı sonuna kadar Bakanlığımıza sunulması gerekmektedir.

  • Koy ve körfezlerimizin dışında faaliyet gösteren balık çiftliklerinin izlemeleri nasıl yapılmaktadır?

    “Denizlerde Kurulan Balık Yetiştiriciliği Tesislerinin İzlenmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında yer alan analizlerinin Bakanlığımızca yetki verilen laboratuvarlarda her yılın Ağustos ayında yapılarak, bilimsel kurum kuruluşların ilgili birimlerine rapor hazırlatılması ve aralık ayı sonuna kadar Bakanlığımıza sunulması gerekmektedir.

  • Denizlerde faaliyet gösteren balık çiftliklerinin çevresel açıdan Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından denetlenmesi hangi mevzuat ile yapılmaktadır?

    Balık çiftliklerinin, Çevre Kanunu çerçevesinde denetlenerek gerektiğinde cezai müeyyidelerin uygulanması işlemi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Bölge Komutanlığı bağlısı Bot Komutanlıklarına yetki verilmesine ilişkin 2010/11 sayılı Genelge ile devredilmiştir.?

  • Yüzme suyu kalitesi sonuçlarını nasıl öğrenebiliriz?

    İlgili İl Sağlık Müdürlüğünün web sayfasında bu sonuçlara ulaşılabilir, ayrıca yüzme suyu alanı yüzmek için uygun değil ise uyarı levhaları ile alan o yüzme sezonunda kapatılmaktadır.

  • Derin Deniz Deşarjı nedir?

    Yeterli arıtma kapasitesine sahip olduğu mühendislik çalışmaları ile tespit edilen alıcı ortamlarda, denizin seyreltme ve doğal arıtma süreçlerinden faydalanmak amacıyla atık suların sahillerden belirli uzaklıklarda deniz dibine boru ve difüzörlerle deşarj edilmesidir.

  • Mavi bayrak almış plajlarla ilgili bilgilere nasıl ulaşabilirim?

    http://www.mavibayrak.org.tr/ adresinden ulaşılabilir.

  • Yüzme suyu analizlerini hangi kurum yapmaktadır.

    İl Sağlık Müdürlükleri tarafından analizler yapılmaktadır.

  • Marmara Denizi’ndeki kirlilik durumu nedir konu ile ilgili yürütülmekte olan çalışmalar nedir?

    Marmara Denizi kirlilik durumu ve yapılmakta olan çalışmalar aşağıda sıralanmaktadır:

    - 47 noktada kirlilik izlemesi yapılmaktadır.
    - Yüzme Suyu Kalitesi Yönetmeliği çerçevesinde yapılan izleme çalışmaları sonucunda 174 yüzme alanının 168’si yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilmiştir. Uygun çıkmayan alanlara yönelik denetim ve soruşturma çalışmaları

    devam etmektedir.
     

  • Karadeniz’deki kirlilik durumu nedir ve konu ile ilgili yürütülen çalışmalar nelerdir?

    Karadeniz kirlilik durumu ve yapılan çalışmalar aşağıda sıralanmaktadır:
    - 69 noktada kirlilik izlemesi yapılmaktadır.
    - Yüzme suyu alanlarında 258 noktada izleme yapılmış, 251tanesi yüzmeye uygun olarak değerlendirilmiştir. Uygun çıkmayan alanlara yönelik denetim ve soruşturma çalışmaları devam etmektedir.

  • Marmara Bölgesinde mevcut durumu ve kirliliğin azaltımı ve önlenmesi ile ilgili yürütülen çalışmalar nelerdir?

    Deniz kirliliğinin en önemli kaynağı denize doğrudan ya da dolaylı olarak ulaşan karasal kirliliklerdir. Bunun yanında deniz ulaşımından kaynaklanan kirliliğin önlenmesi için de çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda Marmara Bölgesinde hizmet veren atık su arıtma tesisleri ve gemi kaynaklı atıkların alımı ile ilgili hizmet veren tesislere ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir;

    - Kentsel Atık su Arıtımı Yönetmeliği Hassas Ve Az Hassas Su Alanları Tebliği uyarınca Bandırma körfezi, Gemlik Körfezi ile İstanbul Boğazı doğu girişi arası, İstanbul Boğazı Batı girişi-Büyük çekmece arası ve Haliç körfezi ötrofikasyon açısından hassas alan olarak ilan edilmiştir. Bu alanlara yapılacak deşarjlarda belirlenen oranda azot ve fosfor giderimi yapılması gerekmektedir.
    - Marmara Bölgesi’nde atık su arıtma tesisleri ile ilgili olarak; Bursa İli Mudanya İlçesi, Çanakkale merkez, Kocaeli İli Gebze İlçesi, Yalova Merkez ve İstanbul ilinin Arnavutköy, Avcılar, Bakırköy, Tuzla, Sancaktepe ilçelerinde ileri arıtma tesisleri faaliyettedir. İstanbul İli Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
    Silivri ilçesi, Kocaeli merkez ve Tekirdağ İli Marmara Ereğlisi ilçesinde biyolojik arıtma tesisleri faaliyettedir. Balıkesir merkezde atık su arıtma tesisi projelendirme aşamasındadır.
    -Yüzme Suyu Kalitesi Yönetmeliği çerçevesinde Marmara Bölgesinde 174 noktada analiz yapılmakta olup bunların 168’si yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilmiştir. Uygun çıkmayan alanlara yönelik denetim ve soruşturma çalışmaları devam etmektedir.
    - Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında Marmara Bölgesi’nde toplam 138 kıyı tesiste atık alım hizmeti verilmektedir
    - Gemi ve kıyı tesislerinin neden olabileceği kazalara müdahale amacıyla 5312 sayılı Kanun kapsamında; 1 tanesi Marmara Bölgesinde olmak üzere; 6 Bölgesel Acil Müdahale Planı hazırlanmıştır.
     

  • Karadeniz’de kirliliğin azaltımı ve önlenmesi ile ilgili yürütülen çalışmalar nelerdir?

    Deniz kirliliğinin en önemli kaynağı denize doğrudan ya da dolaylı olarak ulaşan karasal kirliliklerdir. Bunun yanında deniz ulaşımından kaynaklanan kirliliğin önlenmesi için de çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda Karadeniz Bölgesinde hizmet veren atık su arıtma tesisleri ve gemi kaynaklı atıkların alımı ile ilgili hizmet veren tesislere ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir;

    - Kentsel Atık su Arıtımı Yönetmeliği Hassas Ve Az Hassas Su Alanları Tebliği uyarınca Ünye-Samsun-Bafra arası ötrofikasyon açısından hassas alan olarak belirlenmiştir. Bu alanlara yapılacak deşarjlarda belirlenen oranda azot ve fosfor giderimi yapılması gerekmektedir.
    - Karadeniz Bölgesi’nde atık su arıtma tesisleri ile ilgili olarak; Samsun ve Ordu İlleri merkezde ileri atık su arıtma tesisleri, Zonguldak İli merkezde biyolojik atık su arıtma tesisi faaliyettedir. Sinop merkezde atık su arıtma tesisi inşaat halinde ve Bartın ilinde ise ihale aşamasında bulunmaktadır.
    -Yüzme Suyu Kalitesi Yönetmeliği çerçevesinde Karadeniz Bölgesinde 258 noktada analiz yapılmakta olup bunların 251’si yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilmiştir. Uygun çıkmayan alanlara yönelik denetim ve soruşturma çalışmaları devam etmektedir.
    - Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında Karadeniz Bölgesi’nde toplam 32 kıyı tesiste atık alım hizmeti verilmektedir
    - Gemi ve kıyı tesislerinin neden olabileceği kazalara müdahale amacıyla 5312 sayılı Kanun kapsamında; 2 tanesi Karadeniz’de olmak üzere; 6 Bölgesel Acil Müdahale Planı hazırlanmıştır.
     

  • Akdeniz ve Ege Denizi Bölgesinde kirliliğin azaltımı ve önlenmesi ile ilgili yürütülen çalışmalar nelerdir?

    Deniz kirliliğinin en önemli kaynağı denize doğrudan ya da dolaylı olarak ulaşan karasal kirliliklerdir. Bunun yanında deniz ulaşımından kaynaklanan kirliliğin önlenmesi için de çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda Akdeniz ve Ege Bölgesinde hizmet veren atık su arıtma tesisleri ve gemi kaynaklı atıkların alımı ile ilgili hizmet veren tesislere ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir;

    Kentsel Atık su Arıtımı Yönetmeliği Hassas Ve Az Hassas Su Alanları Tebliği uyarınca İskenderun-Mersin Mezitli, Mersin Kızkalesi-Taşucu burnu, Fethiye koyu, Marmaris koyu, Güvercinlik-Didim, Karaburun- İzmir körfezi, Aliağa koyu, Ayvalık- Altınoluk bölgeleri ötrofikasyon açısından hassas alan olarak belirlenmiştir. Bu alanlara yapılacak deşarjlarda belirlenen oranda azot ve fosfor giderimi yapılması gerekmektedir.

    Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde atık su arıtma tesisleri İle İlgili olarak İzmir ili Aliağa ilçesinde, Bayındır, Bergama, Çeşme, Çiğili, Foça, Kemalpaşa, Menderes, Ödemiş, Seferihisar, Torbalı ve Urla belediyelerinde, Mersin merkez, Muğla İli Fethiye ve Bodrum ilçelerinde ileri atık su arıtma tesisleri faaliyettedir. Mersin ili Erdemli, Mezitli, Silifke ilçeleri, Antalya ili Alanya, Kemer, Kaş, Manavgat Muratpaşa ilçelerinde biyolojik arıtma tesisleri faaliyettedir. Aydın ili Kuşadası ilçesi ve Adana merkezde arıtma tesisleri inşaat aşamasındadır.

    Yüzme Suyu Kalitesi Yönetmeliği çerçevesinde Ege Bölgesinde 342 noktada analiz yapılmakta olup, tamamı yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilmiş, Akdeniz Bölgesinde ise 323 noktada analiz yapılmakta olup bunların 314’ü yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilmiştir. Uygun çıkmayan alanlara yönelik denetim ve soruşturma çalışmaları devam etmektedir.

    Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında Akdeniz ve Ege Denizi Bölgesi’nde toplam 87 kıyı tesiste atık alım hizmeti verilmektedir.

    -Gemi ve kıyı tesislerinin neden olabileceği kazalara müdahale amacıyla 5312 sayılı Kanun kapsamında; 3 tanesi Ege ve Akdeniz Bölgesinde olmak üzere; 6 Bölgesel Acil Müdahale Planı hazırlanmıştır.
     

  • Deniz kirliliğinin önlenmesi hususunda uluslararası/bölgesel işbirliği kapsamında yapılan çalışmalar nelerdir?

    Denizler ülkeler arasında hem sınır oluşturmakta hem de ortak kullanım alanı olmaktadır. Bu sebeple kirliliğe karşı korunması ile ilgili çalışmalarının aynı denize kıyısı olan tek bir ülke tarafından yürütülmesi yeterli olmamakta ve turizm, ulaşım, gıda gibi çeşitli amaçlara ortak fayda sağladığımız denizlerin korunması ile ilgili ülkeler arası işbirliğine ihtiyaç duyulmaktadır.

    Bu amaçla Deniz çevresinin kirlenmesini önlemek, kirliliği azaltmak ve kontrol etmek, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlamak için ülkeler arasında bölgesel işbirliği sözleşmeleri imzalanmıştır. Bunlar; ülkemizin da aralarında bulunduğu Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin tarafı olduğu Karadeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması (Bükreş) Sözleşmesi ve Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin taraf olduğu “Akdeniz’in Deniz Çevresinin ve Kıyı Alanlarının Korunması (Barselona) Sözleşmesi” dir.

    Bu sözleşmeler kapsamında her ülke denizlerin korunması ve kirliliğin önlenmesi/ azaltılması ile ilgi yaptıkları çalışmaları her yıl raporlamaktadır. Ülke düzeyince yapılan çalışmaların yanında bölgesel olarak denizlerin korunması ile ilgili ortak projeler geliştirilmekte ve uygulanmaktadır.

    Barselona Sözleşmesi Kara Kökenli Kirleticiler ve Aktivitelerden Kaynaklanan Kirliliğe Karşı Akdeniz’in Korunması Protokolü (LBS Protokolü) ve Stratejik Eylem Planı (SAP-MED) kapsamında 2005 yılında Ulusal Eylem Kara Kökenli Kirleticilere İlişkin Ulusal Eylem Planı hazırlanmış olup, bahse konu ulusal eylem planının 2015 yılında günümüz ihtiyaçları ve güncel mevzuat çerçevesinde güncellenmesi planlanmaktadır. Diğer taraftan LBS Protokolünün getirdiği yükümlülükler çerçevesinde, Stratejik Eylem Planı kapsamında hazırlanan Ulusal Eylem Planının uygulanmasını sağlamak amacı ile Bakanlığımız koordinasyonunda TÜBİTAK/MAM tarafından “Ulusal Sınır Bütçesi” projesi gerçekleştirilmektedir.

    Bükreş Sözleşmesi çerçevesinde hazırlanmış olan Karadeniz Stratejik Eylem planı kapsamında her beş yılda bir ülkelerin eylem planına uyum için yaptıkları faaliyetler bir araya getirilmekte ve durum değerlendirmesi yapılmaktadır.
    Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
     

  • Hava Yönetimi

  • Egzoz gazı emisyon ölçüm periyodu nedir?

    Hususi ve Resmi Otomobiller ilk3 yaş sonunda ve devamında her 2 yılda bir, diğer Motorlu Taşıtlar ilk 1 yaş sonunda ve devamında yılda bir.

  • Hangi araçlar egzoz gazı emisyon ölçümü yaptırmak zorunda değildir?

    - İş Makineleri
    - Tarım ve Orman Traktörleri
    - İki, üç veya dört tekerlekli motosikletler ve mopetler
    - Elektrikli ve Hibrit Elektrikli Araçlar
    - Hidrojen Yakıtlı Araçlar
    - Hava alanlarında bulunan özel kullanıma haiz plakasız araçlar

  • Egzoz gazı emisyon ölçüm personeli olarak çalışmak için neler gereklidir?

    Meslek liselerinin teknik eğitim veren motor, makine, elektrik, elektronik, kimya veya fizik bölümlerinden veya yüksekokulların teknik eğitim veren bölümlerinden mezun olmak veya en az lise mezunu ve MEB tarafından verilen motor, makine, elektrik, elektronik, kimya veya fizik konularındaki teknik eğitimleri almış olmak gerekir.

  • Taşıtın el değiştirmesi durumunda, tekrar egzoz gazı emisyon ölçümü yaptırmak gerekir mi?

    Taşıtın el değiştirmesi durumunda egzoz gazı emisyon ölçüm pulunun geçerlilik süresi değişmez. Aracın plakasının da değiştirildiği durumlarda eski plakaya ait ruhsatın fotokopisi denetim görevlisine beyan edilir.

  • Egzoz gazı emisyon ölçüm yetki belgesi için hangi belgeler gereklidir, nereye müracaat edilir?

    Egzoz gazı emisyonu ölçüm istasyonu yetkilisince; TS 12047 Hizmet Yeterlilik Belgesi veya TS EN ISO/IEC 17020 Akreditasyon Sertifikası ve kapsamı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının verdiği İşletme Yetki Belgesi ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının kurumca veya noter onaylı bir sureti, imza sirkülerinin noter onaylı sureti, egzoz gazı emisyon ölçümünde çalıştırılacak personelin eğitim belgeleri sureti, görev tanımı ve ölçüm talimatı, egzoz gazı emisyon ölçüm cihazının teknik özellikleri ile muayenesine yönelik belgeler ile birlikte istasyonun bulunduğu yerdeki il müdürlüğüne müracaat edilir.

  • İthal Edilecek Kontrole Tabi Katı Yakıt Parametreleri Nelerdir?

    İthal edilecek kontrole tabi katı yakıt parametrelerine ilişkin parametreler bakanlığımız 24.02.2011 tarih ve 2011/4 sayılı “ İthal Katı Yakıtlar Genelgesinde” belirlenmiştir. Bu Genelgeye bakanlığımız Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Web sayfasının Mevzuat bölümünden ulaşılabilir.

  • Satın Aldığım Isınma Amaçlı Kömürlerin Bakanlıkça Belirlenen Limitleri Sağlayıp Sağlamadığını Nasıl Öğrenebilirim?

    Isınma amaçlı kullanılan katı yakıtların ilgili mevzuat çerçevesinde torbalanarak satışa sunulması gerekmektedir. Torba üzerinde ithal kömürlerde kontrol belgesi numarası, yerli kömürlerde uygunluk izin belgesi numarası bilgileri ile bakanlığımız limit değerleri yer almaktadır. Gerekli görülmesi durumunda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvuru yapılarak yakıttan alınacak numuneler Bakanlıkça yetkilendirilmiş laboratuvarlara analiz ettirilebilir.

  • Isınma Amaçlı Kullanılan Katı Yakıt Parametreleri Nelerdir?

    13.01.2005 tarih ve 25699 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği” ile ısınma amacıyla kullanılacak yakıtlara ilişkin hususlar belirlenmiştir. Bu Yönetmeliğin en güncel haline bakanlığımız Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Web sayfasının Mevzuat bölümünden veya Başbakanlık Mevzuat sayfasından ulaşılabilir.

  • Biyokütle Isınma Amacıyla Yakıt Olarak Kullanılabilir mi?

    Isınma amacıyla kullanılacak prina briketlerinin 13.01.2005 tarih ve 25699 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği” ile belirlenen özellikleri sağlaması gerekmektedir. Bu Yönetmeliğin en güncel haline bakanlığımız Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Web sayfasının Mevzuat bölümünden veya Başbakanlık Mevzuat sayfasından ulaşılabilir.

    Prina dışındaki diğer biokütlelerden elde edilen briketlerin analiz sonuçları Bakanlığımızca değerlendirilerek kullanılıp kullanılamayacağına karar verilir.
     

  • Sanayi tesisleri olmayan faaliyetler için Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği kapsamında değerlendirilmekte midir?

    Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’nin amacı sanayi ve enerji üretim faaliyetleri sonucu atmosfere yayılan emisyonları kontrol altına almak; insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak; hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmasını engellemek için gerekli usul ve esasları belirlemektir.

    Bu kapsamda; restoran, fırın vb. gibi sanayi faaliyeti olmayan tesisler için Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği kapsamında değerlendirilmemektedir.

  • Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği Ek-1 ve Ek-2 listelerinde yer almayan sanayi tesisleri için Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği uygulanabilir mi?

    Evet. Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği kapsamında yer almayan sanayi ve enerji üretim tesisleri için Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği hüküm ve esasları uygulanır.

  • Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’nde yer alan esas ve sınır değerlere ilişkin değerlendirmelerde tesislerin kapasitesi nasıl belirlenir?

    Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği’nde yer alan esas ve sınır değerlere ilişkin değerlendirme yapılırken tesislerin maksimum kurulu kapasitesi dikkate alınması gerekmektedir.

  • Tesis içi PM10 ile tesis etki alanındaki PM 10 ölçümleri aynı mıdır?

    Tesis içi PM10 ölçümleri SKHKK Yönetmeliği Ek-1 b’de belirtilen esaslara göre, tesis etki alanındaki PM10 ölçümleri ise SKHKK Yönetmeliği Hava Kalitesi Modelleme Raporuna göre belirlenen noktalarda Ek-2 belirtilen esaslara göre yapılır.

  • Büyük Yakma Tesisleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmış mıdır?

    08.06.2010 tarihli ve 27605 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Büyük Yakma Tesisleri Yönetmeliği 20.12.2014 tarihli ve 29211 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği içerisine tüm hükümleri ile derç edilerek yürürlükten kaldırılmıştır.

  • Büyük Yakma Tesisleri kapsamına hangi tesisler girer? Büyük yakma tesisleri; anma ısıl gücü 50 MW ve üzeri olan, yalnızca enerji üretimi için inşa edilen katı, sıvı veya gaz yakıtların kullanıldığı yakma tesisleridir?

    • Yakma ürünlerinin doğrudan ısıtma, kurutma veya başka maddeler ve malzemelerin muamele edilmesi için kullanıldığı tesisler, tav fırınları ve ısıl işlem fırınları;
    • Atık gazların yakılarak arıtılması için tasarlanan ancak bağımsız yakma tesisleri olarak işletilmeyen tesisler gibi yakma sonrası tesisler,
    • Katalitik parçalayıcı katalizörlerinin rejenerasyonu için kullanılan tesisler,
    • Kükürt üretim tesisleri,
    • Kimya sanayiinde kullanılan reaktörler,
    • Kok batarya fırını,
    • Yüksek fırın sobaları (Cowpers),
    • Bir araç, gemi veya uçağın tahriki için kullanılan herhangi bir teknik cihaz,
    • Kıyıdan açıkta platformlarda kullanılan gaz türbinleri,
    • Dizel, benzin veya gaz ile çalıştırılan içten yanmalı motor kullanılan tesisler,
    • Biyokütle dışındaki atıkların yakılması için kullanılan tesisler

    Büyük Yakma Tesisleri değildir.
     

  • Koku Oluşturan Emisyonların Kontrolü Hakkında Yönetmelik kapsamı nedir?

    Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği Ek-1 ve Ek-2 listesinde yer alan faaliyet ve tesislerin;

    • Çevresel etki değerlendirilmesi mevzuatı kapsamında,
    • Çevre denetim mevzuatı kapsamında,
    • Şikâyetin değerlendirilmesi kapsamında, koku sorunlarının belirlenmesi

    ve çözümü ile ilgili işlemleri ve yaptırımları kapsar.

  • Sanayi tesisleri hakkındaki şikâyetlerimizi nasıl iletebiliriz?

    Şikâyet konusu ilin Valiliğine (il Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü) veya Bakanlığımıza (ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü) şikâyetin iletilmesi gereklidir.

  • Şikâyet edilen tesis Valiliklerce nasıl değerlendirilmektedir?

    Öncelikle tesisin Çevre Mevzuatına göre yerinde incelenmesi yapılmakta, çevre iznine tabi olup olmadığına ve izni bulunup bulunmadığına, Mevzuatta yer alan tedbirlerin alınıp alınmadığına bakılmaktadır.

  • Kırma eleme sınıflandırma tesislerinin sağlamakla yükümlü olduğu hususlar nelerdir?

    Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği ve Kontrolü Yönetmeliği Ek-1 de yer alan tozumaya karşı belirtilen önlemlerin alınması, Yönetmelikte belirtilen PM ve çöken toz değerlerinin sağlanması ve çevre izni almaları gereklidir. Yönetmeliğe bakanlığımız Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Web sayfasının Mevzuat bölümünden veya Başbakanlık Mevzuat sayfasından ulaşılabilir.

  • 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında çevresel gürültünün denetiminden sorumlu kurumlar hangileridir?

    2872 sayılı Çevre Kanunu ve bu Kanuna istinaden çıkarılan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği çerçevesinde denetim yetkisi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına (Merkez ve taşra teşkilatı) aittir. Gerektiğinde bu yetki, Bakanlıkça; il özel idarelerine, çevre denetim birimlerini kuran belediye başkanlıklarına, Denizcilik Müsteşarlığına, Sahil Güvenlik Komutanlığına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre belirlenen denetleme görevlilerine devredilebilir.

    Büyükşehir belediye başkanlıkları da dahil belediye başkanlıklarına, motorlu kara taşıtlarından kaynaklanan gürültünün kontrolü için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda belirtilen denetleme görevlilerine (trafik polisi ve polisin görev alanına girmeyen yerler için jandarmaya), gemi ve deniz araçlarından kaynaklanan gürültünün kontrolü için ise Sahil Güvenlik Komutanlığına yetki devri yapılmıştır.

  • Yetki devri yapılan belediye başkanlıkları nereden öğrenilebilir?

    Bakanlığımız ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü veya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden öğrenilebilir.

  • 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında çevresel gürültünün denetiminde kolluk kuvvetinin görevi nedir?

    Kolluk kuvvetinin (Karayolları Trafik Kanunu’nda belirtilen denetleme görevlileri) yetki devri yapılmış olan motorlu kara taşıtlarından kaynaklanan gürültünün kontrolü dışında, 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında çevresel gürültünün denetiminde herhangi bir yetkisi bulunmamaktadır. Ancak, denetlenen yerin özelliğine bağlı olarak güvenlik açısından desteği alınmalıdır.

  • 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında yetkili olmayan kurum/kuruluşlara çevresel gürültü ile ilgili şikâyet intikal etmesi durumunda nasıl bir işlem yapılır?

    Uygulamada gürültü ile ilgili şikâyetlerin yetkili olmayan belediyelere/kolluk kuvvetine İntikal etmesi durumunda, ilgili belediye/kolluk kuvveti tarafından şikâyetlerin, ilgili Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü veya yetki devri yapıldı ise yetki devri yapılan belediyeye yönlendirilmesi gerekmektedir.

  • 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamına girmeyen ev faaliyetleri ve komşuluk ilişkilerinden kaynaklanan gürültünün denetimi kimler tarafından yapılacaktır?

    Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği madde 26’da belirtilen ev faaliyetleri dışındaki gürültüler ile komsuların oluşturduğu gürültü 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamı dışındadır.

    Bu faaliyetler nedeniyle oluşacak gürültünün ilgili belediye tarafından belirlenecek esas ve kriterler çerçevesinde Kabahatler Kanunu uyarınca idari para cezası verilmesi (Belediye zabıtası veya kolluk kuvveti tarafından) gerekmektedir.

    Ev faaliyetleri ve komşuların oluşturduğu gürültü: Konut içerisinde kişilerin kendi davranış ve alışkanlıklarından kaynaklanan; kapı, pencere kapatma, yürüme, konuşma, temizlik yapma, mobilya çekme, televizyon seyretme, radyo dinleme, eğlence amacı dışında kullanılan her türlü müzik aleti, çamaşır makinesi, buzdolabı, elektrik süpürgesi gibi aletleri kullanma, evcil hayvan besleme gibi faaliyetler ile bina içinde yapılacak tadilatı ifade eder.

  • Dini Tesislerden kaynaklanan şikâyetlerin değerlendirilmesi nasıl yapılacak?

    Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği’ne göre; Diyanet İşleri Başkanlığına dini tesislerde ses yükseltici kullanımından çevreye yayılan sesin kontrolüne ilişkin esasların belirlenmesi görevi verildiğinden, şikâyetlerin, Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı il/ilçe müftülüklerine bildirilmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

  • Eğlence yerlerinden kaynaklanan gürültünün önlenmesine yönelik ne gibi önlemler alınmaktadır?

    Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği ile eğlence yerlerinden kaynaklanan çevresel gürültünün kontrol altına alınmasına ilişkin esas ve kriterler belirtilmiştir. Söz konusu yönetmeliğin 24. maddesinde eğlence yerlerinden kaynaklanan gürültünün kontrol altına alınabilmesi için sınır değerler, saat sınırlamaları ve canlı müzik izni alma zorunluluğu gibi hükümler yer almaktadır.

  • Eğlence yerlerine canlı müzik iznini hangi kurum verir?

    Canlı müzik izni, Çevre ve Şehircilik Bakanlığından Ön Yeterlik/Yeterlik almış kurum/kuruluş tarafından hazırlanacak “Çevresel Gürültü Seviyesi Değerlendirme Raporu”na istinaden, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün /yetki devri yapılan belediyenin “Çevre Denetim Birimi” nin uygun görüsü alınarak belediye sınırları içinde ilgili belediyesi, belediye sınırları dışında il özel idaresi tarafından verilmektedir.

  • Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğine nereden ulaşılabilir?

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü internet sayfasında bulunan mevzuat bölümünden veya Başbakanlığın mevzuat internet adresinden (http://mevzuat.basbakanlik.gov.tr) ulaşılabilir.

  • Gürültü haritalama nedir?

    Gürültü haritalaması, bir bölgede yasayan nüfusun gürültüden dolayı ne kadar rahatsız olduğunun belirlenmesi ve bu nüfusun maruz kaldığı çevresel gürültünün değerlendirilmesidir. Bunun için, çeşitli gürültü kaynaklarından (karayolu, demiryolu, havaalanları, sanayi) doğan gürültü yükünü gösteren gürültü haritaları hazırlanır. Gürültü haritalarında bir yıl boyunca tüm gün (Lden) ve gece (Lnight) için ortalaması alınan yük değerleri gösterilmektedir. Ayrıca, gürültü haritaları ile kaç vatandasın belli ses değerleriyle rahatsız edildiği belirlenmektedir. Gürültü haritalanmasının ve bunun üzerine oluşturulan gürültü eylem planlamasının hedefi, çevre gürültüsünden dolayı önemli ölçüde etkilenmiş sahaları ayırt etmek ve buralarda uygun önlemler almaktır.

  • Hazırlanan gürültü haritalarından nasıl istifade edilir?

    Çevre Düzeni Planları ile imar planlarının hazırlanması aşamasında, hazırlanan gürültü haritaları sonuçları ile gürültü unsuru göz önünde bulundurularak ileride oluşabilecek gürültü problemleri büyük oranda, planlama aşamasında önlenmiş olacaktır. Gürültü haritaları, gerekli kontrol tedbirlerinin alınması gereken alanların belirlenmesini sağlamaktadır. Bu kapsamda Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği gereğince hazırlanması gereken eylem planlarına ışık tutacaktır. Bu yolla; herhangi bir noktada, herhangi bir gürültü kaynağının oluşturduğu gürültü seviyesi hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi sağlanmış olunacaktır.
     

  • Gürültü eylem planı nedir? Eylem planları niçin hazırlanır ve eylem planlarından nasıl istifade edilir?

    Eylem planları gürültü ile ilgili sorunlar ve etkileriyle bas etmek için tasarlanan planlar olarak ifade edilmektedir. Gürültü eylem planları, bir yerel yönetimin genel planlama süreçlerinin bir parçasıdır ve örneğin çevre düzeni planları, bölge planları, trafik planlamaları ve temiz hava eylem planları gibi başka şehir planlamalarını etkiler. Bu sayede, hukuk ve içerik açısından daha büyük planlama güvenliği sağlar ve sorunların en iyi şekilde çözülmesine ve önlenmesine katkıda bulunur. Gürültüden kaynaklanan, daha sonrasında yüksek masraflara yol açan birçok anlaşmazlık durumu en basından önlenebilir. Ayrıca halkın dinlenmesi açısından büyük bir değer taşıyan sessiz alanlar da öne çıkarılır, bu alanlar korunarak ve gerekli önlemler alınarak gürültü seviyesinin artmasına engel olunabilir.

    Gürültü eylem planlarının temelini hazırlanan gürültü haritaları oluşturur. Bunlar, incelenen bölgedeki belli gürültü kaynaklarını, buradan ne kadar gürültü çıktığını ve bundan kaç insanın etkilendiğini belirler ve bu şekilde gürültü sorunlarını ve olumsuz gürültü etkilerini gözle görülür hale getirir.

    Gürültü azaltma önlemlerine nereden başlanacağı görülebilir. Geleceğe yönelik planlama yapabilmek için buralarda eylem planları hazırlanarak,

    • kimin
    • ne zaman
    • nerede
    • hangi önlemleri

    uygulayacağı ve bunların masrafını kimin karşılayacağı belirlenmelidir.

  • Gürültü eylem planlarının hazırlanmasından hangi kuruluşlar sorumludur?

    Belediye sınırları ve mücavir alan içinde, belediyeler hazırlanmış gürültü haritalarını dikkate alarak eylem planları hazırlamakla yükümlü olup, aynı zamanda belediye sınırları ve mücavir alan içinde hazırlanan eylem planları için kamuoyunun görüsünü almak ve eylem planları ile gürültü haritaları hakkında kamuoyunu bilgilendirmekle de yükümlüdürler.

    Belediye sınırları ve mücavir alan dışında ise il özel idareleri; eylem planlarını yapmakla yükümlü olup, aynı zamanda belediye sınırları ve mücavir alan dışındaki alanlar için hazırlanan eylem planlarını kamuoyuna danışmak ve görüsünü almak, belediye sınırları ve mücavir alan dışı için hazırlanan gürültü haritaları ve eylem planları hakkında kamuoyunu bilgilendirmekle de yükümlüdürler.

  • Gürültü konusunda sertifika-eğitim almak istiyorum. Bu eğitimi nereden alabilirim?

    Bakanlığımızın gürültü konusunda eğitim verilmesi amacıyla protokol imzaladığı kuruluşlar aşağıdaki gibidir.

    • ODTÜ Sürekli Eğitim Merkezi (ODTÜ SEM)
    • TÜ Sürekli Eğitim Merkezi ( TÜ SEM)
    • Bahçe şehir Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Birimi
    • Fizik Mühendisleri Odası
    • Çevre Mühendisleri Odası

    Yukarıdaki eğitim merkezlerince verilen eğitim programları su şekildedir.

    • A-1 Tipi Temel Eğitim ve Saha Ölçümleri Sertifika Programı
    • A-2 Tipi Mühendislik Akustiği Sertifika Programı
    • B-1 Tipi Endüstriyel Gürültü Rapor/Haritalama Sertifika Programı
    • B-2 Tipi Ulaşım Sektörü Gürültü Haritalama Sertifika Programı
    • C-1 Tipi Bina Akustiği Sertifika Programı
    • C-2 Tipi Eylem Planlarının Hazırlanması Sertifika Programı

    Söz konusu eğitimler için kayıt tarihleri eğitim merkezlerinin internet sitelerinden takip edilebilir.
     

  • Hava kalitesine ilişkin mevzuata nereden ulaşabilirim?

    Hava Yönetimi Dairesi Başkanlığı sorumluluğu altında bulunan yönetmelik, genelge, sözleşme vb. yasal mevzuatlar bakanlığımız Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü internet sayfasında “Mevzuat” baslığı altında yayınlanmaktadır.

  • Kimlerin Temiz Hava Eylem Planı hazırlaması gerekir?

    Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği ve 2013/37 sayılı Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Genelgesi ile tanımlanan temiz hava eylem planları Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri koordinasyonunda konuyla ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde hazırlanmaktadır. 2013 yılında Temiz Hava Eylem Planı hazırlaması beklenen İller limit değer ve/veya uyarı esiği asımı durumu da dikkate alınarak yüksek kirlilik ve düşük kirlilik potansiyeli olmak üzere 2 grup altında incelenerek belirlenmiştir. Buna göre yüksek kirlilik potansiyeli bulunan illerin ilde karar verici merci olan Vali ve Belediye Başkanı imzası bulunan Temiz Hava Eylem Planlarını Bakanlığımıza göndererek, hava kirliliğinin azaltılması adına eylem planında belirlemiş oldukları zamana bağlı eylemleri hayata geçirmesi beklenmektedir.

  • Temiz Hava Eylem Planı nasıl hazırlanabilir?

    Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği ile tanımlanan temiz hava eylem planlarının hazırlanmasına yönelik Bakanlığımızca hazırlanan şablon dokümanlar Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü internet sayfasında kullanıcılarla paylaşılmaktadır.

  • Aracım arızalı olduğu için egzoz muayenesine getiremedim. Konu ile ilgili olarak cezai işlemden muaf olmak için nasıl bir yol izlemeliyim?

    30/11/2013 tarihli ve 28837 sayılı “Egzoz Gazı Emisyonu Kontrolü ile Benzin ve Motorin Kalitesi Yönetmeliği”nin 14’üncü maddesinde “Çevre Kanununun Ek-4’üncü maddesi uyarınca, motorlu taşıt sahibi, taşıtının egzoz gazı emisyon ölçümlerini bu Yönetmeliğin 7 nci maddesinde belirtilen periyotlarda yaptırmak ve taşıtının egzoz gazı emisyonlarının bu Yönetmeliğin 8 nci maddesinde belirtilen sınır değerlere uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.” hükmü ile “Egzoz gazı emisyon ölçüm sonucu, sınır değerlere uygun çıkmayan taşıt sahibi, taşıtının gerekli bakımını ve egzoz gazı emisyon ölçümünü otuz gün içerisinde yaptırmakla ve bu Yönetmelikle belirlenen standartları sağlamakla yükümlüdür.” hükmü yer almaktadır.

    Bu çerçevede, trafikte seyreden ve Yönetmelik kapsamında bulunan taşıtların egzoz gazı emisyon ölçümü yaptırması zorunludur ve bu husustaki cezai işlemden muaf tutulma gibi bir durum söz konusu değildir. 

  • Egzoz emisyon istasyonu kurmak istiyorum. Hangi belgelerle nereye başvuru yapmalıyım?

     01/01/2018 tarihine kadar yapılan egzoz gazı emisyon ölçüm istasyonu başvurularında 30/11/2013 tarihli ve 28837 sayılı “Egzoz Gazı Emisyonu Kontrolü ile Benzin ve Motorin Kalitesi Yönetmeliği”nin 11’inci maddesinde belirtilen aşağıdaki belgelerle Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvuruda bulunulmalıdır.

    ·       TS 12047 Hizmet Yeterlilik Belgesi veya TS EN ISO/IEC 17020 Akreditasyon Sertifikası ve kapsamı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının verdiği İşletme Yetki Belgesi

    ·       TS 13231 Hizmet Yeterlilik Belgesi

    ·       İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının kurumca veya noter onaylı bir sureti

    ·       İmza sirkülerinin noter onaylı sureti

    ·       Egzoz gazı emisyon ölçümünde çalıştırılacak personelin eğitim belgeleri sureti, görev tanımı ve ölçüm talimatı

    ·       Egzoz gazı emisyon ölçüm cihazının teknik özellikleri ile muayenesine yönelik belgeler

     

    01/01/2018 tarihinden sonra yapılacak egzoz gazı emisyon ölçüm istasyonu başvurularında 11/03/2017 tarihli ve 30004 sayılı “Egzoz Gazı Emisyonu Kontrolü Yönetmeliği”nin 11’inci maddesinde belirtilen aşağıdaki belgelerle Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvuruda bulunulmalıdır.

    ·       TS 13231 Standardını sağladığına ilişkin belgenin verildiği kurumca veya noter onaylı bir sureti,

    ·       Geçici veya daimi işyeri açma ve çalışma ruhsatının verildiği kurumca veya noter onaylı bir sureti,

    ·       İmza sirkülerinin noter onaylı bir sureti,

    ·       Egzoz gazı emisyon ölçümünde çalıştırılacak personelin eğitim belgelerinin aslı veya ilgili kurumca onaylı sureti,

    ·       Egzoz gazı emisyon ölçüm cihazının tip onayı ile damgalama ve muayenesine yönelik ilgili kurumlardan onaylanmış belge sureti,

  • Komşu gürültüsü konusunda çıkan genelge hakkında ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?

    Komşuluk gürültüsüne ilişkin hususlar 4.6.2010 tarih ve 27601 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği kapsamında yer almamakta, 31 Mayıs 2017 tarih ve 30082 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik” kapsamında değerlendirilmektedir.

  • İklim Değişikliği

  • Ülkemizin Ozon Tabakasının Korunmasına İlişkin ulusal ve uluslararası koordinasyon görevini hangi kurum yürütmektedir?

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

  • Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme hangisidir?

    Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Viyana Sözleşmesi

  • Türkiye, Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Uluslararası Sözleşmeyi hangi yılda imzalamıştır?

    1991 yılında imzalamıştır.

  • Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Uluslararası uygulama aracı olan Protokol hangisidir?

    Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Montreal Protokolü

  • Türkiye, Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Uluslararası Sözleşmeyi hangi yılda imzalamıştır?

    1991 yılında imzalamıştır.

  • Ozon Tabakasını İncelten Maddeler hangi sektörlerde kullanılmaktadır?

    Soğutma ,yalıtım ve yangın (Halon gazı) sektörlerinde kullanılan Ozon Tabakasını İncelten Maddeler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ilgili mevzuat ile kontrol altına alınmakta ve  sonlandırılmaktadır. Tarım sektöründe kullanılan metil bromür ile ilgili kontroller ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmektedir.

  • Ozon Tabakasını İncelten Maddeler nerelerde kullanılmaktadır?

    Ozon Tabakasını İncelten Maddelerden Hidrokloroflorokarbon grubu gazlar buzdolapları, klimalar ve bazı köpük ürünlerinde; Halonlar Bakanlığın belirlediği zorunlu kullanım alanı sayılan yangın söndürücülerde; Metil bromürün toprakta kullanımı yasaklanmış olmakla birlikte tarımsal ürünlerin karantina amacıyla ithalat ve ihracatında ve taşıma araçlarının steril edilmesi işlemlerinde kullanılır.

  • Ozon Tabakasını İncelten Maddelere (OTİM) İlişkin mevzuat nedir?

    Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin Azaltılmasına İlişkin Yönetmelik ve Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin İthalatı ve Kullanımı Genelgesi, Halon Genelgesi

  • Montreal Protokolünün uygulamasında Türkiye’nin durumu nedir?

    Ülkemiz Montreal Protokolü'nün uygulanmasında yürüttüğü çalışmalar çerçevesinde Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin ithalatını ve kullanımını hızlı bir takvim çerçevesinde azaltarak başarılı ülkeler arasında yer almaktadır.

    Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

  • Ozon tabakasını incelten maddelerin azaltılmasına yönelik çalışmalar nelerdir?

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin ithalatı ve kullanımının azaltılmasına yönelik çalışmalarına devam etmektedir. Türkiye'de üretimi yasak olan Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin ithalatına yönelik sıkı kota önlemleri uygulanmaktadır. 2009 yılında başlayan kota uygulamasının ardından bu maddelerin ithalatına izin verilen miktar 15 bin ton iken, 2014 yılında 2 bin 300 tona düşürülmüş 2015 yılında ise sadece 500 ton olarak ithalatına izin verilmiştir.

  • Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin alternatifi olarak kullanılan maddeler hangileridir?

    Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin alternatifi olarak ülkemizde yaygın olarak florlu sera gazları kullanılmaktadır.

  • Türkiye Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne ne zaman taraf olmuştur?

    24 Mayıs 2004

  • Türkiye Kyoto Protokolüne ne zaman taraf olmuştur?

    26 Ağustos 2009 Tarihinde taraf olmuştur ve I. Ve II. Taahhüt döneminde herhangi bir sera gazı azaltım yükümlülüğü bulunmamaktadır.

  • Kyoto Protokolü Ek-A’da listelenen sera gazları nelerdir?

    Karbondioksit-CO2, metan-CH4, diazot monoksit-N2O, hidroflorokarbonlar-HFCs, perflorokarbonlar- PFCs, kükürt heksaflorid-SF6, Nitrojen Triflorit (NF3)

  • Türkiye’nin iklim değişikliği kapsamındaki ulusal vizyonu nedir?

    Türkiye’nin iklim değişikliği kapsamındaki ulusal vizyonu iklim değişikliği politikalarını kalkınma politikalarıyla entegre etmiş; enerji verimliliğini yaygınlaştırmış; temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını arttırmış; iklim değişikliğiyle mücadeleye özel şartları çerçevesinde aktif katılım sağlayan ve yüksek yaşam kalitesiyle refahı tüm vatandaşlarına düşük karbon yoğunluğu ile sunabilen bir ülke olmaktır.

  • İklim Değişikliği ve Hava Yönetimi Koordinasyon Kurulu (İDHYKK) hangi kurumların temsilcilerinden oluşturulmuştur?

    İklim değişikliği Ulusal Odak Noktası olan Bakanlığımız, iklim değişikliği ile ilgili tüm konular için ulusal koordinasyon görevini yürütmektedir. Bununla birlikte, Türkiye BMİDÇS’ye taraf olmadan önce kurumsal yapılanmaya gidilmiş ve 2001/2 sayılı Başbakanlık Genelgesi’yle İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu (İDKK) oluşturulmuştur. İDKK, 2013 yılında yeniden yapılandırılarak İklim Değişikliği ve Hava Yönetimi Koordinasyon Kurulu (İDHYKK) adını almıştır. İDHYKK üyeleri aşağıda yer almaktadır.

    1. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (Koordinatör) Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
    2. Avrupa Birliği Bakanlığı
    3. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
    4. Dışişleri Bakanlığı
    5. Ekonomi Bakanlığı
    6. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
    7. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
    8. İçişleri Bakanlığı
    9. Kalkınma Bakanlığı
    10. Maliye Bakanlığı
    11. Milli Eğitim Bakanlığı
    12. Orman ve Su İşleri Bakanlığı
    13. Sağlık Bakanlığı
    14. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı
    15. Hazine Müsteşarlığı
    16. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)
    17. Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD)
    18. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD)
    19. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD)
    20. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)

  • İklim Değişikliği Eylem Planı (İDEP) hangi amaçla hazırlanmıştır, hangi yılları kapsamaktadır?

    İDEP’in genel amacı, sera gazı emisyonlarını sınırlandırmaya yönelik ulusal koşullara uygun eylemler belirleyerek iklim değişikliği ile mücadele edilmesi, iklim değişikliğinin etkilerinin yönetilerek dayanıklılığın artırılması ve böylece Türkiye’de iklim değişikliği ile mücadele ve uyumun teşvik edilmesidir. Plan 2011-2023 yıllarını kapsamaktadır.

  • İDEP’te hangi sektörler yer almaktadır?

    Kyoto Protokolü’nün Ek-A listesinde yer alan sektörler ile BMİDÇS’nin İklim Değişikliği Ulusal Bildirim raporlama formatında yer alan sektörler esas alınarak oluşturulan İDEP’te Enerji, Binalar, Ulaştırma, Sanayi, Atık, Tarım, Arazi Kullanımı ve Ormancılık, Sektörler Arası Ortak Konular ve Uyum başlıkları altında hedef ve eylemler bulunmaktadır.

  • İklim değişikliği ile mücadeleye yönelik ne gibi projeler yürütülmektedir?

    İklim değişikliği ile mücadele odak noktası olarak Bakanlığımız pek çok proje yürütmektedir. Yürütülen projelere ilişkin bilgilere http://www.csb.gov.tr/projeler/iklim/ adresinden ulaşılabilir.

  • Ülkemizde sanayiden kaynaklı sera gazı emisyonları izlenmekte midir?

    Evet. Bakanlığımız tarafından hazırlanan 17 Mayıs 2014 tarih ve 29003 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan "Sera Gazlarının Takibi Hakkında Yönetmelik" uyarınca 2016 yılı itibariyle raporlama yükümlülüğü başlayacaktır.

  • Sera Gazı Raporlama Uygulaması açık mıdır?

    "Sera Gazlarının Takibi Hakkında Yönetmelik" kapsamında www.online.cevre.gov.tr altında yer alan sera gazı raporlama uygulaması sera gazı izleme planı sunmak için sürekli açık olacaktır. Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

  • Türkiye karbon piyasası mekanizmalarından (emisyon ticareti) faydalanmakta mıdır?

    Türkiye’nin Kyoto Protokolü kapsamında herhangi bir sera gazı azaltım taahhüdü bulunmadığından Kyoto Protokolü altındaki emisyon ticaretine konu olan esneklik mekanizmalarından faydalanamamaktadır. Türkiye, her ne kadar Kyoto Protokolü’nün esneklik mekanizmalarından yararlanamıyorsa da; bu mekanizmalardan bağımsız olarak işleyen, çevresel ve sosyal sorumluluk ilkesi çerçevesinde kurulmuş Gönüllü Karbon Piyasası’na yönelik projeler 2005 yılından beri geliştirilmekte ve uygulanmaktadır. Şuan Gönüllü piyasalarda işlem gören toplam 308 proje bulunmaktadır ve bunların %42’si hidroelektrik ve %39’u Rüzgar projesidir.

  • Türkiye’nin sera gazı emisyonlarındaki en büyük pay hangi sektöre aittir?

    Enerji Sektörü

  • Türkiye’nin sera gazı envanteri hangi kurum tarafından derlenmektedir?

    Türkiye İstatistik Kurumu

  • Karbon ayak izi nedir?

    Bu konuda bir düzenleme var mıdır? Bir kurum, kişi, etkinlik veya ürün tarafından salınan toplam sera gazı “karbon ayak izi olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir ifadeyle; Karbon Ayak izi birim karbondioksit cinsinden ölçülen, üretilen sera gazı miktarı açısından insan faaliyetlerinin (ulaşım, ısınma, elektrik tüketimi, satın alınan ürünler vb…) çevreye verdiği zararın ölçüsüdür. Bu konuda Bakanlığımız düzenlemesi bulunmamaktadır. Tamamen gönüllülük esastır. Kurumsal karbon ayak izini hesaplamak isteyen kuruluş GHG Protocol, PAS 2060 ve ISO 14064 uluslararası standartlarından herhangi birini kullanabilir.

  • İklim değişikliği ile ülkemizi ve dünyayı bekleyen tehlikeler neler olacak? Ne gibi sorunlar yaşayacağız?

    İklim değişikliği, sosyal ve ekonomik sektörler ile canlı yaşamı ile doğrudan ilişkili su kaynakları, doğal afet, biyolojik çeşitlilik, ekosistem hizmetleri ve halk sağlığı gibi alanları etkilemektedir. Bu çerçevede,

    Yağış rejiminin değişmesi ile su sıkıntısı yaşanması ve/veya sellerin meydana gelmesi,
    Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı bölgelerinin özellikle deltaların zarar görmesi,
    Sıcaklık artışı ile çölleşmenin artması,
    Yaz aylarında yağış miktarının azalması, tarımda su tüketiminin giderek artması, yüzey sularının kaybedilmesi,
    Su, toprak gibi doğal kaynaklara dayanan tarımsal yapı ve ürün deseninin etkilenmesi, artan sıcaklıklar nedeniyle bitkisel üretim dönemlerinin değişmesine bağlı olarak gıda güvenliğinin olumsuz etkilenmesi,
    Hassas ekosistemlerin ve türlerin yok olması,
    Orman yangınlarının sıklığı ve kar yağış ve erime dönemlerinin değişimi nedeniyle doğal afetlerin artması,
    Doğaya dayalı tarım ve hayvancılık gibi sektörlerde çalışan kesimlerin geçim kaynaklarının tehdit altına girmesi ve buna bağlı olarak kırsaldan kente göçün artması,
    Suyun sanayide yoğun olarak kullanılması sebebiyle, sanayi sektörü ve dolayısı ile ekonomik kalkınma sürecinin olumsuz etkilenmesi beklenmektedir.

  • Etkilenebilirlik nedir?

    Bir sistemin, iklim değişkenlikleri ve aşırılıkları da dahil olmak üzere iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine ne dereceye kadar hassas olduğu veya bunlarla baş edebilme kapasitesidir. Etkilenebilirlik, bir sistemin maruz kaldığı iklim Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. Değişkenliğinin karakterinin, büyüklüğünün ve oranının, sistemin hassasiyetinin ve uyum kapasitesinin bir fonksiyonudur.
     

  • İklim değişikliğine uyum nedir?

    İklim değişikliğinin etkileriyle mücadele etmek, fayda sağlamak ve etkileri yönetebilmek için stratejilerin güçlendirilmesi, geliştirilmesi ve uygulanması sürecidir.

  • İklim değişikliğine uyum sağlamak neden gereklidir?

    İklim değişikliğine sebep olan emisyonlar azaltılsa ya da sonlandırılsa bile atmosferde kalan sera gazları, iklim olaylarını değiştirmeye devam edecektir. İklim değişikliği bir kalkınma sorunudur. Bu nedenle, ekonomik, sosyal ve çevresel etkileri ve riskleri en aza indirmek için iklim değişikliğine uyum sağlamak gerekmektedir.

  • Ulusal Uyum Stratejisi Nedir?

    Uyum etkinliklerinin eşgüdümüne katkıda bulunmak amacıyla hazırlanan; ülkelere özgü etkilerin saptanması, farklı kurumların ve idari araçların devreye sokulmasının yanı sıra, iş dünyası ve sivil toplum aktörlerinin de geniş katılımıyla ulusal, yerel ve bölgesel düzeyde iklim değişikliğine uyum faaliyetlerini içeren ve yönlendiren politika belgesidir.

  • Türkiye’nin İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi ve Eylem Planı ne zaman yayınlanmıştır ve hangi sektörleri içermektedir?

    2012 yılında yayınlanan İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi ve Eylem Planı su kaynakları yönetimi, tarım sektörü ve gıda güvencesi, afet risk yönetimi, ekosistem hizmetleri, biyolojik çeşitlilik ve ormancılık ve insan sağlığı sektörlerini içermektedir.

  • Uyum stratejilerinin başarısı nelere bağlıdır?

    İklim değişikliğinin etkilerinin zamanında öngörülmesine, mevcut plan ve stratejilerin iklim değişikliğinin etkilerini de göz önüne alacak şekilde güncellenebilmesine, toplumların kendilerini koruyacak önlemleri ve planları hayata geçirebilmelerine ve toplumun bilinçlenmesine bağlıdır.

  • Koku Oluşturan Emisyonların Kontrolü Hakkında Yönetmelikte bahsedilen asgari mesafe şartı nasıl uygulanır?

    Asgari mesafe şartı yeni kurulacak tesisler ile ilgili koku emisyonu şikâyetlerini azaltmaya yönelik bir koku azaltım tedbiridir. Örneğin, Kesimhanelerde yeni tesisler için mevcut veya planlanmış en yakın yerleşim alanına uzaklığının en az 500 m olması gerekir. Kümesler ve ahırlar için yeni tesislerin yerleşim alanına olan asgari uzaklığı, yönetmelikte yer alan Asgari Mesafe Eğrisi grafiğinden belirlenen değerin altında olamaz. Eğer yüksek kokulu atık gaz filtre edilerek koku problemi gideriliyorsa, asgari uzaklık belirlenen değerin altında olabilir.

  • Gürültü nedir?

    Gürültüyü, “hoşa gitmeyen, istenmeyen, rahatsız edici ses” olarak tanımlayabiliriz. Ses, nesnel bir kavramdır. Yani ölçülebilir ve varlığı kişiye bağlı olarak değişmez. Gürültü ise öznel bir kavramdır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere bir sesin gürültü olarak nitelenip nitelenmemesi kişilere bağlı olarak değişebilir. Kimilerinin severek ve eğlenerek dinlediği müzik diğerlerini rahatsız edebilir.

    Gürültü Değerlendirme Ölçüsü, ses basıncı seviyesine dayanan desibel (dB)’dir.

    Gürültü seviyesinin ölçüsü, kullanılan ağırlık eğrisine göre dBA ya da dBC’dir.

    İnsan kulağının frekansa bağlı olarak sese olan duyarlılığını en iyi A ağırlık eğrisi temsil eder. Bu nedenle genelde dBA olarak ölçülmektedir.

    Darbe gürültüsünün ölçüm ve değerlendirilmesinde ise C ağırlık eğrisi kullanılmaktadır. dBC olarak ölçülmektedir.

    Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği’nde çevresel gürültü; ulaşım araçları, kara yolu trafiği, demir yolu trafiği, hava yolu trafiği, deniz yolu trafiği, açık alanda kullanılan teçhizat, şantiye alanları, sanayi tesisleri, atölye, imalathane, işyerleri ve benzeri ile rekreasyon ve eğlence yerlerinden çevreye yayılan gürültü dâhil olmak üzere, insan faaliyetleri neticesinde oluşan zararlı veya istenmeyen açık hava sesleri olarak tanımlanmaktadır.

  • Yeni tebliğe göre ozon tabakasına zarar veren gazlar içermediğine dair belge alınması gerekiyor. Bu belge başvurusu için neler gerekli ve nereye başvuru yapılacak?

    28 Temmuz 2017 tarihli ve 30137sayılı Resmi Gazete ile  “Ozon Tabakasını İncelten Maddelere İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” yayımlanmış olup bahse konu yönetmelik ile İthalat aşamasından Bakanlığımız tarafından verilen ithalat uygunluk yazı kaldırılmıştır. Öte yandan Ekonomi Bakanlığı tarafından yayımlanan İthalat Tebliğinde değişiklik yapılması çalışmaları devam etmektedir.