SIKÇA SORULAN SORULAR

  • Atık Yönetimi

  • Atık Yönetimi

     Sıkça Sorulan Sorular (Atık Yönetimi)

    1 - Nasıl geri dönüsüm yapılır?
    Her birey ihtiyaçlarını karsılamak üzere her gün birçok farklı ürün satın alır. Alınan bu
    ürünler çogu zaman, daha saglıklı ve korunaklı muhafaza edilmek üzere ambalajlanmaktadır.
    Ambalaj atıklarını, diger atıklardan ayrı sekilde biriktirmek sureti ile tekrar geri dönüsüme
    sevk edilebiliriz. Satın aldıgımız ürünlerin ambalajlarını evlerimizde ayrı birer torbada
    biriktirerek, ilk adımı atmıs oluruz. Biriktirdigimiz ambalaj atıklarını, evimize en yakın
    ambalaj atıgı konteynerine atarak geri dönüsümü baslatırız. Eger oturdugunuz belediye
    sınırları içerisinde ambalaj atıgı konteyneri yoksa belediyenize bu konuda basvurmalısınız.
    2 - Ambalaj atıklarımı nasıl biriktirecegim? Biriktirdikten sonra ne yapacagım?
    Evde, isyerlerinizde, alısverislerinizde kullandıgınız ürünlerin ambalajlarını ayrı sekilde
    biriktirebilirsiniz. Evinizde iseniz ambalaj atıklarınızı, diger çöplerinizden farklı olarak mavi
    renkteki çöp torbalarında biriktirmelisiniz. Apartman görevlisine bu sekilde teslim etmeniz
    geri dönüsümün ilk adımı olarak yeterli olacaktır. Ayrı olarak biriktirdiginiz ambalajlarınızı
    ister belediyeniz tarafından temin edilmis geri dönüsüm konteynerlerine de bırakabilir, is
    yerinizde veya okulunuzda geri dönüsüm kutuları var ise bu noktalara da atıklarınızı
    atabilirsiniz. Bu konteynerler belediyeniz tarafından düzenli olarak toplatılmak zorundadır.
    3 - Ambalaj atıklarımı ayrı olarak biriktiriyorum ancak belediye tarafından
    toplanmıyor, ne yapmalıyım?
    Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeligi kapsamında il, ilçe ve ilk kademe belediyeleri,
    ambalaj atıklarınızın ayrı toplanması konusunda yönetim planı hazırlamak ve atıklarınızı
    toplamak veya toplattırmak ile yükümlüdür. Belediyenizin bu yönde bir çalısması var ancak
    atıklarınız toplanmıyor ise belediyenize basvurarak hangi gün ve saatlerde mahallenizde
    atıkların toplandıgına dair bilgi almanız gerekmektedir.
    4 - Belediyemizden geri dönüsüm kumbaralarından apartmanımıza, mahallemize,
    okulumuza istiyoruz, ne yapmalıyız?
    Tüm geri dönüsüm kumbara taleplerinizi öncelikle belediyenize bildirmelisiniz. Belediyelerin
    hazırlamıs oldu ambalaj atık yönetim planları kapsamında kumbaralar yerlestirilmektedir.
    5 - Atık pillerimi nereye verebilirim?
    Atık pillerin kaynakta ayrı toplanması konusunda Bakanlıgımız tarafından yetkilendirilen ve
    Türkiye’de atık pil konusunda tek yetkili kurulus olan Tasınabilir Pil Üreticileri ve
    thalatçıları Dernegi (TAP) 2004 yılından beri atık pil toplama çalısmalarını Bakanlıgımız
    koordinasyonunda yürütmektedir. http://www.tap.org.tr/atik_pil_toplama_noktalari_nerede-
    123.html adresinden size en yakın pil toplama noktasını bulabilirsiniz. PTT Subeleri, okullar,
    üniversiteler, organize sanayi bölgeleri, muhtarlıklar, camiler, marketlerde (BM, TESCO,
    KPA, CARREFOUR, MGROS, METRO GROSMARKET, TEKNOSA, KOÇTAS,
    PRAKTKER gibi) atık pil toplama noktaları bulunmaktadır.
    6 - Bitkisel atık yagları nereye verebilirim?
    Yagı kesinlikle lavaboya dökmüyoruz. Lavabo ve kanalizasyon borularının tıkanmasına
    neden olur, atıksular eristikleri deniz ve nehirlerde suyun hava almasını engelleyecek yag
    filmi ile suyun yüzeyinin kaplanmasına neden olur. Bu balıkların ölmesine neden olur. Ayrıca
    su ortamındaki balıkların avlandıktan sonra yenirken tadını bozar. Atıksu arıtma tesisinde
    yagın giderilmesi biraz daha güçtür. Dolayısıyla, atık yaglarımızı katiyetle lavabodan
    dökmüyoruz. Bunu toplayan kuruluslara veriyoruz. Toplayan firmalar bu yaglardan biyodizel
    elde ediyorlar. Bu yolla petrol kaynaklarımızın kısmen korunmasını saglıyoruz ve atmosferik
    ısınması da engellemis oluyoruz. Atık yag toplayan firmalar Çevre ve Sehircilik Bakanlıgı
    tarafından yetkilendiriliyor.
    Lisanslı geri kazanım tesislerin listesini http://www.csb.gov.tr/gm/ced/ baglantısından
    indirebilirsiniz. Size en yakın olan kurulusla temasa geçip, atık yaglarınızı vermek için
    organizasyona dahil olabilirsiniz:
    7 - Atık Elektrikli ve Elektronik Esyalarımı (AEEE) nereye verebilirim?
    Kullandıgınız elektrikli ve elektronik esyalar atık haline geldiginde bunları belediyelerin
    kuracakları atık getirme merkezlerine, üreticiler ve lisanslı isleme tesisleri tarafından
    kurulacak aktarma merkezlerine veya yeni bir elektrikli ve elektronik esya satın aldıgınızda
    talep etmeniz halinde benzer özellikteki eski elektrikli ve elektronik esya atıgınızı elektrik ve
    elektronik esya bayilerine veyadagıtıcılarına hiçbir ücret ödemeden verebilirsiniz.
    8 - Aracımı hurdaya ayırmak istiyorum ne yapabilirim?
    M1, N1 kategorisindeki hurda araçlar için 81 ilde araç sahiplerinin rahatça ulasabilecegi,
    araçlarını teslim edebilecekleri ve hurdaya ayırabilecekleri Teslim Yerleri olusturulmustur.
    Bakanlıgımız ve Emniyet Genel Müdürlügü isbirligi ile olusturulan “ÖTA Veri Sistem” adlı
    çevrim içi veri paylasım sistemi ile lisanslı tesislere teslim edilmeyen ömrünü tamamlamıs
    araçların Emniyet Müdürlügünce hurdaya ayrılması engellenmistir. ÖTA teslim yerleri
    listesini http://www.csb.gov.tr/gm/cygm/ baglantısından indirebilirsiniz.
    9 - Atıkları yurtdısına göndermek yasal mı?
    Atıkların yurtdısına ihracının kuralları Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeligi'nce
    belirlenmistir, yani yasaldır.
    10 - Notifikasyon (Ön Bildirim) nedir?
    Notifikasyon atıgın yurtdısına ihracı için gereken izin belgesidir. Bu belge atıgın ihraç
    edilmesi sürecinde gerekli olup atıgı üreten firma bilgileri, bertaraf edici firma bilgileri,
    tasıyıcı firma bilgileri, atıgın hangi gümrüklerden giris çıkıs yapacagı, ithalatçı ve ihracatçı
    ülkelerin ve varsa transit geçilecek olan ülkelerin onayları gibi izinleri kapsar. Ayrıca atıgın
    miktarı ve kaç seferde sevk edilecegi bu belgede bildirilir. Notifikasyon onayı tek seferlik
    çıkartılabilecegi gibi yıllık olarak ta çıkartılabilmektedir. Notifikasyon formu Tehlikeli
    atıkların kontrolü yönetmeligi Ek 10- da yer almaktadır.
    11 - Satıs noktaları ambalaj atıklarını belediyenin sistemine vermek zorunda mıdır?
    Getirme merkezlerinin teknik ve idari detayları nelerdir?
    Getirme Merkezi tebligi 31.12.2014 tarihinde yayınlanmıstır. Satıs noktaları istemeleri
    durumunda üçüncü sınıf getirme merkezi kurabilirler.
    Ayrıca, Danıstay 14. Dairesinin 2011/16069 esasına kayden açılan davada Yönetmeligin
    5’inci maddesinin 1’inci fıkrasının (d) bendi ile 23’üncü maddesinin 3, 4, 5 ve 6’ncı
    fıkralarında yer alan “bedelsiz sartı aranmaksızın” ibaresinin iptal kararı verilmis olup, temyiz
    sonucunda yeni bir karar verilinceye kadar, karar icaplarına uygun olarak ambalaj atık
    üreticilerinin ambalaj atıklarını belediyenin toplama sistemine veya toplama/ayırma tesisine
    bedelsiz olarak vermesinin saglanması gerekmektedir.
    12 - Belgelendirmeler “atık ambalaj sistemine” nasıl bildirilecektir?
    Belgelendirme faaliyeti elektronik yazılım programı üzerinden gerçeklestirilmektedir.
    13 - Metal ambalaj atıkları için belgelendirme yükümlülügünde lisans sartı var mıdır?
    Metal ambalaj olarak çelik/teneke ve alüminyum ambalajlar kullanılmaktadır. Metal ambalaj
    atıklarının belgelendirilebilmesi için 31.12.2014 tarihine kadar metal ambalaj atıklarında
    lisans/geçici faaliyet belgeli olma sartı aranmamaktadır. 01.01.2015 tarihinden itibaren metal
    ambalaj atıklarının belgelendirmesinin yapılabilmesi için lisanslı geri dönüsüm tesisine
    gitmesi gerekmektedir.
    14 - Alısveris posetleri ambalaj mıdır?
    Yönetmeligin EK-1 inde ambalaj tanımına iliskin örnekler verilmistir. Bu örneklere göre
    alısveris posetleri ambalaj olarak tanımlanmamaktadır. Ancak, Yönetmelikte alısveris
    posetleri ile ilgili düzenlemeler bulunmaktadır. Ambalajlı ürünlerin satısını yapan 200
    m2’denbüyük kapalı alana sahip satıs noktaları, poset kullanımını en aza indirecek tedbirleri
    almak veyapılan çalısmaları Çevre ve Sehircilik l Müdürlüklerine göndermekle
    yükümlüdürler.
    15 - Çevre lisansı almak isteyen isletmelerin ambalaj atıgı yönetim planına dahil
    olmaları bir zorunluluk mudur?
    2011 tarihli Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeligi ile çevre lisansı almakisteyen
    isletmelerin “ambalaj atıgı yönetim planına uygunluk yazısı” zorunlulugukaldırılmıstır.
    Bunun yerine “Ambalaj Atıgı Veri Giris Sistemi l Müdürlügü Onay Yazısı” istenmektedir.
    Ambalaj atıgı yönetim planı uygunluk yazısının istenmemesi ambalajatıgı toplama ayırma
    tesislerinin belediyelerde ayrı toplama çalısmalarını yürütmeyecegianlamını tasımamaktadır.
    Belediyelerde yürütülen ambalaj atıklarının kaynagında ayrıtoplama çalısmaları çevre
    lisanslı/geçici çalısma ambalaj atıgı toplama ayırma tesisleriyleyürütülmesi bir zorunluluk
    olarak devam etmektedir.
    16 - Tıbbi atıklarla, tehlikeli atıklarla ve atık yaglarla kontamine olmus ambalaj
    atıklarının bildirimi yapılacak mıdır? Hangi tarihte yapılacaktır?
    24.08.2011 tarihli Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeligi ile Tıbbi Atıkların Kontrolü
    Yönetmeligi, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeligi ve Atık Yagların
    KontrolüYönetmeligi kapsamında bertarafı tanımlanan ambalajlara da bildirim zorunlulugu
    getirilmisolup, bu tür ürünleri ambalajlı olarak piyasaya süren isletmeler ürünlerinin
    ambalajlarına iliskin bildirimlerini 2013 yılı Subat ayının sonuna kadar yapılacaklardır. 2013
    yılında 2012yılında piyasaya sürdügü ürünlerin ambalaj miktarları bildirilecektir. Ancak tıbbi
    atık,tehlikeli atık ve atık yaglarla kontamine olmus ambalaj atıklarının belgeleme
    yükümlülügü bulunmamaktadır. Bu ambalajların bertarafı ilgili mevzuatları kapsamında
    yapılacaktır.
    17 - Belgeleme muafiyeti her ambalaj türü için ayrı ayrı 3000 kg sınırını saglamalı
    mıdır?
    Piyasaya süren isletmeler farklı ambalaj malzemeleri kullanmaktadırlar. Piyasaya sürülen
    malzeme cinsine bakılmaksızın toplam ambalaj miktarı esas alınmaktadır. Ancak, ihraç
    edilen, ahsap ve tekstil ambalaj atıklarının toplama hedefi bulunmadıgından, bu ambalajlar
    toplam miktara dâhil edilmemektedir. Elektronik yazılım programı da bu kapsamda
    hesaplama yapmakta ve muaf olarak göstermektedir.
    18 - Yönetmelikte yeni bir kavram olarak sanayi isletmesi tanımı getirilmistir. Bu
    kapsamda sanayici nasıl belirlenecektir?
    Sanayi Sicil Kanununda tanımlanan ve sanayi sicil belgesi bulunan isletmeler sanayi isletmesi
    olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca çevre lisanslı ambalaj atıgı toplama ayırmave geri dönüsüm
    tesisleri ambalaj atıklarını aldıkları sanayi isletmelerinin sanayi sicilnumaralarını “atık
    ambalaj elektronik yazılım programına” http://atikambalaj.cevre.gov.tr adresini kullanarak
    girmeleri gerekmektedir. Sanayi sicil belgesi bulunan sanayi isletmeleriolusan ambalaj
    atıklarını çevre lisanslı/geçicifaaliyet belgeli toplama ayırma tesisine veya belediyenin
    toplama sistemine verilmesigerekmektedir.
    19 - Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeligi kapsamında kod ve sifre alacak mıyım?
    Herhangi bir ambalaj üretimi yapılması, ambalajın ithal veya ihraç edilmesi, ürünlerin
    ambalajlı olarak satısa sunulması, fason üretim yapılması durumunda bulundukları ilin Çevre
    ve Sehircilik l Müdürlügünden bildirim yapmak için kod numarası ve sifre alınması bir
    zorunluluktur.
    20 - Belgeleme sorumlulugumu yerine getirmek için lisanslı veya geçici çalısma izni olan
    toplama ayırma tesisleri ile anlasabilir miyim?
    2012 yılı itibarıyla ürününü ambalajlı olarak piyasa sürenler belgeleme sorumlulugunu yerine
    getirmek için depozito uygulaması, belediyeler ile sözlesme yapmak ve/veya yetkilendirilmis
    kurulusa üye olma yöntemlerinde birini tercih etmelidirler. Piyasaya süren isletmeler
    tarafından dogrudan toplama ayırma tesisleri ile belgeleme sözlesmesi yapılamazlar.
    21 - Ahsap ambalaj malzemesinde belgeleme sorumlulugu var mıdır?
    24.08.2011 tarih ve 28035 sayılı Resmi Gazete ile yürürlüge giren Ambalaj Atıklarının
    Kontrolü Yönetmeliginde 2013 yılı itibarı ile ahsap ambalaj malzemesi için geri kazanım
    hedefi getirilmistir. Dolayısıyla 2013 yılından itibaren belgeleme sorumlulugu bulunmaktadır.
    22 - Müracaat formlarını nasıl göndermeliyim?
    Ambalaj bildirimlerini içeren müracaat formları il müdürlüklerimizden alınan kod ve sifreler
    ile elektronik yazılım programı üzerinden her yıl subat ayı sonuna kadar, bir önceki yılın satıs
    rakamlarını içerecek sekilde gönderilmesi gerekmektedir. Bildirimleri posta ile
    gönderilmesine gerek yoktur.
    23 - Yönetmelikte tanımlanan usul ve esaslar ne zaman yayımlanacaktır?
    Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliginde yer alan yetkilendirilecek kuruluslarda
    aranacak kurumsal, teknik ve mali özellikler ile buna iliskin usul ve esasları, belgelendirme
    dosyalarında bulunması gereken bilgi ve belgeler ile belgelendirme dosyalarının
    hazırlanmasında dikkat edilecek hususlara ait usul ve esasları, ambalaj atıkları yönetim
    planının hazırlanmasına, uygulanmasına ve izlenmesine iliskin usul ve esaslar 22 Ekim 2012
    tarihi itibarı ile Çevre Yönetimi Genel Müdürlügü internet sayfasında yayınlanmaktadır.
    24 - Tıbbi atıklarla, tehlikeli atıklarla ve atık yaglarla kontamine olmus ambalaj
    atıklarının bildirimi yapılacak mıdır? Hangi tarihte yapılacaktır?
    24.08.2011 tarihli Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeligi ile Tıbbi Atıkların Kontrolü
    Yönetmeligi, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeligi ve Atık Yagların Kontrolü
    Yönetmeligi kapsamında bertarafı tanımlanan ambalajlara da bildirim zorunlulugu getirilmis
    olup, bu tür ürünleri ambalajlı olarak piyasaya süren isletmeler ürünlerinin ambalajlarına
    iliskin bildirimlerini 2013 yılı Subat ayının sonuna kadar yapılacaklardır. 2013 yılında 2012
    yılında piyasaya sürdügü ürünlerin ambalaj miktarları bildirilecektir. Ancak tıbbi atık,
    tehlikeli atık ve atık yaglarla kontamine olmus ambalaj atıklarının belgeleme yükümlülügü
    bulunmamaktadır. Bu ambalajların bertarafı ilgili mevzuatları kapsamında yapılacaktır.
    25 - Belediyeler ambalaj atıkları elektronik yazılım programı için kod numarası ve
    sifrelerini nasıl alacaklar?
    Belediye tarafından http://online.cevre.gov.tr adresinden kullanıcı kodu ve sifre için bilgi
    girisinde bulunulması, Çevre ve Sehircilik l Müdürlügünden yazılı olarak kullanıcı kodu ve
    sifre talep etmesi gerekmektedir.
    26 - Serbest bölgelerde olusan ambalaj atıkları yönetimi nasıl olmalıdır?
    Yönetmelikte serbest bölgelerde olusan ambalaj atıklarının yönetimi hususunda hükümler yer
    almadıgından ambalaj atıgı toplama ayırma tesislerinin serbest bölgelerde bulunan subeleri
    aktarma merkezi olarak adlandırılmamaktadır. Ayrıca belediyelerin ambalaj atıgı yönetim
    sistemi dısında degerlendirilmektedir. Bu kapsamda serbest bölgelerde olusan ambalaj
    atıklarının bölge dısına çıkarılmasına Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeligi kapsamında
    olusturulacak komisyon tarafından karar verilmesi ve (2012/3) sayılı Çevrenin Korunması
    Yönünden Kontrol Altında Tutulan Atıkların thalatına Dair Dıs Ticarette Standardizasyon
    Tebliginin 10 uncu maddesi kapsamında atıgın özelligine göre Bakanlıgımızca ilgili
    yönetmelikler geregince verilmis olan toplama, ayırma, geri dönüsüm, geri kazanım, ara
    depolama, bertaraf tesisi lisansı, geçici faaliyet belgesi, çevre izin ve lisans belgesi veya çevre
    lisansına sahip isletmelere verilmesi gerekmektedir.
    27 - Kod numarası ve sifremi yeni aldım hangi yıllara ait olan bildirimleri doldurmam
    gerek?
    Ambalaj Elektronik Yazılım Programına kaydolunan yıl dahil olmak üzere bildirimde
    bulunmadıgı yıllarıda kapsayacak sekilde doldurmak ve o yıllara ait belgeleme
    sorumlulugunu yerine getirmek yükümlülügü yer almaktadır.
    28 - Tehlikeli Atık Beyan Formu doldurulması zorunlu mudur?
    Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeligi geregince, Atık Yönetimi Genel Esaslarına liskin
    Yönetmelik EK-4’te yer alan tehlikeli atıklar için zorunludur.
    29 - 2014 yılı beyanları için TABS ne zaman kullanıma açılacak?
    2014 yılına ait tehlikeli atık bildirimleri için sistem 01.01.2015 günü kullanıma açılacak olup,
    3 ay süre ile açık tutulacaktır.
    30 - Doldurulan formlar l Çevre ve Sehircilik Müdürlüklerine posta ile gönderilecek
    mi?
    Sistem girisleri Bakanlıgımız ve l Müdürlüklerince anında görüntülenebildigi için posta yolu
    ile herhangi bir belge gönderilmesi gerekmemektedir. Çevre ve Sehircilik l Müdürlükleri
    sisteme giris yapan veya 3 aylık süre sonunda hala giris yapmayan firmaları sistem üzerinden
    takip edebilmektedirler. Ancak, atık üreticisi beyan islemini bitirdikten sonra “beyan
    bilgilerini” yazdırmak ve bu belgeyi bes yıl süre ile saklamak zorundadır. Bakanlıgımızca
    yapılacak denetimlerde bu nüsha ibraz edilmek zorundadır.
    31 - Atık Üreticisi Tehlikeli Atık Beyan Sistemi (TABS)’ne nasıl giris yapacak?
    Tehlikeli Atık Üreticilerinin http://online.cevre.gov.tr adresini kullanarak aldıgı Kullanıcı Adı
    ve Parola kullanılarak aynı adresten TABS uygulaması seçilerek giris yapılabilecektir.
    32 - Kullanıcı adı ve parolası bulunmayan firmalar ne yapacak?
    Kullanıcı adı ve Parolası bulunmayan firmalar http://online.cevre.gov.tr adresinden çevrimiçi
    basvuru yaparak kullanıcı adı ve sifresi temin edecektir. Firmaya baglı tesislerin tanımlanması
    kullanıcı adı ve parolaların belirlenmesi çevrimiçi sistemde yapılacaktır. Buna iliskin
    kullanım kılavuzları aynı web adresinde yayınlanmaktadır.
    33 - TABS a iliskin Kullanım Kılavuzu var mı?
    Sistemin kullanımının nasıl olacagına iliskin olarak hazırlanmıs detaylı “Kullanım Kılavuzu”
    Bakanlıgımız http://www.cygm.gov.tr adresinde yayınlanmaktadır.
    34 - Tıbbi atıklar için bu sistem kullanılacak mı?
    2013 yılı Ocak ayı itibariyle tıbbi atıklarda TABS ile bildirilmeye baslanmıstır. Bu dogrultuda
    tıbbi atık üreticileri de sistemi kullanacaklardır. Ayrıca tıbbi atık üreticileri 2014 yılında
    olusan tıbbi atıkları ile birlikte varsa diger tehlikeli atıklarını da bildirmekle yükümlüdürler.
    35 - Atık yaglar, Atık Pil ve Akümülatör ve Bitkisel Atık Yaglar için bu sistem
    kullanılacak mı?
    Akü satıs noktaları ve akü geçici depolama alanları hariç olmak üzere, atık pil ve aküler, atık
    yaglar ve kullanılmıs kızartmalık yaglar beyan edilecektir.
    36 - Tehlikeli atıgım yok diyenler firmalar da sisteme giris yapacaklar mı?
    Tehlikeli atıgım yok diyen firmalar giris yapacak, sadece firma bilgileri kısmı doldurulacaktır.
    37 - syeri kapatılmıs veya geçici süre ile faaliyeti durdurulmus olan firmaların da
    sisteme giris yapılması gerekiyor mu?
    2014 yılı içerisinde bir süre çalısmıs, kapatılmıs veya faaliyeti bir süreligine durdurulmus olan
    firmalar, 2014 yılına ait tehlikeli atıkları var ise beyan etmek zorundadır.
    38 - Flakonlar tıbbi atık mıdır?
    Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeligi’nde kullanma süresi dolmus veya artık kullanılmayan,
    ambalajı bozulmus, dökülmüs ve kontamine olmus ilaçlar, asılar, serumlar ve diger
    farmasötik ürünler ve bunların artıklarını ihtiva eden kullanılmıs eldivenler, hortumlar, siseler
    ve kutuları farmasötik atık olarak tanımlanmaktadır. Farmasotik atık ise Yönetmeligin Ek 2
    Saglık Kuruluslarından kaynaklanan atıkların sınıflandırılması tablosuna göre tehlikeli
    atıklar sınıfına girmektedir. Bununla birlikte, Atık Yönetimi Genel Esaslarına liskin
    Yönetmeligin Ek-IV atık listesinde 150110* atık kodu, Tehlikeli maddelerin kalıntılarını
    içeren ya da tehlikeli maddelerle kontamine olmus ambalajlar olarak tanımlanmaktadır. Bu
    kapsamda kontamine olmus flakon cam ambalajlar, muhtemel tehlikeli atık olarak kabul
    edildiginden Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeligi hükümlerince toplanıp bertarafının
    saglanması uygun görülmektedir.
    39 - Serum siseleri tıbbi atık mıdır?
    Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeligi'nin 12’nci maddesine göre kagıt, karton, plastik ve
    metal ambalaj atıkları, kontamine olmamaları sartıyla diger atıklardan ayrı olarak mavi renkli
    plastik torbalarda toplanırlar. Serum ve ilaç siseleri gibi cam ambalaj atıkları ise yine
    kontamine olmamaları sartıyla cam ambalaj kumbaralarında, kumbara olmaması halinde ise
    diger ambalaj atıkları ile birlikte mavi renkli plastik torbalarda toplanırlar. Kullanılmıs serum
    siseleri ayrı toplanmadan önce, uçlarındaki lastik, hortum, igne gibi hasta ile temas eden
    kontamine olmus materyallerden ayrılır. Kontamine materyaller diger tıbbi atıklar ile birlikte
    toplanır. Toplanan ambalaj atıklarının, Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeligi hükümleri
    dogrultusunda geri kazanılmaları saglanır.
    40 - Hastaneler tıbbi atık sterilizasyon veya yakma tesisi kurabilirler mi?
    Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeligi’nin 33’üncü maddesine göre Üniteler tarafından
    münferit yakma tesisleri kurulamaz ve isletilemez. 46’ncı maddesine göre ise Üniteler
    tarafından münferit sterilizasyon tesisleri kurulamaz ve isletilemez.
    41 - Tıbbi atıkları bertaraf etme yükümlülügü kimindir?
    Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeligi’nin 9 uncu maddesine göre Belediyeler Tıbbi atıkları
    geçici atık depolarından alarak bertaraf sahasına tasımak/tasıttırmakla, tıbbi atık
    bertaraf/sterilizasyon tesislerini kurmak/kurdurmak, isletmek/islettirmekle, yükümlüdürler.
    42 - Hastaneler tıbbi atıklar için atık yönetim planı hazırlayacak mı?
    Evet. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeligi’nin 8 inci maddesinin (b) bendine göre, Tıbbi atık
    üreticileri, atıkların ayrı toplanması, tasınması ve geçici depolanması ile bir kaza anında
    alınacak tedbirleri içeren ünite içi atık yönetim planını hazırlamak ve uygulamakla
    yükümlüdürler. Ünite çi Atık Yönetim Planı Formatı Bakanlıgımız tarafından hazırlanmıstır.
    Bununla birlikte saglık kuruluslarından kaynaklanan tehlikeli ve tehlikesiz atıklara iliskin
    Endüstriyel Atık Yönetim Planının hazırlanarak onaylanmak üzere ilgili valilige (Çevre ve
    Sehircilik l Müdürlügü) gönderilmesi gerekmektedir. Ünite çi Atık Yönetim Planı Formatı
    ile Endüstriyel Atık Yönetim Planı formatına Genel Müdürlügümüz www.csb.gov.tr
    adresinde “Güncel Belgeler” sekmesi altında yer alan “Atık Yönetimi” baslıgı altından
    ulasılabilmektedir.
    43 - Tüm tıbbi atıklar üreticileri UATF kullanmak zorunda mı?
    Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliginin Ek-1'inde yer alan (a) ve (b) bölümündeki ünitelerin
    (tıbbi atık üreticileri) ürettigi tıbbi atık miktarına bakılmaksızın, tıbbi atıkların geçici atık
    depolarından bertaraf tesislerine tasınması sırasında ulusal atık tasıma formu kullanılması
    zorunludur. (c) bölümünde belirtilen ünitelerden (tıbbi atık üreticileri) kaynaklanan tıbbi
    atıkların tasınması sırasında ulusal atık tasıma formu kullanılması sartı aranamaz; ancak tıbbi
    atıkların ünitelerden alınması esnasında tıbbi atık alındı belgesi/makbuzu kullanılması
    zorunludur.
    44 - Aile Saglıgı Merkezleri tıbbi atıklarının tasınması sırasında UATF kullanmak
    zorundalar mı?
    Saglık merkezleri Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeligi’nin Ek-1’inde “Orta Miktarda Atık
    Üreten Saglık Kurulusları” olarak belirtilen (b) bölümü altında yer aldıgından, söz konusu aile
    saglıgı merkezlerinde olusan tıbbi atıkların tasınması esnasında ulusal atık tasıma formu
    kullanılması gerekmektedir.
    45 – UATF’yi nasıl temin edebilirim?
    Ulusal Atık Tasıma Formları atık üreticileri veya yetkilendirilmis kuruluslarca Çevre ve
    Sehircilik l Müdürlüklerinden ücreti mukabili temin edilir.
    46 – Tıbbi Atık Egitimini nereden alabilirim?
    Saglık kuruluslarından kaynaklanan tıbbi atıkların yönetimi ile ilgili esasları düzenleyen Tıbbi
    Atıkların Kontrolü Yönetmeligi’nin 52’nci maddesi geregince Bakanlıgımızca “Tıbbi
    Atıkların Kontrolü Yönetmeligi Egitim Programları Usul ve Esasları” belirlenmistir. Söz
    konusu egitimler, l Müdürlüklerimizin ilgili personelleri için “Egiticilerin Egitimi Programı”,
    saglık kuruluslarının ve belediyelerin ilgili personelleri için de “Yerel Egitim Programı”
    seklinde iki asamalı olarak uygulanmaktadır. Yönetmeligin uygulanmasından sorumlu saglık
    kuruluslarının, belediyelerin ve özel temizlik, tasıma ve bertaraf firmalarının personeli,
    Yönetmelik kapsamındaki yükümlülükleri hakkında yerel egitim programına tabi tutulurlar.
    Yerel Egitim Programları Çevre ve Sehircilik l Müdürlükleri tarafından düzenlenmektedir.
    Yerel egitim programlarında yer alan konularla ilgili egitimler, egiticilerin egitimi programını
    basarıyla tamamlayan l Müdürlügü personeli tarafından verilir.
    47 - Atıgım var, tehlikeli mi degil mi bilmiyorum, ne yapmalıyım?
    a) Atık listesindeki kodlar ve (A) ve (M) isaretleri ne anlama gelir?
    Atık yönetimi genel esaslarına iliskin yönetmeliginin Ek-IV de (A) isareti ile gösterilen atıklar
    konsantrasyonuna bakılmaksızın tehlikeli atık sınıfına girerken aynı listede (M) isareti ile
    gösterilmis atıklar EK-III B deki esik konsantrasyonları üzerinde bir degere sahipse muhtemel
    tehlikeli atıktır. Bu ayırımın yapılabilmesi için atıgı temsil eden numuneleri EK-III B analizi
    konusunda Bakanlıgımızca yetkilendirilmis lisanslı bir akredite çevre laboratuvarında atık
    üreticisi tarafından analizinin yaptırılması gerekmektedir.
    Ayrıca dogal karakterleri ya da olusmalarına neden olan aktiviteye baglı olarak “Atık
    Yönetimi Genel Esaslarına liskin Yönetmeligi’nin ekinde yer alan Ek-III A’daki
    özelliklerden bir veya bir kaçına sahip olmaları ve Ek-III B de verilen tehlikeli özellikleri
    göstermeleri durumunda tehlikeli atık olarak sınıflandırılır.
    b) Hangi atıklar tehlikelidir?
    MSDS (Malzeme güvenlik Bilgi Formu) raporuna göre H1 den H14 özellikleri gösteren
    atıklar tehlikeli olarak sınıflandırılır.Tehlikeli oldugu bilinen bazı atıklar: boya, vernik,
    yapıstırıcı, kozmetik atıkları, laboratuvar kimyasalları, kullanım süresi geçmis ilaçlar, boya
    fosfat çamurları, bazı arıtma çamurları, flüoresan, kondansatör, x-ısını tüpleri, basınçlı kaplar,
    kartus toner atıkları sayılabilir.
    Bununla birlikte, tehlikeli atıklar atık listesinde yıldız (*) ile isaretli atıklardır.
    c) Atıgımı sınıflandırmayı bilmiyorum, atıgıma nasıl kod verecegim?
    Atıkları sınıflandırmada kullanılmak üzere Bakanlık web sitesinde Kılavuzlar bölümü altında
    “Atıkların Sınıflandırılması Kılavuzu” bulunmaktadır. Bu kılavuz kullanılarak atıgınızı ne
    sekilde sınıflandıracagınıza iliskin detaylı bilgi alabilirsiniz. lave sorularınız için
    Bakanlıgımıza resmi basvuruda bulunabilirsiniz.
    d) Çalıstıgım alanda/sektörde hangi atıklar çıkıyor?
    Bakanlıkça yapılan sektörel çalısmalar neticesinde sektörel kılavuzlar hazırlanmıstır. Bu
    kılavuzlara Bakanlık web sitesinde yer alan Kılavuzlar bölümü altından erisebilirsiniz.
    Çalıstıgınız alan/sektöre iliskin kılavuz yer almıyor ise Bakanlıkla iletisime geçilebilir.
    48 - Atık yagım var ne yapmalıyım?
    3 tane yöntem vardır.
    Bertaraf: Atık Yönetimi Genel Esaslarına liskin Yönetmeligin Ek–2 sinde yer alan
    islemlerden herhangi birisi yapabilir.(D1-D15 arası islemler: derine enjeksiyon, yüzey
    doldurma, düzenli depolama, yakma)
    Enerji Geri Kazanımı: Atık yagların mevcut yakıta ilave edilerek lisanslı tesislerde enerji
    amaçlı kullanımını yapılabilir.
    Geçici depolama: Atık yagların üreticileri tarafından faaliyet sahası içinde geçici olarak
    muhafaza edilme islemini veya yag üreticisi tarafından atık yag üreticisi ile birlikte atık
    yagların toplanması amacıyla perakende satıs ve/veya yag degistirme yerlerinde geçici
    muhafaza etme islemini yapabilir.
    a) Atık yag üreticisinin yapması gerekenler nelerdir?
    Atık yag üretimini en az düzeye indirecek sekilde gerekli tedbirleri almakla,
    Atık yag analizlerini 15 inci maddeye uygun olarak yapmak veya yaptırmakla, atık yagları
    kategorilerine göre ayrı ayrı 18 nci maddede belirtilen sekilde geçici depolamakla,
    Tesisten kaynaklanan farklı kategorideki atık yagları birbirleriyle, PCB ve diger tehlikeli
    atıklarla karıstırmamakla, tehlikeli atıkla kirlenmis yagların bertarafı için Tehlikeli Atıkların
    Kontrolü Yönetmeligi hükümlerine uymakla,
    Atık yagların lisans almıs tasıyıcılar vasıtasıyla lisanslı isleme ve bertaraf tesislerine
    gönderilmesini saglamakla,
    Atık yagların tesis dısına tasınması durumunda Ulusal Atık Tasıma Formunu doldurmakla,
    Yönetmeligin 26’ncı maddesine göre kayıt tutmakla ve EK-2’de yer alan Atık Yag Beyan
    Formunu doldurarak takip eden bir sonraki yılın Subat ayı sonuna kadar il çevre ve orman
    müdürlügüne göndermekle,
    Atık yagların tasınmasında üretici ile isleme veya bertaraf tesisi isletmecisi arasında
    “uyusmazlık çıkması halinde”, bu uyusmazlık giderilemezseon bes gün içindeuyusmazlıgı il
    çevre ve orman müdürlügüne ve Bakanlıga bildirmekle, bu süre içinde uyusmazlıga konu olan
    atık yagları kendi depolarında muhafaza altına almakla
    b) Atık yag kategorileri nelerdir?
    Atık yagların kontrolü yönetmeligi Ek–1 e göre atık yag kategorileri ve müsaade edilen
    kirletici parametre sınır degerleri
    I. Kategori Atık Yag: Bu kategoride yer alan atık yaglardaki PCB, toplam halojen ve agır
    metal gibi kirleticiler sınır degerlerin altındadır. Bu kategorideki atık yagların öncelikle
    “rejenerasyon ve rafinasyon yolu” ile geri kazanımlarının saglanması gerekmektedir. Bu
    kategorideki yaglar 21’nci maddede belirtilen kosullar nedeniyle “enerji geri kazanımı”
    amacıyla kullanılabilir.
    II. Kategori Atık Yag: Bu kategorideki atık yaglar Bakanlıktan lisans almıs tesislerde enerji
    geri kazanımı amacıyla kullanıma uygun atık yaglardır. Ancak klorür, toplam halojen ve PCB
    parametreleri asılmayan endüstriyel atık yagların rejenerasyon ve rafinasyon yoluyla geri
    kazanımı mümkündür.
    III. Kategori Atık Yag: Bu kategoride yer alan atık yaglardaki agır metaller asagıdaki tabloda
    verilen sınır degerlerin üzerindedir. Klorür ile toplam halojenler 2000 ppm’in, PCB ise 50
    ppm’in üzerindedir. Rejenerasyon ve rafinasyona uygun olmayan, yakıt olarak kullanılması
    insan ve çevre saglıgı açısından risk yaratan ve lisanslı tehlikeli atık yakma tesislerinde
    yakılarak zararsız hale getirilmesi gereken atık yaglardır.
    49 - Atık lastigim var ne yapmalıyım?
    ÖTL (ömrünü tamamlamıs lastik)’lerin geri kazanımı esastır.
    Lastik üreticileri lastik ömrünü uzatacak tedbirleri tasarım asamasında alırlar.
    ÖTL’lerin ithalatı yasaktır.
    ÖTL’lerin hangi sebeple olursa olsun vadi veya çukurlarda dolgu malzemesi olarak
    kullanılması, katı atık depolama tesislerine kabulü ve depolanması, ısınmada kullanılması,
    gösteri ve benzeri fiilleri kapsayacak sekilde her ne amaçla olursa olsun yakılması yasaktır.
    Aksine hallerde bu Yönetmeligin 25 inci maddesi hükümleri uygulanır. (Bu Yönetmelige
    aykırılık halinde 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 15 inci maddesi ile 20 nci maddesinin birinci
    fıkrasının (g), (r) ve (s) bentleri ve aynı Kanunun 23 üncü maddesi dogrultusunda idari ve
    cezai yaptırımlar uygulanır.)
    a) Atık lastikler geçici depolanabilir mi, belli bir süresi var mıdır?
    e) Lastik tamirhaneleri, kaplamacılar, perakende satıs noktaları, oto sanayi ve benzeri yerlerde
    ömrünü tamamlamıs lastikler açık alanda biriktirilemez. Biriktirme yerlerinde yangına ve
    sivrisinek, fare gibi zararlıların üremesine karsı önlem alınır. ÖTL’ler yetkili tasıyıcılara
    teslim edilinceye kadar en fazla altmıs (60) gün bu yerlerde muhafaza edilebilir.
    f) ÖTL üreticisi, aracının lastiklerini degistirdiginde eski lastiklerini, lastik dagıtımını ve
    satısını yapan isletmelere veya yetkili tasıyıcılara teslim eder.
    g) ÖTL’ler yetkili tasıyıcılara bedelsiz olarak teslim edilir. Yetkisiz kurulus ve kisilerin
    tasıma yapması yasaktır.
    h) Yarıs pistleri, çocuk oyun alanları, karting pistleri ve benzeri alanlarda çarpma bariyeri
    olarak kullanılan ÖTL’lerin bertarafı, bu yerleri isletenler tarafından saglanır.
    ı) ÖTL’lerin yarattıgı çevresel kirlenme ve bozulmadan dogan zararlardan dolayı, lastik
    üreticileri, ÖTL üreticileri, tasıyıcılar, geçici depolama alanı isletmecileri, geri kazanım ve
    bertarafçılar kusur sartı aranmaksızın müteselsilen sorumludurlar.
    i) Ömrünü tamamlamıs tasıt söküm tesislerini isletenler, ortaya çıkan ÖTL’lerin bu
    Yönetmelik kapsamında geri kazanımını veya bertarafını saglarlar veya saglatırlar.
    j) ÖTL’lerden kaynaklanan her türlü çevresel zararın giderilmesi için yapılan harcamalar,
    kirleten öder prensibine göre karsılanır. Ortaya çıkan ÖTL’lerin bertarafından sorumlu gerçek
    ve tüzel kisilerin çevresel zararı durdurmak, gidermek ve azaltmak için gerekli önlemleri
    almaması veya bu önlemlerin yetkili makamlarca dogrudan alınması nedeniyle kamu kurum
    ve kuruluslarınca yapılan gerekli harcamalar 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme
    Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ÖTL’lerin yönetiminden
    sorumlu olanlardan tahsil edilir. Ancak, kirletenlerin ödeme yükümlülügünden kurtulabilmesi
    için, kirlenmenin önlenmesi ve sınırlanması konusunda her türlü tedbiri aldıklarını ispat
    etmeleri gerekir.
    b) Lastik üreticisinin yükümlülükleri nelerdir?
    - Ömrü tamamlanmıs lastiklerin kontrolü yönetmeligi MADDE 9 a göre Lastik üreticileri;
    - Üretimde çevre kirlenmesini ve enerji tüketimini azaltıcı önlemler almakla,
    - Bu Yönetmeligin 18 inci maddesine göre EK-2’de yer alan kota müracaat formunu
    doldurarak, her yıl mart ayı sonuna kadar Bakanlıga kota müracaatında bulunmakla,
    - Lastik kullanımı ve ÖTL’lerin düzenli toplanması konusunda tüketicinin bilgilendirilmesi
    için gerekli çalısmaları yapmakla, toplama faaliyetlerine kamuoyunun katılımının arttırılması
    için lastik tüketicilerinin yükümlülüklerini de içeren dokümanları ve uyarı isaretlerini lastik
    satıs ve degistirme noktalarında bulundurmakla,
    - Geri kazanılması mümkün olmayan ÖTL’leri bu Yönetmeligin 24 üncü maddesi
    dogrultusunda bertaraf ettirmekle, yükümlüdür.
    50 - Pil Ve Akümülatör atıgım var ne yapmalıyım?
    a) Atık pillerin geçici depolanması ve tasınması nasıl gerçeklesir?
    Atık pil ve akümülatörün kontrolü yönetmeligiMadde 15te belirtildigi gibiAtık
    akümülatörlerin toplandıkları yerden geçici depolama veya bertaraf tesislerine karayolu ile
    tasınması, Valilikten tasıma lisansı almıs gerçek ve tüzel kisilerce, atık türüne göre uygun
    araçla yapılır.
    Atık pil tasıyacak araç ve firmalar için lisans alma zorunlulugu bulunmamaktadır. Ancak, atık
    pillerin kapalı kasalı kamyonetlere yerlestirilmis asgari 210 litrelik HDPE fıçılarda tasınması
    zorunludur.
    Atık pil ve atık akümülatör tasıyacak araçların renginin kırmızı olması, araçların üzerinde atık
    pil ve akümülatörlerin toplandıgına dair 20 metre uzaktan görülebilecek sekilde bu
    Yönetmeligin 1 no’lu ekinde yer alan amblem bulunması, ayrıca araç kasalarının her iki
    yüzüne de atık piller için “Atık Pil Tasıma Aracı”, atık akümülatörler için ise “Atık
    Akümülatör Tasıma Aracı” yazılması zorunludur.
    b) Atık Pil Tasıma Araçlarında tasıma formu bulundurmak gerekir mi?
    Atık pil ve akümülatörün kontrolü yönetmeligiMadde 16ya göreAtık pil ve akümülatörlerin
    tasınması sırasında araçlarda atık tasıma formu bulundurulması zorunludur. Araçlarda
    bulundurulacak atık tasıma formlarıyla ilgili olarak Tehlikeli Atıkların Kontrolü
    Yönetmeliginin ilgili hükümleri uygulanır.
    c) Atık Akümülatör Tasıyıcılarının Lisans Alma Zorunlulugu var mıdır?
    Atık Akümülatörlerin tasınması islemi Tasıma Lisansı almıs araçlar vasıtasıyla yapılmalıdır.
    Atık akümülatör tasımak isteyen gerçek ve tüzel kisiler, Atıkların Karayolunda Tasınmasına
    liskin Teblig Kapsamında ilgili Valilige basvuruda bulunurlar. Lisans, basvuruda bulunan
    aracın veya araçların ait oldugu firmaya ve gerekli teknik donanıma haiz araca veya araçlara
    verilir. Bu hükümler kara tasımacılıgı için uygulanır. Bu lisans devredilemez, üç yıl için
    geçerlidir. Bu süre sonunda yenilenmesi gerekir. Lisans alan, ancak tasımacılıkta öngörülen
    standartlara uymayan firmaların lisansları Valilikçe iptal edilir.
    d) Pil ve Akümülatörlerin Etiketlenmesi ve saretlenmesi nasıl olur?
    Pil ve akümülatör ürünlerinin etiketlenmesi Atık pil ve akümülatörün kontrolü yönetmeligi
    Madde 33te belirtildigi gibi:
    — Atık akümülatörlerin ayrı toplanmasını saglayacak sembol olarak, bu Yönetmeligin 1 no’lu
    ekinde yer alan sembolün üretici tarafından kullanılmalı
    — Atık akümülatörlerin geri kazanımlarının saglanmasından yükümlü olan üreticilere geri
    dönmesini saglamak amacıyla, bu ürünlerin etiketlenmesinde “depozitoludur” ibaresi ile
    Bakanlık tarafından firmaya verilen kod numarasının yer almalı
    — Kursun asit akümülatörlerin üzerinde “Pb” ya da “kursun” ve “GER KAZANILIR”
    ifadesi ya da “GER KAZANILACAK AKÜ” ibaresinin bulunması, ayrıca bu ürünlerin dıs
    ambalajlarında da aynı ibarelerin bulundurulmalı
    — Sekonder hücreler ve sekonder pil ürünlerinin Türk Standartlarında (TS EN 61429)
    belirtilen sekilde etiketlenmesi ve isaretlenmesi zorunludur. Agırlıkça % 0,0005’den fazla
    cıva (Hg) içeren dügme tipi piller ile bu tür dügme pillerden olusturulan pillerin
    ambalajlarının Ek-1’de gösterilen sembol ile isaretlenmeli
    51 - Elektronik atıgım var, ne yapmalıyım?
    a.) Elektronik kaynaklı atıklarda genel ilkeler nelerdir?
    Elektrikli ve elektronik esyaların üretiminden nihai bertarafına kadar çevre ve insan saglıgının
    korunması amacıyla elektrikli ve elektronik esyalarda bazı zararlı maddelerin kullanımının
    sınırlandırılması, bu sınırlandırmalardan muaf tutulacak uygulamaların belirlenmesiyle
    beraber elektrikli ve elektronik esya atıklarının toplanması, islenmesi, geri kazanımı ve
    bertarafı üretici sorumlulugu altında gerçeklestirilecektir.
    Elektrikli ve elektronik esyalarda bazı zararlı maddelerin kullanımının sınırlandırılmasına dair
    yönetmeligindeki MADDE 5e göre Elektrikli ve elektronik esyalarda bazı zararlı maddelerin
    kullanımının sınırlandırılmasına iliskin ilkeler sunlardır:
    thal veya imal yoluyla piyasaya sürülen elektrikli ve elektronik esyalarda kursun (Pb), cıva
    (Hg), artı altı degerlikli krom (Cr6+), polibromürlü bifeniller (PBB) ve polibromürlü difenil
    eterler (PBDE) ile kadmiyumun (Cd) bulunması yasaktır.
    b. ) Atık Elektrikli ve elektronik esyalarda Üreticilerin yükümlülükleri neleridir?
    Elektrikli ve elektronik esyalarda bazı zararlı maddelerin kullanımının sınırlandırılmasına dair
    yönetmeligindeki MADDE 7'e göre Üreticiler;
    Piyasaya sürdükleri elektrikli ve elektronik esyalarda 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) ve
    (b) bentlerine uymakla,
    Piyasaya sürdükleri ürünlerin bu Yönetmelikte belirtilen teknik kriterleri sagladıgını gösteren
    bilgi ve belgeleri ürünün piyasaya sunulusundan itibaren bes yıl süreyle muhafaza etmekle,
    Her yıl Subat ayı sonuna kadar EK-3’te yer alan uygunluk beyan formunu doldurarak
    Bakanlıga vermekle,
    thal edilecek elektrikli ve elektronik esyalar için 8 inci maddeye uymakla,
    Ürün bilgisi açıklamalarında "EEE Yönetmeligine Uygundur." ibaresine yer vermekle
    Yükümlüdür.
    c.) Elektrikli ve elektronik esya kategorileri nelerdir?
    1. Büyük ev esyaları
    2. Küçük ev aletleri
    3. Bilisim ve telekomünikasyon ekipmanları
    4. Tüketici ekipmanları
    5. Aydınlatma ekipmanları
    6. Elektrikli ve elektronik aletler (büyük ve sabit sanayi aletleri hariç olmak üzere)
    7. Oyuncaklar, eglence ve spor aletleri
    8. Tıbbî cihazlar (*)
    9. zleme ve kontrol aletleri(*)
    10. Otomatlar
    Kullandıgınız bu ürünler atık haline geldiginde bunları belediyelerin kuracakları atık getirme
    merkezlerine, üreticiler ve lisanslı isleme tesisleri tarafından kurulacak aktarma
    merkezlerine veya yeni bir elektrikli ve elektronik esya satın aldıgınızda talep etmeniz
    halinde elektrik ve elektronik esya dagıtıcılarına hiçbir ücret ödemeden verebilirsiniz.
    52 - Üretici olarak tehlikeli atık yönetimi için üzerime düsen yükümlülükler nelerdir?
    Atıkların üretilmesinden biriktirilmesine, geçici olarak depolanmasından nakliyesine,
    nakliyesinden bertaraf tesisine ulasmasına kadar bütün süreçlerden müteselsilen sorumludur.
    Tehlikeli atıkların kontrolü yönetmeligi Madde 9 ‘da belirtildigi üzere Atık üreticisi;
    — Atık üretimini en az düzeye indirecek sekilde gerekli tedbirleri almakla,
    — Atıkların insan saglıgı ve çevreye yönelik zararlı etkisini, bu Yönetmelik hükümlerine
    uygun olarak en aza düsürecek sekilde atık yönetimini saglamakla, üç yıllık atık yönetim
    planını bu Yönetmeligin yürürlüge giris tarihinden itibaren altı ay içinde hazırlayarak
    valilikten onay almakla,
    —Bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak, atıklarını tesislerinde geçici olarak depolaması
    durumunda valilikten izin almakla,
    —Ürettigi atıklarla ilgili kayıt tutmakla, atıgını gönderecegi çevre lisansı almıs olan geri
    kazanım ya da bertaraf tesisinin istemis oldugu uluslararası kabul görmüs standartlara uygun
    ambalajlama ve etiketleme yapmakla,
    —Atık Yönetimi Genel Esaslarına liskin Yönetmeligin ekinde yer alan EK-IV’te (M) isareti
    ile bulunup EK-III B’de belirtilen özellikleri içermedigi öne sürülen atıklar için bu atıkların
    tehlikeli olmadıgını Bakanlıkça yetkilendirilmis kurum/kuruluslara ait laboratuvarlar ve/veya
    uluslararası kabul görmüs kuruluslarca yapılan analizlerle Bakanlıga belgelemekle,
    —Atıgın niteliginin belirlenmesi için yapılan harcamaları karsılamakla,
    —Atık beyan formunu her yıl takip eden yılın en geç Mart ayı sonuna kadar bir önceki yıla ait
    bilgileri içerecek sekilde Bakanlıkça hazırlanan web tabanlı programı kullanarak doldurmak,
    onaylamak ve çıktısını almak ve bes yıl boyunca bir nüshasını saklamakla,
    — Atık depolanması veya bertarafının tesis dısında yapılması durumunda tasıma formunu
    doldurmak ve öngörülen prosedüre uymakla,
    —Atık tasımacılıgında mevcut uluslararası standartlara uymakla,
    —Atıgı bertaraf tesisinin kabul etmemesi durumunda tasıyıcıyı baska bir tesise göndermekle
    veya tasıyıcının atıgı geri getirmesini ve bertarafını saglamakla,
    —Atıklarını bu Yönetmelikteki esaslara uygun olarak kendi imkânları ile veya çevre lisansı
    almıs atık bertaraf tesisinde gerekli harcamaları karsılayarak veya belediyelerle ya da gerçek
    ve tüzel kisilerle kurulacak ortak atık bertaraf tesislerinde bertaraf etmek veya ettirmekle,
    — Atıkların fabrika sınırları içinde tesis ve binalardan uzakta beton saha üzerine yerlestirilmis
    saglam, sızdırmaz, emniyetli ve uluslararası kabul görmüs standartlara uygun konteynırlar
    içerisinde geçici olarak muhafaza etmekle, konteynırların üzerinde tehlikeli atık ibaresine yer
    vermekle, depolanan maddenin miktarını ve depolama tarihini konteynırlar üzerinde
    belirtmekle, konteynırların hasar görmesi durumunda atıkları, aynı özellikleri tasıyan baska
    bir konteynıra aktarmakla, konteynırların devamlı kapalı kalmasını saglamakla, atıklarını
    kimyasal reaksiyona girmeyecek sekilde geçici depolamakla,
    —Ayda bin kilograma kadar atık üreten üretici biriktirilen atık miktarı altı bin kilogramı
    geçmemek kaydı ile valilikten izin almaksızın atıklarını arazisinde en fazla yüz seksen gün
    geçici depolayabilir. Bu durumda herhangi bir tehlike halinde arazide önlem alabilmek için en
    az bir kisiyi görevlendirmekle ve bu kisinin iletisim bilgilerini valilige bildirmekle,
    —Bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak geri kazanım ve bertaraf tesislerine
    gönderilmeden önce kendi atıklarını gerekli önlemleri alarak fiziksel, kimyasal veya biyolojik
    islemlerle zararsız hale getirmek, bakiye atık olusuyor ise uygun sekilde çevre lisansı almıs
    bertaraf ve geri kazanım tesisine götürmekle veya gönderilmesini saglamakla,
    — Tesis içinde atıkların toplanması tasınması ve geçici depolanması gibi islemlerden sorumlu
    olan çalısanların saglıgı ve emniyeti ile ilgili her türlü tedbiri almakla,
    — Kaza sonucu veya kasti olarak atıkların dökülmesi ve bunun gibi olaylar sunucu meydana
    gelen kirliligin önlenmesi amacıyla, atıgın türüne baglı olarak olayın vuku buldugu andan
    itibaren en geç bir ay içinde olay yerinin eski haline getirilmesi ve tüm harcamaların
    karsılanmasıyla,
    — Kaza sonucu veya kasti olarak atıkların dökülmesi ve bunun gibi olaylar vuku buldugunda
    valiligi bilgilendirmek ve kaza tarihi, kaza yeri, atıgın tipi ve miktarı, kaza sebebi, atık
    bertaraf islemi ve kaza yerinin rehabilitasyonuna iliskin bilgileri içeren raporu valilige
    sunmakla,
    —Faaliyetlerine yönelik insaat ve isletme ruhsatı alınması asamasında, tehlikeli atıklarının bu
    Yönetmelik hükümleri dogrultusunda bertarafının saglanacagını belgelemekle yükümlüdür.
    53 - Tehlikeli atıgımı biriktirebilir miyim?
    Tehlikeli atıklar belirli bir süre tesis içinde geçici depolanabilmektedir.
    a)Geçici depolama için izne gerek var mı? Ne kadar süre depolama yapabilirim?
    Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeligi’nin 9. maddesinin (c) fıkrasında belirtildigi üzere
    Valilikten izin almak gerekmektedir. Sayet üretici ayda bin kilograma (1 ton/ay) kadar atık
    üretiyorsa ve biriktirilen atık miktarı altı bin kilogramı geçmiyorsa “valilikten izin
    almaksızın” atıklarını arazisinde en fazla yüz seksen gün geçici depolayabilir. Bu durumda
    herhangi bir tehlike halinde arazide önlem alabilmek için en az bir kisiyi görevlendirmekle ve
    bu kisinin iletisim bilgilerini valilige bildirmekle mükelleftir.
    54 - Etiketlemeyi nasıl yapacagım?
    Her atık ambalajı, içindeki atık ile ilgili tüm bilgileri içeren atık etiketi ve Tehlikeli
    Kimyasallar Yönetmeligi Ek-4’de belirtilen tehlikeli atık isaretleri ile etiketlenmelidir. Atık
    Etiketi üzerindeki atık tanımı ile Ulusal Atık Tasıma Formu üzerindeki atık tanımı aynı
    olmalıdır. Atık Etiketi örnegi web sayfamızdan temin edilebilir.
    55 - Atıgın nakliyesini nasıl yapacagım?
    Tasıma islemi ve bedeli atık üreticisine ait olup, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeligi’ne
    göre tehlikeli atık sınıfına giren atıklar, Atıkların Karayolunda Tasınmasına liskin Teblig
    dogrultusunda “Atık tasıma araç lisansı” olan araçlarla sevk edilmelidir. Tasıma sırasında
    aracın tehlikeli atık tasıma lisans belgesi, sürücü egitim sertifikası, gönderilen her atık tipi için
    ayrı olmak üzere firmanın bulundugu ilin Çevre ve Orman Müdürlügünden atık üreticisi firma
    tarafından alınacak Ulusal Atık Tasıma Formu ve sevk irsaliyesi doldurularak atıgı tasıyan
    araç ile Bertaraf/ geri kazanım tesisine gönderilecektir.
    a) Lisanslı Nakliyenin Normal Nakliyeden Farkı Nedir?
    Lisanlı araçlar tehlikeli atıkların tasınması için sızdırmazlık gibi özel önlemler alınmıs ve
    Bakanlıktan lisanslanmıs araçlardır. Yönetmelige göre Tehlikeli atıkların lisanslı araçla
    nakliyesi zorunludur. Normal nakliye araçlarıyla tehlikeli atık tasınmasına izin
    verilmemektedir.
    b) Lisansız Araçlarla Atık Gönderebilir Miyim?
    Atıkların Karayolunda Tasınmasına liskin Teblig dogrultusunda 50 kg’a kadar olan atıklar,
    lisanssız araçla nakliye edilebilmektedir.
    56 - Hangi evrakları dosyalayacagım, hangilerini kaydedecegim?
    Atık üreticisi Atık beyan formunu her yıl takip eden yılın en geç Mart ayı sonuna kadar bir
    önceki yıla ait bilgileri içerecek sekilde Bakanlıkça hazırlanan web tabanlı programı
    kullanarak doldurmak, onaylamak ve çıktısını almak ve bes yıl boyunca bir nüshasını
    saklamakla yükümlüdür.
    Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisleri ise sletme planlarını her yıl Bakanlıga sunmakla ve
    Gönderilen ve alınan tüm tasıma formları (UATF)üç yıl süre ile saklanmak ve denetimlerde
    yetkili idarelerce istendiginde hazır bulundurmak zorundadırlar.
    57 - UATF (Ulusal Atık Tasıma Formu) nasıl doldurulur?
    a) UATF Formunu Nereden Temin Ederim?
    Tasıma Formları atık üreticisi tarafından ilgili l Çevre ve Sehircilik Müdürlüklerinden temin
    edilir.
    b) UATF Hangi Atıkların Tasınmasında Kullanılır?
    -Tehlikeli atıklar
    -Tıbbi atıklar
    -Atık pil ve akümülatörler
    -Atık bitkisel yaglar
    -Atık yaglar
    -Ömrünü tamamlamıs lastikler
    -Atık elektrikli ve elektronik esyalar
    c) UATF Formunu Nasıl Dolduracagım?
    Ulusal Atık Tasıma Formun talep edilen bilgiler asagıda belirtilen açıklamalara göre
    doldurulacaktır.
    1) ATIK KODU: Ulusal Atık Tasıma Formunun ÜRETC bölümünde yer alan (12) nolu veri
    tipi, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeligi’nin (EK 7) sinde yer alan listede verilen 6
    haneli kodlara göre doldurulacaktır.
    2) ATIK ADI: Formun ÜRETC bölümünde yer alan (13) nolu veri tipi, Tehlikeli Atıkların
    Kontrolü Yönetmeligi (EK 7)de yer alan listede belirtildigi sekilde doldurulacaktır.
    3) H NUMARASI: Formun ÜRETC bölümünde yer alan (11) nolu veri tipi, Tehlikeli
    Atıkların Kontrolü Yönetmeligi’nin EK (5) inde yer alan tehlikelilik özelliklerine göre
    doldurulacaktır.(örnegin H3-A gibi)
    4) 20° C’ DE FZKSEL ÖZELLKLER: Formun ÜRETC bölümünde yer alan (14) nolu
    veri tipi asagıda belirtilen kod numaralarına göre kodlanacaktır.
    1)Toz/toz seklinde
    2)Katı
    3)Akıskan/Macun
    4)Çamurlu
    5)Sıvı
    6)Gaz
    7)Diger ( belirtiniz)
    5) RENK: Formun ÜRETC bölümünde yer alan (15) nolu veri tipi, asagıda belirtilen kod
    numaralarına göre kodlanacaktır.
    1)Beyaz
    2)Kahverengi
    3)Kırmızı
    4)Mavi
    5)Sarı
    6)Siyah
    7)Yesil
    8)Diger (belirtiniz)
    6) AGIRLIK: Formun ÜRETC bölümünde yer alan (16) nolu veri tipi, atıgın agırlıgı
    kilogram ve/ veya ton olarak belirtilecektir.
    7) AMBALAJ VE KONTEYNIR TÜRÜ: Formun ÜRETC bölümünde yer alan (17) nolu
    veri tipi, asagıda belirtilen kod numaralarına göre kodlanacaktır.
    (1)Varil
    (2)Ahsap fıçı
    (3)Bidon
    (4)Kutu
    (5)Torba
    (6)Karısık Ambalaj
    (7)Basınçlı hazne
    (8)Balya
    (9) Diger (belirtiniz)
    8) AMBALAJ VE KONTEYNIR SAYISI: Formun ÜRETC bölümünde yer alan (18) nolu
    veri tipi, yukarıda belirtilen ambalaj ve konteynır sayısı formda ayrılan üç dijitli bölüme
    yazılacaktır.
    9) TASIMA SEKL: Formun TASIYICI bölümünde yer alan (13) nolu veri tipi, asagıda
    belirtilen kod numaralarına göre kodlanacaktır.
    (1)Karayolu
    (2)Tren
    (3)Hava
    (4)Deniz
    (5)ç Karasular
    Verilen kodlara göre doldurulacaktır.
    10) BERTARAF/GER KAZANIM SLEMLER: Formun ALICI bölümünde yer alan (13)
    nolu veri tipi, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeligi’nin (EK 2) sinde yer alan geri
    kazanım (R kodları)/ bertaraf (D kodları)islemleri için verilen kodlara göre doldurulacaktır.
    11) ATIK TRANSFER: Formun ALICI bölümünde yer alan (14) nolu veri tipi; formda
    verilen (a),(b),(c),(d) kutularına (X) isareti konularak doldurulacaktır.
    12) TARHLER: Formda talep edilen tarih bilgileri gün/ ay/ yıl olarak belirtilecektir.
    13)Formda talep edilen fakat açıklama kılavuzunda açıklanmasına ihtiyaç duyulmamıs diger
    veri tipleri hakkındaki talep bilgiler, form üzerindeki ilgili yerlerine beyan edilecektir.
    c) UATF Döngüsü Nasıl Olmalıdır?
    Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeligi (Ek 9-A) ve (Ek 9-B) de yer alan atık tasıma
    formlarından (A) formu mavi, (B) formu pembe, (C) formu beyaz, (D) formu yesil, (E) formu
    sarı renktedir. Atık üreticisi ve tasıyıcı tarafından ülke içi tasımada (Ek 9-A) da yer alan (A) ,
    (B) , (C) , (D) formları, uluslararası tasımada ise (Ek 9-B) de yer alan (A) , (B) , (C) , (D) , (E)
    formları doldurulur. (A) , (C) ve (E) formları iki nüsha halinde düzenlenir. Bu formlardan;
    a) (D) formu tasıma baslamadan önce, atık üreticisinde kalır, üretici tarafından valilige
    gönderilir.
    b) (A) , (B) , (C) , (E) formları tasıma esnasında bulundurulmak kaydı ile tasıyıcıya verilir.
    c) (E) formu uluslararası tasımada, tasıyıcı tarafından gümrük çıkısında Bakanlıga bir nüshası
    gönderilmek üzere gümrük memuruna teslim edilir.
    ç) (A), (B) ve (C) formu tasıyıcı tarafından atık bertaraf tesisi sorumlusuna imzalatılarak, (A)
    ve (B) formları atıkla birlikte teslim edilir. (C) formu ise tasıyıcıda kalır ve bir nüshası
    üreticiye teslim edilir.
    d) (A) ve (B) formu atık bertarafından sorumlu kisi veya kurulus tarafından imzalanarak
    alınır. (A) formunun bir nüshası bertarafçı tarafından net miktarlar, bertaraf yeri ve tarihi form
    üzerine doldurulduktan sonra valilige gönderilir.
    e) (B) formu net miktarlar, bertaraf yeri ve tarihi form üzerine doldurulduktan sonra geri
    kazanım veya bertaraf eden tarafından üreticiye gönderilir.
    (2) Gönderilen ve alınan tüm tasıma formları, üç yıl süre ile saklanır ve denetimlerde yetkili
    idarelerce istendiginde hazır bulundurulur.
    d) UATF Formlarını Saklamam Gerekiyor Mu?
    Gönderilen ve alınan tüm tasıma formları üç yıl süre ile saklanmak ve denetimlerde yetkili
    idarelerce istendiginde hazır bulundurulmak zorundadır.
    58 - Tehlikeli Atık Yönetimi Planı nedir? Niçin yapılır? Planları kimler hazırlamalıdır?
    Planda neler olmalıdır?
    a) Tehlikeli Atık Yönetim Planı nedir?
    Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeligi (TAKY)’nde tanımlanan sekliyle;Tehlikeli Atık
    Yönetim Planı: Atıkların çevreyle uyumlu bir sekilde yönetimini saglamak üzere hazırlanan
    kısa ve uzun vadeli program ve politikalardır.
    b) Tehlikeli atık üreten tesislerin yönetim planlarında neler olmalıdır?
    Sanayicinin hazırladıgı ve Çevre ve Sehircilik l Müdürlüklerine gönderilecek atık yönetim
    planları detaylı olmalıdır. Her tesisin atık yönetim planı farklı olabilir. Tesisin prosesine ve
    yönetim politikasına (atıkların geri kazanımı, bertarafı, ihraç edilip-edilmeyecegi, 3 yıl içinde
    kapasitenin artırılıp artırılmayacagı gibi) vs. göre degisebilir. Ancak, her yönetim planında
    mutlaka olması gerekenler;
    -Tesis içinde olusan atıkların AYGEY EK 4 te verilen kodlar ve miktarları,
    -Geçici depolama alanlarının durumunu gösteren bilgiler,
    -Atıkların ne kadarının geri kazanıldıgı,
    -Ne kadarının bertarafa gönderildigi,
    -Atıkların gönderildigi geri kazanım ve bertaraf tesislerinin isim ve adresleri,
    -Atıklara uygulanan islemler,
    -Tesis içinde atık minimizasyonu için yapılan islemler
    c) Belediyelerin hazırlayacagı yönetim planlarında neler olmalıdır?
    Belediyelerin hazırlayacagı tehlikeli atık yönetim planları, evlerden kaynaklanan tehlikeli
    atıkları kapsamakta olup ayrı bir format belirlenmemistir. Ancak yönetim planları
    hazırlanırken asagıdaki hususlara dikkat edilmelidir:
    - Evlerden kaynaklanan tehlikeli atıklar kaynagında ayrı mı toplanıyor, yoksa ayırma ünitesi
    mi var belirtilmelidir. Bunların hiçbiri yoksa ne planlandıgı belirtilmelidir. Amaçlar, hedefler
    verilmelidir.
    - Ayrı toplanan tehlikeli atıkların adları atık kodları ile birlikte ve miktarları belirtilmelidir.
    Nüfusa ve nüfus artıs oranına göre 3 yıllık olarak tahmini hazırlanmalıdır.
    - Ayrı toplanan tehlikeli atıklar için geçici depolama veya ara depolama tesisleri var mı yok
    mu bilgi verilmelidir.
    - Geri kazanım veya bertaraf tesislerine gönderilmesi için tasıma planları yer almalıdır.
    (Haftalık aylık veya belli bir miktara erisince gönderilecegi gibi.)
    - Tasıma için lisanslı araçlar belediyeye mi ait, yoksa lisanslı tasıma firmalarından mı
    karsılanıyor ya da ne planlanıyor, belirtilmelidir.
    - Kamuoyunun bilgilendirilmesi için yapılanlar ve yapılacaklar anlatılmalıdır.
    59 - Maden atıklarının yönetimi hangi mevzuat kapsamında degerlendirilmektedir?
    Maden atıkları yönetimi ilgili mevzuat yürürlüge girene kadar bu atıklar ile ilgili islemler
    Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik (ADDY) ve genelgeler kapsamında
    degerlendirilmektedir.
    60 - Maden atıklarına yönelik özel bir mevzuat ne zaman çıkacaktır?
    Avrupa Birligi Katılım Öncesi Mali sbirligi (IPA-1) kapsamında “Maden Atıkları
    Direktifi”nin (2006/21/AT) ülkemiz mevzuatına aktarılması için Bakanlıgımız koordinesinde
    Enerji ve Tabi kaynaklar Bakanlıgı Maden sleri Genel Müdürlügü (MGEM) ve Maden
    Teknik Arama Genel Müdürlügü (MTA) ile Twinning (Eslestirme), Teknik Yardım ve
    Tedarik bilesenlerinden olusan proje 2010 yılında baslatılmıstır. Söz konusu projenin
    eslestirme bileseni tamamlanmıs olup, maden atıklarına özgü ülkemiz gerçeklerine uygun
    maden atıkları mevzuatı 2015 yılı 3. Çeyreginde kazandırılacaktır
    61 - Maden atıklarının hangi sınıf düzenli depolama tesisinde depolanmaktadır?
    Maden atıkları eluatanalizi yapılarak Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik Ek-
    2’de verilen limit degerlerine göre I.Sınıf,II Sınıf ve III.Sınıf depolama tesislerinde
    depolanabilmektedir.
    62 - nert maden atıkları için özel bir yönetim var mıdır?
    nert Maden Atıklarının Alan Islahı, Restorasyon, Dolgu Maksadıyla Kullanımı veya
    Depolanmasına liskin Genelge (2010/13) 27/08/2010 tarihinde yayımlanmıstır. Genelge ile
    özellikle II.Grupmadenler (mermer, andezit, bazalt vb.) ve IV.Grupkil minerallerinin
    aranması, çıkarılması ve islenmesinden kaynaklanan inert nitelikli maden atıklarının yönetimi
    gerçeklestirilmektedir.lgili genelge kapsamındaki madenlerden kaynaklanan atıklar Alan
    Islahı, Restorasyon, Dolgu Maksadıyla Kullanımı veya Depolanması gerçeklesmektedir.
    63 - Maden atıklarının depolandıgı tesisleri için lisans alınması gerekli midir?
    Çevre Kanununca Alınması Gereken zin ve Lisanslar Hakkında Yönetmelik geregince
    Çevresel Etki Degerlendirme, zin ve Denetim Genel Müdürlügüne basvurularak önce GFB
    (Geçici Faaliyet Belgesi) sonra Lisans alınması zorunludur.
    64 - Sondaj çamurları düzenli depolama tesislerinde bertaraf edilmesi zorunlu mudur?
    Sondaj Çamurlarının ve Krom Madeninin Fiziki sleme Tabi Tutulması Sonucu Ortaya Çıkan
    Atıkların Bertarafına liskin Genelge 04/07/2012 tarihinde yayımlanmıstır. Genelge
    kapsamındakisondaj atıkları, sondaj çamuru için hazırlanan havuz içinde gerekli önlemler
    alınarak bertaraf edilebilmektedir.
    65 - Atık ithalatı yapmak istiyorum. Ne yapmam gerekiyor?
    2872 sayılı Çevre Kanunu 13. Maddesi uyarınca tehlikeli atıkların ithalatı yasaktır. Diger
    yandan, Ekonomi Bakanlıgı bazı atıkların ithalatını yasaklayabilir veya kontrol altında
    tutabilir. thalatı izne tabi atıklar ve yasak olan atıklara iliskin iki adet Teblig bulunmaktadır.;
    1) Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Metal Hurdaların thalat Denetimi
    Tebligi (Ürün Güvenligi ve Denetimi: 2015/23)
    2) Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol AltındaTutulanAtıklarınthalatDenetimiTebligi
    (Ürün Güvenligi ve Denetimi: 2015/3)
    Bu tebligler kapsamında ithalat yapmak isteyen sanayicilerin alması gereken belgelere iliskin
    bilgi ve dokümanlara Çevre Yönetimi Genel Müdürlügü web sayfasından ulasılabilmektedir.
    66 - Tehlikeli Atık ihracatı yapmak istiyorum, ne yapmam gerekir?
    Tehlikeli atık ihracatı Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeligi kapsamında
    gerçeklestirilebilir. Tehlikeli atık ihracatı yapılacak ülke ve transit ülkelerden yazılı onay
    alınması amacıyla anılan yönetmelik Ek-10’da yer alan Ön Bildirim (Notifikasyon) formunun
    doldurularak ilgili diger evraklarla birlikte Bakanlıga basvurulması gerekmektedir. hracat
    isleminde uyulması gereken kurallar ve yapılması gereken is ve islemler için hazırlanmıs
    dokümanlara Çevre Yönetimi Genel Müdürlügü web sayfasından ulasılabilmektedir.
  • Deniz ve Kıyı Yönetimi

  • Deniz ve Kıyı Yönetimi

     DENİZ VE KIYI YÖNETİMİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

    SIKÇA SORULAN SORULAR
    1. Gemi kaynaklı illegal deşarjların tespitinde, gemi ve diğer deniz araçlarından kaynaklanan deniz kirliliğinin önlenmesine yönelik denetim, kontrol yapma görev yetkileri hangi kurum/kuruluşlara aittir?
    Gemi kaynaklı illegal deşarjların kontrol edilmesi maksadıyla: Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile İstanbul, Kocaeli, Antalya ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına Bakanlığımızca 06/06/2011 tarihli ve 2011/9 sayılı Genelge ile yetki devri yapılmıştır.
    Bu Genelge, gemilerden kaynaklanan deniz kirliliğinin tespiti için, Bakanlıkça yetki verilmiş kurum ve kuruluşları, bu kurum ve kuruluşların yetki alanlarını, yetki konularını, Türkiye’nin yargılama yetkisine tâbi olan deniz yetki alanlarında 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uyulup uyulmadığının denetlenmesi, tespit edilen ihlallere uygulayacakları idari yaptırımları, ihlalin tespiti için sürekli olarak havadan, karadan ve denizden kontrol ve izlemenin yapılma usullerini, yetki devri çerçevesinde yapılan işlemler hakkında Bakanlığı bilgilendirme yöntemini kapsamaktadır.
    2. Gemilerden kaynaklanan bir kirlilik görüldüğünde nerelere ihbar yapılmalıdır?
    Gemilerden kaynaklanan bir kirlilik görüldüğünde:
    - Bulunulan yerin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne,
    - Alo 158 Sahil Güvenlik hattına,
    - Bağlı bulunulan yerin Liman Başkanlığına,
    - Alo 181 Çevre ve Şehircilik Hattı’na
    ihbarda bulunulmalıdır.
    3. Hangi tipte ve büyüklükteki gemiler atık bildirimi yapmakla yükümlüdürler?
    Liman dışı sefer yapan bütün yolcu gemileri, 150 GRT ve üstündeki petrol tankerleri ile 400 GRT ve üstündeki diğer gemiler atık bildirimi yapmakla yükümlüdürler. Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıstır.
    4. Gemilerin atık bildirimleri nasıl yapılmalıdır?
    Gemi Atık Takip Sistemi (GATS) üzerinden yapılması gereken atık bildirimleri; geminin donatanı, işleticisi veya yetkilendirilmiş acentesi tarafından; gemilerin limana varışlarından en az 24 saat önce, 24 saatten az sürecek olan yakın seferlerde gemiler kalkış limanından ayrılır ayrılmaz ilgili atık alım yükümlüsüne ve Liman Başkanlığına yapılır.
    5. GATS’a ulaşılamadığı durumlarda, atık bildirimi nasıl yapılacaktır?
    Bakanlığımızca yayımlanan 2013/12 sayılı Gemi Atık Takip Sistemleri Uygulama Genelgesi uyarınca: gemi kaptanı, donatanı, işleticisi veya yetkilendirilmiş acentesi; GATS’a ulaşılamadığı mücbir durumlarda, atık bildirimini bahse konu genelge Ek-1'inde yer alan Atık Bildirim Formu’nu ilgili atık alım yükümlülerine ve Liman Başkanlığına faks çekerek bildirmekle yükümlüdürler.
    6. Gemiler, atık kabul tesislerine verecekleri atıklar için bedel ödeyecek midir?
    Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nin 26. maddesi uyarınca: atık kabul tesislerinin ve atık alma gemilerinin verecekleri hizmetler, gemilerden alınacak bir ücret karşılığında yapılmak zorundadır.
    Bu ücretler, 05/06/2009 tarihli ve 27249 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği Çerçevesinde Uygulanacak Ücretler ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2009/3)” kapsamında belirlenen tarife doğrultusunda ödenmelidir.
    7. Kıyı tesisi risk değerlendirmesi ve acil müdahale planını kıyı tesisi kendisi hazırlayabilir mi?
    Kıyı tesisi risk değerlendirmesi ve acil müdahale planı Bakanlığımızca yetkilendirilen kurum/kuruluşlar tarafından hazırlanır. Yetkilendirilen kurum/kuruluşlar Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Müdürlüğü, ÇED Yeterlilik Dairesi Başkanlığından öğrenilebilir. Kıyı tesisi bu kapsamda yetki almış bir tesis değil ise kendi risk değerlendirmesi ve acil müdahale planını hazırlayamaz.
    8. Petrol sızıntısına neden olan kazalara müdahale ve temizlik faaliyetleri ne şekilde yapılmaktadır?
    Petrol ve kimyasal döküntüsü gerçekleşen kazalarda 5312 sayılı “Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesinde Acil Durumlarda Müdahale ve Zararların Tazmini Esaslarına Dair Kanun” ve bu Kanunun Uygulama Yönetmeliği kapsamında çalışmalar Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıstır.
    yürütülür, kirliliklere müdahale edilir. Muhtemel bir petrol kirliliği olayında ilgili kamu kurumları ve özel sektör koordineli olarak çalışmakta ve olayın gerektirdiği müdahale adımları atılmaktadır. Müdahalenin değişik alanlarında koordine içerisinde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar; başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı olmak üzere Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, kolluk kuvvetleri, Belediyeler, Üniversiteler, denizde ve kıyıda müdahale kapasitesi olan özel şirketler görev almaktadır.
    Bir kaza olması durumunda arama kurtarma, yangın söndürme, gemi yedekleme, yara kapatma, denizde ve karada kirliliğe mekanik müdahale (emici ve toplayıcı bariyerler, petrol sıyırıcıları ve çeşitli el aletleri kullanılarak), atık yönetimi, numune alma, raporlama, izleme, zararların tazmini işlemleri, yaban hayatının ve hassas alanların rehabilitasyon ve restorasyon faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Müdahale stratejileri, olayın boyutuna bağlı olarak kıyı tesisi acil müdahale planı, ulusal ve bölgesel planlara göre belirlenmektedir.
    9. Gemi kazası sonucu oluşan petrol kirliliğine kimyasal madde ile (dispersant) müdahale edilmesi yasal mıdır?
    İlgili mevzuat gereği kaza sonucu oluşan kirliliğe müdahalede su ortamına dağılmış petrolün dibe çöktürülmesinde veya kimyasal dispersant kullanılarak seyreltilmesinde Bakanlığın uygun görüşünün alınması zorunludur. Bakanlıktan izin alınmadan dispersantların kullanılması YASAKTIR. Kullananlara Çevre Kanununca işlem yapılır.
    10. Kıyı tesislerinin; 5312 sayılı Kanun kapsamında deniz ve deniz çevresine verdikleri zararların tazminine yönelik bir sigorta sistemi var mıdır?
    Kıyı tesislerinin 5312 sayılı Kanun çerçevesinde yer alan zararlara karşı zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma yükümlülüğü vardır. Sigorta yaptırma zorunluluğuna uymayan kıyı tesislerinin faaliyetlerine de izin verilmez. Bu kapsamda zararları karşılamak üzere Bakanlığımız girişimiyle Kıyı Tesisleri Deniz Kirliliği Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ve Çevre Kirliliği Mali Sorumluluk Sigortası genel şartları Hazine Müsteşarlığınca hazırlanmıştır. Söz konusu sigortaları yapan şirketlerin bilgilerine Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği web sayfasından veya birlik merkezinden ulaşılabilir. Gemi kaynaklı kirlenmelerde ise geminin P&I Klüp Sigortası devreye girmektedir.
    11. Kazalar sonucu oluşan kirliliğe hazırlıklı olma ve müdahale için neler yapılmaktadır? Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıstır.
    5312 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği kapsamında Türkiye kıyılarındaki denizlerin petrol ve diğer zararlı maddelerle kirlenmesine sebep olabilecek faaliyette bulunan kıyı tesislerinin acil müdahale planlarını yaptırmakla yükümlüdür. Bu çerçevede yüksek risk içeren kıyı tesislerinin acil müdahale planları tamamlanmıştır. Orta seviyede risk içerenlerin ise onaylama işlerine başlanmış olup süreç devam etmektedir.
    Ayrıca 6 bölgesel ve 1 ulusal plan hazırlanarak kıyılarımızda yaşanması muhtemel bir kaza sonucunda izlenecek strateji adım adım belirlenmiştir.
    Olası kazalara hazırlıklı olma adına düzenli olarak tatbikatlar düzenlenerek mevcut kapasitenin ortaya konulması ve farkındalığın yaratılması sağlanmaktadır.
    12. Bakanlıkça onaylanan plan nasıl revize edilir, hangi durumlarda plan yeniden hazırlanarak onaya sunulur?
    Kıyı tesisleri, azalan/artan–değişen imkân ve kabiliyetleri ile ilgili her türlü değişikliği, değişikliğin olduğu tarihten itibaren 15 gün içerisinde yazıyla, Yıllık durum raporunu ise her yılın Aralık ayında Bakanlık Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Deniz ve Kıyı Yönetimi Dairesi Başkanlığına bildirmekle yükümlüdürler. Bakanlık, raporların değerlendirilmesi sonucunda yapılan değişikliklerin kıyı tesisinin riskini değiştirmeyeceği kararını verirse değişikliğin olduğu ilgili sayfaları mühürleyerek onaylar. Bunun için herhangi bir ücret talep edilmez. Kıyı tesislerinin imkân ve kabiliyetleri ile herhangi bir olay sonucu mevcut çevre şartlarının değişmesi, tesis prosesinde yapılan değişiklikler, tesis faaliyetlerinin değişmesi, kapasitesinin artması/azalması gibi hususlar sonucunda riskin değişmesi söz konusu olduğu hallerde Bakanlık ilgili kıyı tesisinden Bakanlık Uygunluk Görüş Belgesi almış firmalara yeniden risk değerlendirmesi yaptırmasını ister. Firma tarafından yenilenen risk değerlendirmesi sonucu güncellenen kıyı tesisi acil müdahale planı söz konusu firma tarafından tekrar onay sürecinin başlatılması için Bakanlığa sunulur.
    13. Çevre Kirliliği Mali Sorumluluk Sigortasının kapsamı nedir?
    Çevre kirliliği mali sorumluluk sigortası ile toprağın, yeraltı sularının, iç sular ve denizler ile havanın, sözleşmenin kapsamına bağlı olarak birinde, birkaçında veya hepsinde ani ve beklenmedik şekilde ortaya çıkan kirlenme ya da kirlenme tehlikesi nedeniyle Çevre Mevzuatı çerçevesinde sigorta ettirene yöneltilen ve sigorta ettirenin hukuken ödemek zorunda kalacağı tazminat taleplerini bu genel şartlar çerçevesinde güvence altına aldığı için tesis tarafından yaptırılması bilhassa önerilen bir sigorta türüdür. Bu genel çerçevenin yanı sıra 5312 Sayılı Kanunla kıyı tesislerine mali sorumluluk olarak atfedilen ancak kıyı tesisleri Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıstır.
    deniz kirliliği zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarınca verilemeyen teminatları tamamlayıcı özelliği bulunmaktadır.
    14. Koy ve körfezlerimizde faaliyet gösteren balık çiftliklerinin izlemeleri nasıl yapılmaktadır?
    24.01.2007 tarih ve 26413 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren "Denizlerde Balık Çiftliklerinin Kurulamayacağı Hassas Alan Niteliğindeki Kapalı Koy ve Körfez Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Tebliğ" kapsamında su kolonunda her yılın mayıs ve ağustos aylarında Trix indeksi analizlerinin yapılarak Eylül ayı sonuna kadar Bakanlığımıza sunulması gerekmektedir. Diğer taraftan, 3 yılda bir “Denizlerde Kurulan Balık Yetiştiriciliği Tesislerinin İzlenmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında yer alan dip analizlerinin Bakanlığımızca yetki verilen laboratuvarlarda yapılarak, bilimsel kurum kuruluşların ilgili birimlerine rapor hazırlatılması ve aralık ayı sonuna kadar Bakanlığımıza sunulması gerekmektedir.
    15. Koy ve körfezlerimizin dışında faaliyet gösteren balık çiftliklerinin izlemeleri nasıl yapılmaktadır?
    “Denizlerde Kurulan Balık Yetiştiriciliği Tesislerinin İzlenmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında yer alan analizlerinin Bakanlığımızca yetki verilen laboratuvarlarda her yılın Ağustos ayında yapılarak, bilimsel kurum kuruluşların ilgili birimlerine rapor hazırlatılması ve aralık ayı sonuna kadar Bakanlığımıza sunulması gerekmektedir.
    16. Denizlerde faaliyet gösteren balık çiftliklerinin çevresel açıdan Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından denetlenmesi hangi mevzuat ile yapılmaktadır?
    Balık çiftliklerinin, Çevre Kanunu çerçevesinde denetlenerek gerektiğinde cezai müeyyidelerin uygulanması işlemi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Bölge Komutanlığı bağlısı Bot Komutanlıklarına yetki verilmesine ilişkin 2010/11 sayılı Genelge ile devredilmiştir.?
    17. Yüzme suyu kalitesi sonuçlarını nasıl öğrenebiliriz?
    İlgili İl Sağlık Müdürlüğünün web sayfasında bu sonuçlara ulaşılabilir, ayrıca yüzme suyu alanı yüzmek için uygun değil ise uyarı levhaları ile alan o yüzme sezonunda kapatılmaktadır.
    18. Derin Deniz Deşarjı nedir?
    Yeterli arıtma kapasitesine sahip olduğu mühendislik çalışmaları ile tespit edilen alıcı ortamlarda, denizin seyreltme ve doğal arıtma süreçlerinden faydalanmak amacıyla atıksuların sahillerden belirli uzaklıklarda deniz dibine boru ve difüzörlerle deşarj edilmesidir. Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıstır.
    19. Mavi bayrak almış plajlarla ilgili bilgilere nasıl ulaşabilirim?
    http://www.mavibayrak.org.tr/ adresinden ulaşılabilir.
    20. Yüzme suyu analizlerini hangi kurum yapmaktadır.
    İl Sağlık Müdürlükleri tarafından analizler yapılmaktadır.
    21. Marmara Denizi’ndeki kirlilik durumu nedir konu ile ilgili yürütülmekte olan çalışmalar nedir?
    Marmara Denizi kirlilik durumu ve yapılmakta olan çalışmalar aşağıda sıralanmaktadır:
    - 47 noktada kirlilik izlemesi yapılmaktadır.
    - Yüzme Suyu Kalitesi Yönetmeliği çerçevesinde yapılan izleme çalışmaları sonucunda 174 yüzme alanının 168’si yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilmiştir. Uygun çıkmayan alanlara yönelik denetim ve soruşturma çalışmaları devam etmektedir.
    22. Karadeniz’deki kirlilik durumu nedir ve konu ile ilgili yürütülen çalışmalar nelerdir?
    Karadeniz kirlilik durumu ve yapılan çalışmalar aşağıda sıralanmaktadır:
    - 69 noktada kirlilik izlemesi yapılmaktadır.
    - Yüzme suyu alanlarında 258 noktada izleme yapılmış, 251tanesi yüzmeye uygun olarak değerlendirilmiştir. Uygun çıkmayan alanlara yönelik denetim ve soruşturma çalışmaları devam etmektedir.
    23. Marmara Bölgesinde mevcut durumu ve kirliliğin azaltımı ve önlenmesi ile ilgili yürütülen çalışmalar nelerdir?
    Deniz kirliliğinin en önemli kaynağı denize doğrudan ya da dolaylı olarak ulaşan karasal kirliliklerdir. Bunun yanında deniz ulaşımından kaynaklanan kirliliğin önlenmesi için de çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda Marmara Bölgesinde hizmet veren atıksu arıtma tesisleri ve gemi kaynaklı atıkların alımı ile ilgili hizmet veren tesislere ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir;
    - Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliği Hassas Ve Az Hassas Su Alanları Tebliği uyarınca Bandırma körfezi, Gemlik Körfezi ile İstanbul Boğazı doğu girişi arası, İstanbul Boğazı Batı girişi-Büyük çekmece arası ve Haliç körfezi ötrofikasyon açısından hassas alan olarak ilan edilmiştir. Bu alanlara yapılacak deşarjlarda belirlenen oranda azot ve fosfor giderimi yapılması gerekmektedir.
    - Marmara Bölgesi’nde atıksu arıtma tesisleri ile ilgili olarak; Bursa İli Mudanya İlçesi, Çanakkale merkez, Kocaeli İli Gebze İlçesi, Yalova Merkez ve İstanbul ilinin Arnavutköy, Avcılar, Bakırköy, Tuzla, Sancaktepe ilçelerinde ileri arıtma tesisleri faaliyettedir. İstanbul İli Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıstır.
    Silivri ilçesi, Kocaeli merkez ve Tekirdağ İli Marmara Ereğlisi ilçesinde biyolojik arıtma tesisleri faaliyettedir. Balıkesir merkezde atıksu arıtma tesisi projelendirme aşamasındadır.
    -Yüzme Suyu Kalitesi Yönetmeliği çerçevesinde Marmara Bölgesinde 174 noktada analiz yapılmakta olup bunların 168’si yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilmiştir. Uygun çıkmayan alanlara yönelik denetim ve soruşturma çalışmaları devam etmektedir.
    - Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında Marmara Bölgesi’nde toplam 138 kıyı tesiste atık alım hizmeti verilmektedir
    - Gemi ve kıyı tesislerinin neden olabileceği kazalara müdahale amacıyla 5312 sayılı Kanun kapsamında; 1 tanesi Marmara Bölgesinde olmak üzere; 6 Bölgesel Acil Müdahale Planı hazırlanmıştır.
    24. Karadeniz’de kirliliğin azaltımı ve önlenmesi ile ilgili yürütülen çalışmalar nelerdir?
    Deniz kirliliğinin en önemli kaynağı denize doğrudan ya da dolaylı olarak ulaşan karasal kirliliklerdir. Bunun yanında deniz ulaşımından kaynaklanan kirliliğin önlenmesi için de çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda Karadeniz Bölgesinde hizmet veren atıksu arıtma tesisleri ve gemi kaynaklı atıkların alımı ile ilgili hizmet veren tesislere ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir;
    - Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliği Hassas Ve Az Hassas Su Alanları Tebliği uyarınca Ünye-Samsun-Bafra arası ötrofikasyon açısından hassas alan olarak belirlenmiştir. Bu alanlara yapılacak deşarjlarda belirlenen oranda azot ve fosfor giderimi yapılması gerekmektedir.
    - Karadeniz Bölgesi’nde atıksu arıtma tesisleri ile ilgili olarak; Samsun ve Ordu İlleri merkezde ileri atıksu arıtma tesisleri, Zonguldak İli merkezde biyolojik atıksu arıtma tesisi faaliyettedir. Sinop merkezde atıksu arıtma tesisi inşaat halinde ve Bartın ilinde ise ihale aşamasında bulunmaktadır.
    -Yüzme Suyu Kalitesi Yönetmeliği çerçevesinde Karadeniz Bölgesinde 258 noktada analiz yapılmakta olup bunların 251’si yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilmiştir. Uygun çıkmayan alanlara yönelik denetim ve soruşturma çalışmaları devam etmektedir.
    - Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında Karadeniz Bölgesi’nde toplam 32 kıyı tesiste atık alım hizmeti verilmektedir
    - Gemi ve kıyı tesislerinin neden olabileceği kazalara müdahale amacıyla 5312 sayılı Kanun kapsamında; 2 tanesi Karadeniz’de olmak üzere; 6 Bölgesel Acil Müdahale Planı hazırlanmıştır.
    Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıstır.
    25. Akdeniz ve Ege Denizi Bölgesinde kirliliğin azaltımı ve önlenmesi ile ilgili yürütülen çalışmalar nelerdir?
    Deniz kirliliğinin en önemli kaynağı denize doğrudan ya da dolaylı olarak ulaşan karasal kirliliklerdir. Bunun yanında deniz ulaşımından kaynaklanan kirliliğin önlenmesi için de çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda Akdeniz ve Ege Bölgesinde hizmet veren atıksu arıtma tesisleri ve gemi kaynaklı atıkların alımı ile ilgili hizmet veren tesislere ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir;
    Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliği Hassas Ve Az Hassas Su Alanları Tebliği uyarınca İskenderun-Mersin Mezitli, Mersin Kızkalesi-Taşucu burnu, Fethiye koyu, Marmaris koyu, Güvercinlik-Didim, Karaburun- İzmir körfezi, Aliağa koyu, Ayvalık- Altınoluk bölgeleri ötrofikasyon açısından hassas alan olarak belirlenmiştir. Bu alanlara yapılacak deşarjlarda belirlenen oranda azot ve fosfor giderimi yapılması gerekmektedir.
    Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde atıksu arıtma tesisleri İle İlgili olarak İzmir ili Aliağa ilçesinde, Bayındır, Bergama, Çeşme, Çiğili, Foça, Kemalpaşa, Menderes, Ödemiş, Seferihisar, Torbalı ve Urla belediyelerinde, Mersin merkez, Muğla İli Fethiye ve Bodrum ilçelerinde ileri atıksu arıtma tesisleri faaliyettedir. Mersin ili Erdemli, Mezitli, Silifke ilçeleri, Antalya ili Alanya, Kemer, Kaş, Manavgat Muratpaşa ilçelerinde biyolojik arıtma tesisleri faaliyettedir. Aydın ili Kuşadası ilçesi ve Adana merkezde arıtma tesisleri inşaat aşamasındadır.
    Yüzme Suyu Kalitesi Yönetmeliği çerçevesinde Ege Bölgesinde 342 noktada analiz yapılmakta olup, tamamı yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilmiş, Akdeniz Bölgesinde ise 323 noktada analiz yapılmakta olup bunların 314’ü yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilmiştir. Uygun çıkmayan alanlara yönelik denetim ve soruşturma çalışmaları devam etmektedir.
    Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında Akdeniz ve Ege Denizi Bölgesi’nde toplam 87 kıyı tesiste atık alım hizmeti verilmektedir.
    -Gemi ve kıyı tesislerinin neden olabileceği kazalara müdahale amacıyla 5312 sayılı Kanun kapsamında; 3 tanesi Ege ve Akdeniz Bölgesinde olmak üzere; 6 Bölgesel Acil Müdahale Planı hazırlanmıştır.
    26. Deniz kirliliğinin önlenmesi hususunda uluslararası/bölgesel işbirliği kapsamında yapılan çalışmalar nelerdir?
    Denizler ülkeler arasında hem sınır oluşturmakta hem de ortak kullanım alanı olmaktadır. Bu sebeple kirliliğe karşı korunması ile ilgili çalışmalarının aynı denize kıyısı olan tek bir ülke tarafından yürütülmesi yeterli olmamakta ve turizm, ulaşım, gıda gibi çeşitli amaçlara ortak fayda sağladığımız denizlerin korunması ile ilgili ülkeler arası işbirliğine ihtiyaç duyulmaktadır.
    Bu amaçla Deniz çevresinin kirlenmesini önlemek, kirliliği azaltmak ve kontrol etmek, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlamak için ülkeler arasında bölgesel işbirliği sözleşmeleri imzalanmıştır. Bunlar; ülkemizin da aralarında bulunduğu Karadeniz’e kıyısı Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıstır.
    olan ülkelerin tarafı olduğu Karadeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması (Bükreş) Sözleşmesi ve Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin taraf olduğu “Akdeniz’in Deniz Çevresinin ve Kıyı Alanlarının Korunması (Barselona) Sözleşmesi” dir.
    BU sözleşmeler kapsamında her ülke denizlerin korunması ve kirliliğin önlenmesi/ azaltılması ile ilgi yaptıkları çalışmaları her yıl raporlamaktadır. Ülke düzeyince yapılan çalışmaların yanında bölgesel olarak denizlerin korunması ile ilgili ortak projeler geliştirilmekte ve uygulanmaktadır.
    Barselona Sözleşmesi Kara Kökenli Kirleticiler ve Aktivitelerden Kaynaklanan Kirliliğe Karşı Akdeniz’in Korunması Protokolü (LBS Protokolü) ve Stratejik Eylem Planı (SAP-MED) kapsamında 2005 yılında Ulusal Eylem Kara Kökenli Kirleticilere İlişkin Ulusal Eylem Planı hazırlanmış olup, bahse konu ulusal eylem planının 2015 yılında günümüz ihtiyaçları ve güncel mevzuat çerçevesinde güncellenmesi planlanmaktadır. Diğer taraftan LBS Protokolünün getirdiği yükümlülükler çerçevesinde, Stratejik Eylem Planı kapsamında hazırlanan Ulusal Eylem Planının uygulanmasını sağlamak amacı ile Bakanlığımız koordinasyonunda TÜBİTAK/MAM tarafından “Ulusal Sınır Bütçesi” projesi gerçekleştirilmektedir.
    Bükreş Sözleşmesi çerçevesinde hazırlanmış olan Karadeniz Stratejik Eylem planı kapsamında her beş yılda bir ülkelerin eylem planına uyum için yaptıkları faaliyetler bir araya getirilmekte ve durum değerlendirmesi yapılmaktadır.
    Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıstır.
  • Hava Yönetimi

  • Hava Yönetimi

     Sıkça Sorulan Sorular (Hava Yönetimi)

    1- Egzoz gazı emisyon ölçüm periyodu nedir?
    Hususi ve Resmi Otomobiller - -llk 3 yas sonunda ve devamında her 2 yılda bir.
    Diger Motorlu Tasıtlar -- llk 1 yas sonunda ve devamında yılda bir.
    2- Hangi araçlar egzoz gazı emisyon ölçümü yaptırmak zorunda degildir?
     s Makineleri
     Tarım ve Orman Traktörleri
     ki, üç veya dört tekerlekli motosikletler ve mopetler
     Elektrikli ve Hibrit Elektrikli Araçlar
     Hidrojen Yakıtlı Araçlar
     Hava alanlarında bulunan özel kullanıma haiz plakasız araçlar
    3- Egzoz gazı emisyon ölçüm personeli olarak çalısmak için neler gereklidir?
    Meslek liselerinin teknik egitim veren motor, makine, elektrik, elektronik, kimya veya fizik
    bölümlerinden veya yüksekokulların teknik egitim veren bölümlerinden mezun olmak veya en
    az lise mezunu ve MEB tarafından verilen motor, makine, elektrik, elektronik, kimya veya
    fizik konularındaki teknik egitimleri almıs olmak gerekir.
    4- Tasıtın el degistirmesi durumunda, tekrar egzoz gazı emisyon ölçümü yaptırmak
    gerekir mi?
    Tasıtın el degistirmesi durumunda egzoz gazı emisyon ölçüm pulunun geçerlilik süresi
    degismez. Aracın plakasının da degistirildigi durumlarda eski plakaya ait ruhsatın fotokopisi
    denetim görevlisine beyan edilir.
    5- Egzoz gazı emisyon ölçüm yetki belgesi için hangi belgeler gereklidir, nereye
    müracaat edilir?
    Egzoz gazı emisyonu ölçüm istasyonu yetkilisince; TS 12047 Hizmet Yeterlilik Belgesi veya
    TS EN ISO/IEC 17020 Akreditasyon Sertifikası ve kapsamı ile Ulastırma, Denizcilik ve
    Haberlesme Bakanlıgının verdigi sletme Yetki Belgesi ve syeri Açma ve Çalısma
    Ruhsatının kurumca veya noter onaylı bir sureti, imza sirkülerinin noter onaylı sureti, egzoz
    gazı emisyon ölçümünde çalıstırılacak personelin egitim belgeleri sureti, görev tanımı ve
    ölçüm talimatı, egzoz gazı emisyon ölçüm cihazının teknik özellikleri ile muayenesine
    yönelik belgeler ile birlikte istasyonun bulundugu yerdeki il müdürlügüne müracaat edilir.
    6- thal Edilecek Kontrole Tabi Katı Yakıt Parametreleri Nelerdir?
    thal edilecek kontrole tabi katı yakıt parametrelerine iliskin parametreler Bakanlıgımız
    24.02.2011 tarih ve 2011/4 sayılı “thal Katı Yakıtlar Genelgesinde” belirlenmistir. Bu
    Genelgeye Bakanlıgımız Çevre Yönetimi Genel Müdürlügü Web sayfasının Mevzuat
    bölümünden ulasılabilir.
    7- Satın Aldıgım Isınma Amaçlı Kömürlerin Bakanlıkça Belirlenen Limitleri Saglayıp
    Saglamadıgını Nasıl Ögrenebilirim?
    Isınma amaçlı kullanılan katı yakıtların ilgili mevzuat çerçevesinde torbalanarak satısa
    sunulması gerekmektedir. Torba üzerinde ithal kömürlerde kontrol belgesi numarası, yerli
    kömürlerde uygunluk izin belgesi numarası bilgileri ile Bakanlıgımız limit degerleri yer
    almaktadır. Gerekli görülmesi durumunda Çevre ve Sehircilik l Müdürlügüne basvuru
    yapılarak yakıttan alınacak numuneler Bakanlıkça yetkilendirilmis laboratuvarlara analiz
    ettirilebilir.
    8- Isınma Amaçlı Kullanılan Katı Yakıt Parametreleri Nelerdir?
    13.01.2005 tarih ve 25699 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüge giren “Isınmadan
    Kaynaklanan Hava Kirliliginin Kontrolü Yönetmeligi” ile ısınma amacıyla kullanılacak
    yakıtlara iliskin hususlar belirlenmistir. Bu Yönetmeligin en güncel haline Bakanlıgımız
    Çevre Yönetimi Genel Müdürlügü Web sayfasının Mevzuat bölümünden veya Basbakanlık
    Mevzuat sayfasından ulasılabilir.
    9- Biyokütle Isınma Amacıyla Yakıt Olarak Kullanılabilir mi?
    Isınma amacıyla kullanılacak prina briketlerinin 13.01.2005 tarih ve 25699 sayılı Resmi
    Gazetede yayımlanarak yürürlüge giren “Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliginin Kontrolü
    Yönetmeligi” ile belirlenen özellikleri saglaması gerekmektedir. Bu Yönetmeligin en güncel
    haline Bakanlıgımız Çevre Yönetimi Genel Müdürlügü Web sayfasının Mevzuat bölümünden
    veya Basbakanlık Mevzuat sayfasından ulasılabilir.
    Prina dısındaki diger biokütlelerden elde edilen briketlerin analiz sonuçları Bakanlıgımızca
    degerlendirilerek kullanılıp kullanılamayacagına karar verilir.
    10- Sanayi tesisleri olmayan faaliyetler için Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliginin Kontrolü
    Yönetmeligi kapsamında degerlendirilmekte midir?
    Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliginin Kontrolü Yönetmeligi’nin amacı sanayi ve enerji üretim
    faaliyetleri sonucu atmosfere yayılan emisyonları kontrol altına almak; insanı ve çevresini
    hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden dogacak tehlikelerden korumak; hava kirlenmeleri
    sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komsuluk münasebetlerine önemli zararlar veren
    olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmasını engellemek için gerekli usul ve
    esasları belirlemektir.
    Bu kapsamda; restoran, fırın vb. gibi sanayi faaliyeti olmayan tesisler için Sanayi Kaynaklı
    Hava Kirliliginin Kontrolü Yönetmeligi kapsamında degerlendirilmemektedir.
    11- Çevre zin ve Lisans Yönetmeligi Ek-1 ve Ek-2 listelerinde yer almayan sanayi
    tesisleri için Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliginin Kontrolü Yönetmeligi uygulanabilir
    mi?
    Evet. Çevre zin ve Lisans Yönetmeligi kapsamında yer almayan sanayi ve enerji üretim
    tesisleri için Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliginin Kontrolü Yönetmeligi hüküm ve esasları
    uygulanır.
    12- Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliginin Kontrolü Yönetmeligi’nde yer alan esas ve sınır
    degerlere iliskin degerlendirmelerde tesislerin kapasitesi nasıl belirlenir?
    Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliginin Kontrolü Yönetmeligi’nde yer alan esas ve sınır degerlere
    iliskin degerlendirme yapılırken tesislerin maksimum kurulu kapasitesi dikkate alınması
    gerekmektedir.
    13- Tesis içi PM10 ile tesis etki alanındaki PM 10 ölçümleri aynı mıdır?
    Tesis içi PM10 ölçümleri SKHKK Yönetmeligi Ek-1 b’de belirtilen esaslara göre, tesis etki
    alanındaki PM10 ölçümleri ise SKHKK Yönetmeligi Hava Kalitesi Modelleme Raporuna göre
    belirlenen noktalarda Ek-2 belirtilen esaslara göre yapılır.
    14- Büyük Yakma Tesisleri Yönetmeligi yürürlükten kaldırılmıs mıdır?
    08.06.2010 tarihli ve 27605 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüge giren Büyük
    Yakma Tesisleri Yönetmeligi 20.12.2014 tarihli ve 29211 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
    Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliginin Kontrolü Yönetmeliginde Degisiklik Yapılmasına Dair
    Yönetmelik ile Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliginin Kontrolü Yönetmeligi içerisine tüm
    hükümleri ile derç edilerek yürürlükten kaldırılmıstır.
    15- Büyük Yakma Tesisleri kapsamına hangi tesisler girer?
    Büyük yakma tesisleri; anma ısıl gücü 50 MW ve üzeri olan, yalnızca enerji üretimi için insa
    edilen katı, sıvı veya gaz yakıtların kullanıldıgı yakma tesisleridir.
    • Yakma ürünlerinin dogrudan ısıtma, kurutma veya baska maddeler ve malzemelerin
    muamele edilmesi için kullanıldıgı tesisler, tav fırınları ve ısıl islem fırınları;
    • Atık gazların yakılarak arıtılması için tasarlanan ancak bagımsız yakma tesisleri olarak
    isletilmeyen tesisler gibi yakma sonrası tesisler,
    • Katalitik parçalayıcı katalizörlerinin rejenerasyonu için kullanılan tesisler,
    • Kükürt üretim tesisleri,
    • Kimya sanayiinde kullanılan reaktörler,
    • Kok batarya fırını,
    • Yüksek fırın sobaları (Cowpers),
    • Bir araç, gemi veya uçagın tahriki için kullanılan herhangi bir teknik cihaz,
    • Kıyıdan açıkta platformlarda kullanılan gaz türbinleri,
    • Dizel, benzin veya gaz ile çalıstırılan içten yanmalı motor kullanılan tesisler,
    • Biyokütle dısındaki atıkların yakılması için kullanılan tesisler
    Büyük Yakma Tesisleri degildir.
    16- Koku Olusturan Emisyonların Kontrolü Hakkında Yönetmelik kapsamı nedir?
    Çevre zin ve Lisans Yönetmeligi Ek-1 ve Ek-2 listesinde yer alan faaliyet ve tesislerin;
    • Çevresel etki degerlendirilmesi mevzuatı kapsamında,
    • Çevre denetim mevzuatı kapsamında,
    • Sikâyetin degerlendirilmesi kapsamında, koku sorunlarının belirlenmesi
    ve çözümü ile ilgili islemleri ve yaptırımları kapsar.
    17- Koku Olusturan Emisyonların Kontrolü Hakkında Yönetmelikte bahsedilen asgari
    mesafe sartı nasıl uygulanır?
    Asgari mesafe sartı yeni kurulacak tesisler ile ilgili koku emisyonu sikayetlerini azaltmaya
    yönelik bir koku azaltım tedbiridir. Örnegin, Kesimhanelerde yeni tesisler için mevcut veya
    planlanmıs en yakın yerlesim alanına uzaklıgının en az 500 m olması gerekir. Kümesler ve
    ahırlar için yeni tesislerin yerlesim alanına olan asgari uzaklıgı, yönetmelikte yer alan Asgari
    Mesafe Egrisi grafiginden belirlenen degerin altında olamaz. Eger yüksek kokulu atık gaz
    filtre edilerek koku problemi gideriliyorsa, asgari uzaklık belirlenen degerin altında olabilir.
    18- Sanayi tesisleri hakkındaki sikayetlerimizi nasıl iletebiliriz?
    Sikayet konusu ilin Valiligine (il Çevre ve Sehircilik Müdürlügü) veya Bakanlıgımıza (ÇED,
    zin ve Denetim Genel Müdürlügü) sikayetin iletilmesi gereklidir.
    19- Sikayet edilen tesis Valiliklerce nasıl degerlendirilmektedir?
    Öncelikle tesisin Çevre Mevzuatına göre yerinde incelenmesi yapılmakta, çevre iznine tabi
    olup olmadıgına ve izni bulunup bulunmadıgına, Mevzuatta yer alan tedbirlerin alınıp
    alınmadıgına bakılmaktadır.
    20- Kırma eleme sınıflandırma tesislerinin saglamakla yükümlü oldugu hususlar
    nelerdir?
    Sanayi Kaynaklı Hava Kirliligi ve Kontrolü Yönetmeligi Ek-1 de yer alan tozumaya karsı
    belirtilen önlemlerin alınması, Yönetmelikte belirtilen PM ve çöken toz degerlerinin
    saglanması ve Çevre zni almaları gereklidir. Yönetmelige Bakanlıgımız Çevre Yönetimi
    Genel Müdürlügü Web sayfasının Mevzuat bölümünden veya Basbakanlık Mevzuat
    sayfasından ulasılabilir.
    21- Gürültü nedir?
    Gürültüyü, “hosa gitmeyen, istenmeyen, rahatsız edici ses” olarak tanımlayabiliriz. Ses,
    nesnel bir kavramdır. Yani ölçülebilir ve varlıgı kisiye baglı olarak degismez. Gürültü ise
    öznel bir kavramdır. Tanımdan da anlasılacagı üzere bir sesin gürültü olarak nitelenip
    nitelenmemesi kisilere baglı olarak degisebilir. Kimilerinin severek ve eglenerek dinledigi
    müzik digerlerini rahatsız edebilir.
     Gürültü Degerlendirme Ölçüsü, ses basıncı seviyesine dayanan desibel (dB)’dir.
     Gürültü seviyesinin ölçüsü, kullanılan agırlık egrisine göre dBA ya da dBC’dir.
     nsan kulagının frekansa baglı olarak sese olan duyarlılıgını en iyi A agırlık egrisi
    temsil eder. Bu nedenle genelde dBA olarak ölçülmektedir.
     Darbe gürültüsünün ölçüm ve degerlendirilmesinde ise C agırlık egrisi
    kullanılmaktadır. dBC olarak ölçülmektedir.
    Çevresel Gürültünün Degerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeligi’nde çevresel gürültü;
    ulasım araçları, kara yolu trafigi, demir yolu trafigi, hava yolu trafigi, deniz yolu trafigi, açık
    alanda kullanılan teçhizat, santiye alanları, sanayi tesisleri, atölye, imalathane, isyerleri ve
    benzeri ile rekreasyon ve eglence yerlerinden çevreye yayılan gürültü dâhil olmak üzere,
    insan faaliyetleri neticesinde olusan zararlı veya istenmeyen açık hava sesleri olarak
    tanımlanmaktadır.
    22- 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında çevresel gürültünün denetiminden sorumlu
    kurumlar hangileridir?
    2872 sayılı Çevre Kanunu ve bu Kanuna istinaden çıkarılan Çevresel Gürültünün
    Degerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeligi çerçevesinde denetim yetkisi, Çevre ve Sehircilik
    Bakanlıgına (Merkez ve tasra teskilatı) aittir. Gerektiginde bu yetki, Bakanlıkça; il özel
    idarelerine, çevre denetim birimlerini kuran belediye baskanlıklarına, Denizcilik
    Müstesarlıgına, Sahil Güvenlik Komutanlıgına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na
    göre belirlenen denetleme görevlilerine devredilebilir.
    Büyüksehir belediye baskanlıkları da dahil belediye baskanlıklarına, motorlu kara
    tasıtlarından kaynaklanan gürültünün kontrolü için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda
    belirtilen denetleme görevlilerine (trafik polisi ve polisin görev alanına girmeyen yerler için
    jandarmaya), gemi ve deniz araçlarından kaynaklanan gürültünün kontrolü için ise Sahil
    Güvenlik Komutanlıgına yetki devri yapılmıstır.
    23- Yetki devri yapılan belediye baskanlıkları nereden ögrenilebilir?
    Bakanlıgımız ÇED,zin ve Denetim Genel Müdürlügü veya Çevre ve Sehircilik l
    Müdürlüklerinden ögrenilebilir.
    24- 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında çevresel gürültünün denetiminde kolluk
    kuvvetinin görevi nedir?
    Kolluk kuvvetinin (Karayolları Trafik Kanunu’nda belirtilen denetleme görevlileri) yetki
    devri yapılmıs olan motorlu kara tasıtlarından kaynaklanan gürültünün kontrolü dısında, 2872
    sayılı Çevre Kanunu kapsamında çevresel gürültünün denetiminde herhangi bir yetkisi
    bulunmamaktadır. Ancak, denetlenen yerin özelligine baglı olarak güvenlik açısından destegi
    alınmalıdır.
    25- 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında yetkili olmayan kurum/kuruluslara
    çevresel gürültü ile ilgili sikâyet intikal etmesi durumunda nasıl bir islem
    yapılır?
    Uygulamada gürültü ile ilgili sikayetlerin yetkili olmayan belediyelere/kolluk kuvvetine
    intikal etmesi durumunda, ilgili belediye/kolluk kuvveti tarafından sikayetlerin, ilgili Çevre
    ve Sehircilik l Müdürlügü veya yetki devri yapıldı ise yetki devri yapılan belediyeye
    yönlendirilmesi gerekmektedir.
    26- 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamına girmeyen ev faaliyetleri ve komsuluk
    iliskilerinden kaynaklanan gürültünün denetimi kimler tarafından yapılacaktır?
    Çevresel Gürültünün Degerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeligi madde 26’da belirtilen ev
    faaliyetleri dısındaki gürültüler ile komsuların olusturdugu gürültü 2872 sayılı Çevre Kanunu
    kapsamı dısındadır.
    Bu faaliyetler nedeniyle olusacak gürültünün ilgili belediye tarafından belirlenecek esas ve
    kriterler çerçevesinde Kabahatler Kanunu uyarınca idari para cezası verilmesi (Belediye
    zabıtası veya kolluk kuvveti tarafından) gerekmektedir.
    Ev faaliyetleri ve komsuların olusturdugu gürültü: Konut içerisinde kisilerin kendi davranıs
    ve alıskanlıklarından kaynaklanan; kapı, pencere kapatma, yürüme, konusma, temizlik
    yapma, mobilya çekme, televizyon seyretme, radyo dinleme, eglence amacı dısında kullanılan
    her türlü müzik aleti, çamasır makinesi, buzdolabı, elektrik süpürgesi gibi aletleri kullanma,
    evcil hayvan besleme gibi faaliyetler ile bina içinde yapılacak tadilatı ifade eder.
    27- Dini Tesislerden kaynaklanan sikâyetlerin degerlendirilmesi nasıl yapılacak?
    Çevresel Gürültünün Degerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeligi’ne göre; Diyanet sleri
    Baskanlıgına dini tesislerde ses yükseltici kullanımından çevreye yayılan sesin kontrolüne
    iliskin esasların belirlenmesi görevi verildiginden, sikâyetlerin, Diyanet sleri Baskanlıgına
    baglı l/lçe müftülüklerine bildirilmesi ve degerlendirilmesi gerekmektedir.
    28- Eglence yerlerinden kaynaklanan gürültünün önlenmesine yönelik ne gibi önlemler
    alınmaktadır ?
    Çevresel Gürültünün Degerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeligi ile eglence yerlerinden
    kaynaklanan çevresel gürültünün kontrol altına alınmasına iliskin esas ve kriterler
    belirtilmistir. Söz konusu yönetmeligin 24. maddesinde eglence yerlerinden kaynaklanan
    gürültünün kontrol altına alınabilmesi için sınır degerler, saat sınırlamaları ve canlı müzik izni
    alma zorunlulugu gibi hükümler yer almaktadır.
    29- Eglence yerlerine canlı müzik iznini hangi kurum verir?
    Canlı müzik izni, Çevre ve Sehircilik Bakanlıgından Ön Yeterlik/Yeterlik almıs
    kurum/kurulus tarafından hazırlanacak “Çevresel Gürültü Seviyesi Degerlendirme Raporu”na
    istinaden, Çevre ve Sehircilik Müdürlügünün /yetki devri yapılan belediyenin “Çevre
    Denetim Birimi” nin uygun görüsü alınarak belediye sınırları içinde ilgili belediyesi, belediye
    sınırları dısında il özel idaresi tarafından verilmektedir.
    30- Çevresel Gürültünün Degerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeligine nereden
    ulasılabilir?
    Çevre ve Sehircilik Bakanlıgı Çevre Yönetimi Genel Müdürlügü internet sayfasında bulunan
    mevzuat bölümünden veya Basbakanlıgın mevzuat internet adresinden
    (http://mevzuat.basbakanlik.gov.tr) ulasılabilir.
    31- Gürültü haritalama nedir?
    Gürültü haritalaması, bir bölgede yasayan nüfusun gürültüden dolayı ne kadar rahatsız
    oldugunun belirlenmesi ve bu nüfusun maruz kaldıgı çevresel gürültünün
    degerlendirilmesidir. Bunun için, çesitli gürültü kaynaklarından (karayolu, demiryolu,
    havaalanları, sanayi) dogan gürültü yükünü gösteren gürültü haritaları hazırlanır. Gürültü
    haritalarında bir yıl boyunca tüm gün (Lden) ve gece (Lnight) için ortalaması alınan yük
    degerleri gösterilmektedir. Ayrıca, gürültü haritaları ile kaç vatandasın belli ses degerleriyle
    rahatsız edildigi belirlenmektedir. Gürültü haritalanmasının ve bunun üzerine olusturulan
    gürültü eylem planlamasının hedefi, çevre gürültüsünden dolayı önemli ölçüde etkilenmis
    sahaları ayırt etmek ve buralarda uygun önlemler almaktır.
    32- Gürültü haritalarının hazırlanmasından sorumlu kuruslar hangileridir?
    33- Hazırlanan gürültü haritalarından nasıl istifade edilir?
     Çevre Düzeni Planları ile imar planlarının hazırlanması asamasında, hazırlanan
    gürültü haritaları sonuçları ile gürültü unsuru göz önünde bulundurularak ileride
    olusabilecek gürültü problemleri büyük oranda, planlama asamasında önlenmis
    olacaktır.
     Gürültü haritaları, gerekli kontrol tedbirlerinin alınması gereken alanların
    belirlenmesini saglamaktadır. Bu kapsamda Çevresel Gürültünün Degerlendirilmesi ve
    Yönetimi Yönetmeligi geregince hazırlanması gereken eylem planlarına ısık
    tutacaktır.
     Bu yolla; herhangi bir noktada, herhangi bir gürültü kaynagının olusturdugu gürültü
    seviyesi hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi saglanmıs olunacaktır.
    34- Gürültü eylem planı nedir? Eylem planları niçin hazırlanır ve eylem planlarından
    nasıl istifade edilir?
    Eylem planları gürültü ile ilgili sorunlar ve etkileriyle bas etmek için tasarlanan planlar olarak
    ifade edilmektedir.Gürültü eylem planları, bir yerel yönetimin genel planlama süreçlerinin bir
    parçasıdır ve örnegin çevre düzeni planları, bölge planları, trafik planlamaları ve temiz hava
    eylem planları gibi baska sehir planlamalarını etkiler. Bu sayede, hukuk ve içerik açısından
    daha büyük planlama güvenligi saglar ve sorunların en iyi sekilde çözülmesine ve
    önlenmesine katkıda bulunur. Gürültüden kaynaklanan, daha sonrasında yüksek masraflara
    yol açan birçok anlasmazlık durumu en basından önlenebilir. Ayrıca halkın dinlenmesi
    açısından büyük bir deger tasıyan sessiz alanlar da öne çıkarılır, bu alanlar korunarak ve
    gerekli önlemler alınarak gürültü seviyesinin artmasına engel olunabilir.
    Gürültü eylem planlarının temelini hazırlanan gürültü haritaları olusturur. Bunlar, incelenen
    bölgedeki belli gürültü kaynaklarını, buradan ne kadar gürültü çıktıgını ve bundan kaç insanın
    etkilendigini belirler ve bu sekilde gürültü sorunlarını ve olumsuz gürültü etkilerini gözle
    görülür hale getirir.
    Gürültü azaltma önlemlerine nereden baslanacagı görülebilir. Gelecege yönelik planlama
    yapabilmek için buralarda eylem planları hazırlanarak,
    • kimin
    • ne zaman
    • nerede
    • hangi önlemleri
    uygulayacagı ve bunların masrafını kimin karsılayacagı belirlenmelidir.
    35- Gürültü eylem planlarının hazırlanmasından hangi kuruluslar sorumludur?
    Belediye sınırları ve mücavir alan içinde, belediyeler hazırlanmıs gürültü haritalarını dikkate
    alarak eylem planları hazırlamakla yükümlü olup, aynı zamanda belediye sınırları ve mücavir
    alan içinde hazırlanan eylem planları için kamuoyunun görüsünü almak ve eylem planları ile
    gürültü haritaları hakkında kamuoyunu bilgilendirmekle de yükümlüdürler.
    Belediye sınırları ve mücavir alan dısındaiseil özel idareleri; eylem planlarını yapmakla
    yükümlü olup, aynı zamanda belediye sınırları ve mücavir alan dısındaki alanlar için
    hazırlanan eylem planlarını kamuoyuna danısmak ve görüsünü almak, belediye sınırları ve
    mücavir alan dısı için hazırlanan gürültü haritaları ve eylem planları hakkında kamuoyunu
    bilgilendirmekle de yükümlüdürler.
    36- Gürültü konusunda sertifika-egitim almak istiyorum.Bu egitimi nereden alabilirim?
    Bakanlıgımızın gürültü konusunda egitim verilmesi amacıyla protokol imzaladıgı kuruluslar
    asagıdaki gibidir.
    • ODTÜ Sürekli Egitim Merkezi (ODTÜ SEM)
    • TÜ Sürekli Egitim Merkezi (TÜ SEM)
    • Bahçesehir Üniversitesi Teknoloji Gelistirme Birimi
    • Fizik Mühendisleri Odası
    • Çevre Mühendisleri Odası
    Yukarıdaki egitim merkezlerince verilen egitim programları su sekildedir.
    • A-1 Tipi Temel Egitim ve Saha Ölçümleri Sertifika Programı
    • A-2 Tipi Mühendislik Akustigi Sertifika Programı
    • B-1 Tipi Endüstriyel Gürültü Rapor/Haritalama Sertifika Programı
    • B-2 Tipi Ulasım Sektörü Gürültü Haritalama Sertifika Programı
    • C-1 Tipi Bina Akustigi Sertifika Programı
    • C-2 Tipi Eylem Planlarının Hazırlanması Sertifika Programı
    Söz konusu egitimler için kayıt tarihleri egitim merkezlerinin internet sitelerinden takip
    edilebilir.
    37- Hava kalitesine iliskin mevzuata nereden ulasabilirim?
    Hava Yönetimi Dairesi Baskanlıgı sorumlulugu altında bulunan yönetmelik, genelge,
    sözlesme vb. yasal mevzuatlar Bakanlıgımız Çevre Yönetimi Genel Müdürlügü internet
    sayfasında “Mevzuat” baslıgı altında yayınlanmaktadır.
    38- Kimlerin Temiz Hava Eylem Planı hazırlaması gerekir?
    Hava Kalitesi Degerlendirme ve Yönetimi Yönetmeligi ve 2013/37 sayılı Hava Kalitesi
    Degerlendirme ve Yönetimi Genelgesi ile tanımlanan temiz hava eylem planları Çevre ve
    Sehircilik l Müdürlükleri koordinasyonunda konuyla ilgili kurum ve kuruluslarla isbirligi
    içerisinde hazırlanmaktadır. 2013 yılında Temiz Hava Eylem Planı hazırlaması beklenen ller
    limit deger ve/veya uyarı esigi asımı durumu da dikkate alınarak yüksek kirlilik ve düsük
    kirlilik potansiyeli olmak üzere 2 grup altında incelenerek belirlenmistir. Buna göre yüksek
    kirlilik potansiyeli bulunan llerin lde karar verici merci olan Vali ve Belediye Baskanı
    imzası bulunan Temiz Hava Eylem Planlarını Bakanlıgımıza göndererek, hava kirliliginin
    azaltılması adına eylem planında belirlemis oldukları zamana baglı eylemleri hayata
    geçirmesi beklenmektedir.
    39- Temiz Hava Eylem Planı nasıl hazırlanabilir?
    Hava Kalitesi Degerlendirme ve Yönetimi Yönetmeligi ile tanımlanan temiz hava eylem
    planlarının hazırlanmasına yönelik Bakanlıgımızca hazırlanan sablon dokümanlar Çevre
    Yönetimi Genel Müdürlügü internet sayfasında kullanıcılarla paylasılmaktadır.
  • İklim Değişikliği

  • İklim Değişikliği

     

    1. Ülkemizin Ozon Tabakasının Korunmasına İlişkin ulusal ve uluslararası koordinasyon görevini hangi kurum yürütmektedir?

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

    2. Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme hangisidir? Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Viyana Sözleşmesi

    3. Türkiye, Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Uluslararası Sözleşmeyi hangi yılda imzalamıştır? 1991 yılında imzalamıştır.

    4. Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Uluslararası uygulama aracı olan Protokol hangisidir? Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Montreal Protokolü

    5. Türkiye, Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Uluslararası Sözleşmeyi hangi yılda imzalamıştır?

    1991 yılında imzalamıştır.

    6. Ozon Tabakasını İncelten Maddeler hangi sektörlerde kullanılmaktadır? Soğutma ,yalıtım ve yangın (Halon gazı) sektörlerinde kullanılan Ozon Tabakasını İncelten Maddeler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ilgili mevzuat ile kontrol altına alınmakta ve sonlandırılmaktadır. Tarım sektöründe kullanılan metil bromür ile ilgili kontroller ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmektedir.

    7. Ozon Tabakasını İncelten Maddeler nerelerde kullanılmaktadır? Ozon Tabakasını İncelten Maddelerden Hidrokloroflorokarbon grubu gazlar buzdolapları, klimalar ve bazı köpük ürünlerinde; Halonlar Bakanlığın belirlediği zorunlu kullanım alanı sayılan yangın söndürücülerde; Metil bromürün toprakta kullanımı yasaklanmış olmakla birlikte tarımsal ürünlerin karantina amacıyla ithalat ve ihracatında ve taşıma araçlarının steril edilmesi işlemlerinde kullanılır.

    8. Ozon Tabakasını İncelten Maddelere (OTİM) İlişkin mevzuat nedir?

    Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin Azaltılmasına İlişkin Yönetmelik ve Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin İthalatı ve Kullanımı Genelgesi, Halon Genelgesi

    9. Montreal Protokolünün uygulamasında Türkiye’nin durumu nedir?

    Ülkemiz Montreal Protokolü'nün uygulanmasında yürüttüğü çalışmalar çerçevesinde Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin ithalatını ve kullanımını hızlı bir takvim çerçevesinde azaltarak başarılı ülkeler arasında yer almaktadır.

    Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıstır.

    10. Ozon tabakasını incelten maddelerin azaltılmasına yönelik çalışmalar nelerdir?

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin ithalatı ve kullanımının azaltılmasına yönelik çalışmalarına devam etmektedir. Türkiye'de üretimi yasak olan Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin ithalatına yönelik sıkı kota önlemleri uygulanmaktadır. 2009 yılında başlayan kota uygulamasının ardından bu maddelerin ithalatına izin verilen miktar 15 bin ton iken, 2014 yılında 2 bin 300 tona düşürülmüş 2015 yılında ise sadece 500 ton olarak ithalatına izin verilmiştir.

    11. Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin alternatifi olarak kullanılan maddeler hangileridir?

    Ozon Tabakasını İncelten Maddelerin alternatifi olarak ülkemizde yaygın olarak florlu sera gazları kullanılmaktadır.

    12. Türkiye Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne ne zaman taraf olmuştur? 24 Mayıs 2004

    13. Türkiye Kyoto Protokolüne ne zaman taraf olmuştur? 26 Ağustos 2009 Tarihinde taraf olmuştur ve I. Ve II. Taahhüt döneminde herhangi bir sera gazı azaltım yükümlülüğü bulunmamaktadır.

    14. Kyoto Protokolü Ek-A’da listelenen sera gazları nelerdir? Karbondioksit-CO2, metan-CH4, diazot monoksit-N2O, hidroflorokarbonlar-HFCs, perflorokarbonlar- PFCs, kükürt heksaflorid-SF6, Nitrojen Triflorit (NF3)

    15. Türkiye’nin iklim değişikliği kapsamındaki ulusal vizyonu nedir? Türkiye’nin iklim değişikliği kapsamındaki ulusal vizyonu iklim değişikliği politikalarını kalkınma politikalarıyla entegre etmiş; enerji verimliliğini yaygınlaştırmış; temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını arttırmış; iklim değişikliğiyle mücadeleye özel şartları çerçevesinde aktif katılım sağlayan ve yüksek yaşam kalitesiyle refahı tüm vatandaşlarına düşük karbon yoğunluğu ile sunabilen bir ülke olmaktır.

    16. İklim Değişikliği ve Hava Yönetimi Koordinasyon Kurulu (İDHYKK) hangi kurumların temsilcilerinden oluşturulmuştur?

    İklim değişikliği Ulusal Odak Noktası olan Bakanlığımız, iklim değişikliği ile ilgili tüm konular için ulusal koordinasyon görevini yürütmektedir. Bununla birlikte, Türkiye BMİDÇS’ye taraf olmadan önce kurumsal yapılanmaya gidilmiş ve 2001/2 sayılı Başbakanlık Genelgesi’yle İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu (İDKK) oluşturulmuştur. İDKK, 2013 yılında yeniden yapılandırılarak İklim Değişikliği ve Hava Yönetimi Koordinasyon Kurulu (İDHYKK) adını almıştır. İDHYKK üyeleri aşağıda yer almaktadır.

    1. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (Koordinatör) Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıstır.

    2. Avrupa Birliği Bakanlığı

    3. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı

    4. Dışişleri Bakanlığı

    5. Ekonomi Bakanlığı

    6. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı

    7. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı

    8. İçişleri Bakanlığı

    9. Kalkınma Bakanlığı

    10. Maliye Bakanlığı

    11. Milli Eğitim Bakanlığı

    12. Orman ve Su İşleri Bakanlığı

    13. Sağlık Bakanlığı

    14. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı

    15. Hazine Müsteşarlığı

    16. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)

    17. Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD)

    18. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD)

    19. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD)

    20. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)

    17. İklim Değişikliği Eylem Planı (İDEP) hangi amaçla hazırlanmıştır, hangi yılları kapsamaktadır?

    İDEP’in genel amacı, sera gazı emisyonlarını sınırlandırmaya yönelik ulusal koşullara uygun eylemler belirleyerek iklim değişikliği ile mücadele edilmesi, iklim değişikliğinin etkilerinin yönetilerek dayanıklılığın artırılması ve böylece Türkiye’de iklim değişikliği ile mücadele ve uyumun teşvik edilmesidir. Plan 2011-2023 yıllarını kapsamaktadır.

    18. İDEP’te hangi sektörler yer almaktadır?

    Kyoto Protokolü’nün Ek-A listesinde yer alan sektörler ile BMİDÇS’nin İklim Değişikliği Ulusal Bildirim raporlama formatında yer alan sektörler esas alınarak oluşturulan İDEP’te Enerji, Binalar, Ulaştırma, Sanayi, Atık, Tarım, Arazi Kullanımı ve Ormancılık, Sektörler Arası Ortak Konular ve Uyum başlıkları altında hedef ve eylemler bulunmaktadır.

    19. İklim değişikliği ile mücadeleye yönelik ne gibi projeler yürütülmektedir?

    İklim değişikliği ile mücadele odak noktası olarak Bakanlığımız pek çok proje yürütmektedir. Yürütülen projelere ilişkin bilgilere http://www.csb.gov.tr/projeler/iklim/ adresinden ulaşılabilir.

    20. Ülkemizde sanayiden kaynaklı sera gazı emisyonları izlenmekte midir? Evet. Bakanlığımız tarafından hazırlanan 17 Mayıs 2014 tarih ve 29003 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan "Sera Gazlarının Takibi Hakkında Yönetmelik" uyarınca 2016 yılı itibariyle raporlama yükümlülüğü başlayacaktır.

    21. Sera Gazı Raporlama Uygulaması açık mıdır? "Sera Gazlarının Takibi Hakkında Yönetmelik" kapsamında www.online.cevre.gov.tr altında yer alan sera gazı raporlama uygulaması sera gazı izleme planı sunmak için sürekli açık olacaktır. Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıstır.

    22. Türkiye karbon piyasası mekanizmalarından (emisyon ticareti) faydalanmakta mıdır? Türkiye’nin Kyoto Protokolü kapsamında herhangi bir sera gazı azaltım taahhüdü bulunmadığından Kyoto Protokolü altındaki emisyon ticaretine konu olan esneklik mekanizmalarından faydalanamamaktadır. Türkiye, her ne kadar Kyoto Protokolü’nün esneklik mekanizmalarından yararlanamıyorsa da; bu mekanizmalardan bağımsız olarak işleyen, çevresel ve sosyal sorumluluk ilkesi çerçevesinde kurulmuş Gönüllü Karbon Piyasası’na yönelik projeler 2005 yılından beri geliştirilmekte ve uygulanmaktadır. Şuan Gönüllü piyasalarda işlem gören toplam 308 proje bulunmaktadır ve bunların %42’si hidroelektrik ve %39’u Rüzgar projesidir.

    23. Türkiye’nin sera gazı emisyonlarındaki en büyük pay hangi sektöre aittir? Enerji Sektörü

    24. Türkiye’nin sera gazı envanteri hangi kurum tarafından derlenmektedir? Türkiye İstatistik Kurumu

    25. Karbon ayak izi nedir? Bu konuda bir düzenleme var mıdır? Bir kurum, kişi, etkinlik veya ürün tarafından salınan toplam sera gazı “karbon ayak izi olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir ifadeyle; Karbon Ayak izi birim karbondioksit cinsinden ölçülen, üretilen sera gazı miktarı açısından insan faaliyetlerinin (ulaşım, ısınma, elektrik tüketimi, satın alınan ürünler vb…) çevreye verdiği zararın ölçüsüdür. Bu konuda Bakanlığımız düzenlemesi bulunmamaktadır. Tamamen gönüllülük esastır. Kurumsal karbon ayak izini hesaplamak isteyen kuruluş GHG Protocol, PAS 2060 ve ISO 14064 uluslararası standartlarından herhangi birini kullanabilir.

    26. İklim değişikliği ile ülkemizi ve dünyayı bekleyen tehlikeler neler olacak? Ne gibi sorunlar yaşayacağız?

    İklim değişikliği, sosyal ve ekonomik sektörler ile canlı yaşamı ile doğrudan ilişkili su kaynakları, doğal afet, biyolojik çeşitlilik, ekosistem hizmetleri ve halk sağlığı gibi alanları etkilemektedir. Bu çerçevede,

    Yağış rejiminin değişmesi ile su sıkıntısı yaşanması ve/veya sellerin meydana gelmesi,

    Deniz seviyesinin yükselmesi kıyı bölgelerinin özellikle deltaların zarar görmesi,

    Sıcaklık artışı ile çölleşmenin artması,

    Yaz aylarında yağış miktarının azalması, tarımda su tüketiminin giderek artması, yüzey sularının kaybedilmesi,

    Su, toprak gibi doğal kaynaklara dayanan tarımsal yapı ve ürün deseninin etkilenmesi, artan sıcaklıklar nedeniyle bitkisel üretim dönemlerinin değişmesine bağlı olarak gıda güvenliğinin olumsuz etkilenmesi,

    Hassas ekosistemlerin ve türlerin yok olması,

    Orman yangınlarının sıklığı ve kar yağış ve erime dönemlerinin değişimi nedeniyle doğal afetlerin artması,

    Doğaya dayalı tarım ve hayvancılık gibi sektörlerde çalışan kesimlerin geçim kaynaklarının tehdit altına girmesi ve buna bağlı olarak kırsaldan kente göçün artması,

    Suyun sanayide yoğun olarak kullanılması sebebiyle, sanayi sektörü ve dolayısı ile ekonomik kalkınma sürecinin olumsuz etkilenmesi beklenmektedir.

    27. Etkilenebilirlik nedir?

    Bir sistemin, iklim değişkenlikleri ve aşırılıkları da dahil olmak üzere iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine ne dereceye kadar hassas olduğu veya bunlarla baş edebilme kapasitesidir. Etkilenebilirlik, bir sistemin maruz kaldığı iklim Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıstır.

    değişkenliğinin karakterinin, büyüklüğünün ve oranının, sistemin hassasiyetinin ve uyum kapasitesinin bir fonksiyonudur.

    28. İklim değişikliğine uyum nedir?

    İklim değişikliğinin etkileriyle mücadele etmek, fayda sağlamak ve etkileri yönetebilmek için stratejilerin güçlendirilmesi, geliştirilmesi ve uygulanması sürecidir.

    29. İklim değişikliğine uyum sağlamak neden gereklidir?

    İklim değişikliğine sebep olan emisyonlar azaltılsa ya da sonlandırılsa bile atmosferde kalan sera gazları, iklim olaylarını değiştirmeye devam edecektir. İklim değişikliği bir kalkınma sorunudur. Bu nedenle, ekonomik, sosyal ve çevresel etkileri ve riskleri en aza indirmek için iklim değişikliğine uyum sağlamak gerekmektedir.

    30. Ulusal Uyum Stratejisi Nedir?

    Uyum etkinliklerinin eşgüdümüne katkıda bulunmak amacıyla hazırlanan; ülkelere özgü etkilerin saptanması, farklı kurumların ve idari araçların devreye sokulmasının yanı sıra, iş dünyası ve sivil toplum aktörlerinin de geniş katılımıyla ulusal, yerel ve bölgesel düzeyde iklim değişikliğine uyum faaliyetlerini içeren ve yönlendiren politika belgesidir.

    31. Türkiye’nin İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi ve Eylem Planı ne zaman yayınlanmıştır ve hangi sektörleri içermektedir?

    2012 yılında yayınlanan İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi ve Eylem Planı su kaynakları yönetimi, tarım sektörü ve gıda güvencesi, afet risk yönetimi, ekosistem hizmetleri, biyolojik çeşitlilik ve ormancılık ve insan sağlığı sektörlerini içermektedir.

    32. Uyum stratejilerinin başarısı nelere bağlıdır?

    İklim değişikliğinin etkilerinin zamanında öngörülmesine, mevcut plan ve stratejilerin iklim değişikliğinin etkilerini de göz önüne alacak şekilde güncellenebilmesine, toplumların kendilerini koruyacak önlemleri ve planları hayata geçirebilmelerine ve toplumun bilinçlenmesine bağlıdır.

     

  • Kimyasallar Yönetimi

  • Kimyasallar Yönetimi

     1

    SIKÇA SORULAN SORULAR
    (KİMYASALLAR YÖNETİMİ DAİRE BAŞKANLIĞI)
    1. Sınıflandırma ve Etiketleme Bildirimi hangi yolla yapılır?
    Sınıflandırma Etiketleme bildirimi online.cevre.gov.tr adresindeki Çevre Bilgi Sistemi Uygulamalarından olan Kimyasal Kayıt Sistemi aracılığı ile yapılır.
    2. Kendi imalatım için madde üretiyorum ve piyasaya arz etmiyorum, bu maddenin sınıflandırma etiketleme bildirimini yapmalı mıyım?
    Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmeliğin (SEA Yönetmeliği) Madde -41'ine göre, sadece piyasaya arz edilen ve zararlı olan maddelerin sınıflandırma etiketleme bildirimi yapılmalıdır.
    3. Yılda 1 kg ürettiğim ve piyasaya arz ettiğim zararlı maddenin sınıflandırma etiketleme bildirimini yapmalı mıyım?
    Madde miktarına bakılmaksızın, Maddelerin ve Karışımların Sınıflandırılması, Etiketlenmesi ve Ambalajlanması Hakkında Yönetmeliğin (SEA Yönetmeliği) Madde-41'i dahilindeki piyasaya arz edilen zararlı maddelerin bildiriminin yapılması gerekir.
    4. Sınıflandırma ve Etiketleme bildirimi yaparken, karışım üretimi ve/veya ithalatı yapıldığında karışımın bilgileri “madde girişi” olarak mı girilecek, yoksa karışım bileşenlere ayrılıp madde bazında tek tek mi girilecek?
    Sınıflandırma ve etiketleme bildirimi (SE bildirimi) madde bazında yapılmalıdır. Dolayısıyla, karışım söz konusu olduğunda, içeriğindeki zararlı maddelerin SE bildirimi yapılacaktır.
    5. Polimerlerin SEA Yönetmeliği kapsamında sınıflandırma etiketleme bildirimi yapılacak mıdır?
    Evet, polimerler SEA Yönetmeliği kapsamındadır ve bunların bildirimi yapılacaktır.
    6. Zararlı maddelerin, Kimyasal Kayıt Sistemi (KKS) üzerinden yapılması gereken sınıflandırma ve etiketleme bildirimleri ve alternatif ad talepleri ücrete tabii mi?
    Sınıflandırma ve etiketleme bildirimi ücretsizdir. Alternatif ad talebi ücrete tabi olup bu ücret Bakanlığımızın döner sermaye birim fiyat listesinde yer almaktadır. Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıstır.
    2
    7. Sınıflandırma ve Etiketleme bildirimini nasıl yapacağım konusunda nereden bilgi alabilirim?
    https://kimyasallar.csb.gov.tr/ adresinde yer alan Kimyasallar Yardım Masasındaki Rehber dokümanlardan ‘KKS Uygulaması Kullanım Kılavuzu’ ve ‘Kimyasalların kayıt sistemi aracılığı ile yapılacak olan zararlı madde bildirimleri için yardımcı akış şeması’ belgelerini inceleyerek detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.
    8. Yurtdışında yerleşik Türkiye’ye madde veya karışım gönderen bir firma sınıflandırma etiketleme bildirimi için nasıl bir yol izlemeli?
    Kendi halinde veya karışım içinde maddelerin ithal edilmesi durumunda bildirim yükümlülüğü ithalatçınındır. Bu yükümlülük, ticari sır gerekçesiyle, yurtdışında yerleşik gerçek veya tüzel kişilerin bir akitle belirlediği Türkiye’de yerleşik temsilcileri aracılığı ile de yerine getirebilir.
    9. Sınıflandırma ve etiketleme bildirimi ne zaman yapılmalıdır?
    1 Haziran 2015 tarihinden itibaren, maddeler ve karışımın zararlı olarak sınıflandırılmasına neden olan maddelerin piyasaya arz edilmelerini takip eden 1 ay içerisinde bildirimde bulunulur.
    10. İthal edilen zararlı madde ve/ya karışımların etiketleri ve güvenlik bilgi formları Türkçe olmak zorunda mıdır?
    Evet. İthal edilen zararlı madde ve karışımların etiketleri ve güvenlik bilgi formları Türkçe hazırlanır. Bununla birlikte, tedarikçiler, kullanılan tüm dillerde aynı detayların yer alması kaydıyla, etiketlerinde Türkçenin yanında farklı diller de kullanabilir.
    11. Öncelikli Kimyasallar Listesinde yer alan maddeler yasaklanacak mı? Öncelikli Kimyasallar Listesinde yer alan maddeler, insan sağlığı ve çevre için risk oluşturabilecek maddeler olup, risklerinin değerlendirmesi sonucunda, riskleri kontrol altına alınamayacak olanlar için risk azaltım tedbirleri alınacaktır. Kısıtlama ve yasaklama da bu tedbirlerdendir.
    Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıstır.
    3
    12. Güvenlik Bilgi Formlarını kimler hazırlayabilir?
    Güvenlik bilgi formları, güvenlik bilgi formlarının hazırlanmasına ilişkin personel belgelendirmesi konusunda akredite olmuş kuruluş tarafından belgelendirilmiş kişilerce hazırlanır.
    13. İthal edilen zararlı kimyasalın güvenlik bilgi formu aynen Türkçe’ye çevrilerek bu şekilde Türkiye’de piyasaya arz edilir mi?
    Hayır. Güvenlik bilgi formları, güvenlik bilgi formlarının hazırlanmasına ilişkin personel belgelendirmesi konusunda akredite olmuş kuruluş tarafından belgelendirilmiş kişilerce hazırlanır.
    14. Piyasaya arz etmeyip, kendi imalatımda kullanmak üzere ithal edilen zararlı kimyasal maddeler için de Güvenlik Bilgi Formu hazırlanması gerekiyor mu? Evet, madde ve karışım ithalatçılarının da Güvenlik Bilgi Formu hazırlama yükümlülüğü bulunmaktadır.
    15. Avrupa Kimyasallar Ajansında (AKA) kayıt ettirilen maddelerin, Türkiye’de REACH (Registration, Evaluation Authorizatıon And Restriction Of Chemicals - Kimyasalların Kaydı, Değerlendirmesi, İzni Ve Kısıtlanması) Tüzüğünü uyumlaştıran Yönetmelik yürürlüğe girdiğinde ülkemizde tekrar kayıt ettirilmesi gerekecek mi? Evet. Henüz AB üyesi ülke olmadığımız için AKA’ya yapılan kayıtlar ülkemizde geçerli olmayacaktır.
    16. REACH’in Ek-17sinde (Kısıtlamalar Listesinde) yer alan madde ve madde grupları Türkiye’de ne zaman kısıtlanacaktır?
    26.12.2008 tarihli ve 27092 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Zararlı Maddeler ve Karışımların Kısıtlanması ve Yasaklanması Hakkında Yönetmelik kapsamında halihazırda ülkemizde 20 adet madde kısıtlı/yasaklıdır. REACH Tüzüğünü uyumlaştıran Kimyasalların Kaydı, Değerlendirmesi, İzni Ve Kısıtlanması Hakkında Yönetmelik ülkemizde yürürlüğe girdikten sonra REACH Ek-17 kapsamında kısıtlanmış maddeler ülkemiz mevzuatına da aktarılacaktır. Ancak bu maddelerden bazıları için makul bir geçiş süresi verilmesi planlanmaktadır.
    Bu belge 5070 sayılı elektronik imza kanuna göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıstır.
  • Su ve Toprak Yönetimi

  • Su ve Toprak Yönetimi

     

    SORU 1: 08.06.2010 tarihli ve 27605 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
    “Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik” te
    yer alan “Şüpheli Saha” ve “Kirlenmiş Saha” ifadeleri arasındaki fark nedir?
    CEVAP 1: “Şüpheli Saha” kirlenme olasılığının yüksek olduğu saha/sahalardır.
     “Kirlenmiş Saha” kirliliğin tespit edildiği ve temizlenmesi gereken sahayı
    ifade eder.
    SORU 2: Faaliyet ön bilgi formları kim tarafından, ne zaman ve nasıl doldurulur?
    CEVAP 2: 14.12.2012 tarihli ve 28323 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
    “Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelikte
    Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Ek 2 Tablo 2’ de yer alan sektörlerde faaliyet
    gösteren tesislerin Kirlenmiş Sahalar Bilgi Sistemine giriş yapması gerekmektedir.
    Faaliyet sahipleri “faaliyet ön bilgi formlarını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Bilgi
    Sistemi üzerinden “Kirlenmiş Sahalar Bilgi Sistemi” ne girerek faaliyet ön bilgi formlarını
    doldurmaları gerekmektedir.
    2015 yılı Haziran ayından itibaren 3 aylık süre içerisinde faaliyet ön bilgi formlarının
    doldurulması gerekmektedir.
    SORU 3: Kirlenmiş Sahalar Bilgi Sistemi nedir?
    CEVAP 3: 08.06.2010 tarihli ve 27605 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
    “Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik”
    kapsamında toplanması öngörülen bilgilerin sistematik bir şekilde kayıt altına alınması,
    gerçekleştirilecek değerlendirme süreçlerine destek sağlanması ve Yönetmelik
    uygulamalarına yönelik raporlama ihtiyaçlarının karşılanması gereksinimlerini yerine getiren
    bir bilgi sistemidir.
    SORU 4: Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı kirlenmiş sahalara Dair
    Yönetmelik Yeterlilik Belgesi Tebliği” ne göre Yeterlilik Belgesi almak isteyen kurum
    kuruluşlar nereye başvurmalıdırlar?
    CEVAP 4: 18.02.2013 tarihinde Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel
    Müdürlüğü ile Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü arasında imzalanan mutabakat notu gereği;
    kirlenmiş saha değerlendirme ve temizleme çalışmalarını yapacak olan kurum ve/veya
    kuruluşun asgari özelliklerinin belirlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenleyen “Toprak
    Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik Yeterlilik
    Belgesi Tebliği” ile ilgili iş ve işlemler Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel
    Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.
     
    SORU 5: Faaliyet alanımızda toprak kirliliği belirtileri var, ne yapmalıyım?
    CEVAP 5: 17.06.2011 tarihli ve 27967 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren
    “Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik
    Yeterlilik Belgesi Tebliği” kapsamında Bakanlığımızdan “Yeterlilik Belgesi” almış firmalar
    ile çalışılması ve öncelikle kirlilik kaynağının tespit edilmesi, mevcut durum analiz
    çalışmaları yapılarak kirlilik yükünün belirlenerek değerlendirilmesi ve ihtiyaç duyulması
    halinde temizlemeye yönelik çalışmaların başlatılması gerekmektedir.
    SORU 6: Tesis sahası içerisinde atıksu arıtma tesisinden çıkan arıtma çamurlarını toprakta
    kullanabilir miyim?
    CEVAP 6: Evsel ve kentsel arıtma çamurlarının toprakta kullanımında gerekli tedbirlerin
    alınması esaslarını sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu bir şekilde belirlemeyi
    amaçlayan “Evsel ve Kentsel Arıtma Çamurlarının Toprakta Kullanılmasına Dair
    Yönetmelik” 03.08.2010 tarihli ve 27661 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe
    girmiştir.
    Yönetmelikte:
    - Kullanılacak arıtma çamurunun evsel/kentsel nitelikte olması,
    - Toprak ve arıtma çamurları ile ilgili yaptırılması gereken analizler ve limit değerler,
    - Evsel ve kentsel arıtma çamurlarının toprakta kullanımına yönelik sınırlama ve yasaklar,
    - Stabilize arıtma çamuru üreticilerinin ve kullanıcılarının yükümlülükleri,
    yer almaktadır.
    Ayrıca, Yönetmelik gereği; evsel/kentsel atıksuların arıtılması sonucu elde edilen stabilize
    arıtma çamurlarının toprakta kullanılması izne tabidir.
    SORU 7: Stabilize Arıtma Çamuru ne demektir.
    CEVAP 7: Biyolojik ayrışabilirliğinin ve kullanımından kaynaklanan sağlık tehlikelerini
    önemli ölçüde azaltmak üzere, biyolojik, kimyasal ya da ısıl işlemden, uzun süreli depolama
    ya da diğer uygun işlemlerden geçirilen evsel ve kentsel arıtma çamurlarına stabilize arıtma
    çamuru denilmektedir.
    SORU 8: “Stabilize Arıtma Çamuru Kullanım İzin Belgesi” kim tarafından verilmektedir ve
    başvuru için hangi belgeler gerekmektedir?
    CEVAP 8: “Stabilize Arıtma Çamuru Kullanım İzin Belgesi” Çevre ve Şehircilik İl
    Müdürlüğü tarafından verilmekte olup, “Stabilize Arıtma Çamuru Kullanım İzin Belgesi”
    başvurusu için aşağıda yer alan belgelere ihtiyaç duyulmaktadır.
    1-Stabilize arıtma çamurunun kullanılacağı bölgenin il, ilçe ve köy olarak yeri, parsel
    numarası ve kaç dekar olduğu,
    2-Yıllık üretilen arıtma çamuru miktarı,
    3-Kullanılacak stabilize arıtma çamurunun analiz belgesi (EK II-B),
    4-Uygulanacak toprağın analiz belgesi (EK II-A).
    Yapılan başvuru dosyası Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün başkanlığında İl Gıda, Tarım
    ve Hayvancılık Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü taşra
    teşkilatından oluşan İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenir.
    Komisyonun kararının olumlu olması halinde 3 yıllığına “Stabilize Arıtma Çamuru Kullanım
    İzin Belgesi” Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilir.
     
    SORU 9: Çevre Yönetimi Planı ne zaman hazırlanır ve ne şekilde sunulur?
    CEVAP 9: 08.12.2007 tarihli ve 27661 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
    “Kum Çakıl ve Benzeri Maddelerin Alınması, İşletilmesi ve Kontrolü Yönetmeliği”
    hükümlerine göre Çevre Yönetimi Planı ÇED Raporu/Ön ÇED Raporu eki olarak Çevre ve
    Şehircilik İl Müdürlüğü’ne veya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunulur.
    Su kirliliği ile ilgili çalışmalar (Alt Kategori) :
    SORU 1: İçmesuyu alınan barajlar nasıl korunuyor ?
    CEVAP 1: İçme ve kullanma suyu temin edilen baraj göllerinin havzalarındaki su kalitesinin
    korunması ile alakalı düzenlemeler 31.12.2004 tarihli ve 25687 sayılı Resmi Gazete’de
    yayımlanarak yürürlüğe giren Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’ nde yer almaktadır.
    Yönetmelik gereği içmesuyu temin edilen su kaynağının (göl, gölet, baraj vs.) etrafında
    mutlak koruma alanı, kısa mesafeli koruma alanı, orta mesafeli koruma alanı ve uzun mesafeli
    koruma alanı şeklinde koruma alanları oluşturulur. Bu koruma alanlarında hangi faaliyetlerin
    yapılamayacağı veya hangi şartlar ile yapılabileceği belirlenmiştir.
    SORU 2: Büyükşehirlerin içmesuyu temin ettiği barajlarla ilgili hangi kurum tarafından ne
    gibi önlemler alınmaktadır?
    CEVAP 2: Büyükşehirlerde içme ve kullanma temin edilen su kaynaklarının (göl, gölet, baraj
    vs.) korunmasından Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdareleri sorumludur. 2560
    sayılı İSKİ’nin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanuna dayanılarak çıkarılan Havza Koruma
    Yönetmelikleri çerçevesinde ilgili Su ve Kanalizasyon İdarelerince gerekli önlemler
    alınmaktadır.
    SORU 3: Ülkemizde atıksu arıtma hizmeti alan belediye nüfusunun tüm belediye nüfusuna
    oranı nedir ve kaç kişi bu hizmetten faydalanmaktadır?
    CEVAP 3: 2014 yılı sonu itibariyle atıksu arıtma hizmeti alan belediye nüfusunun tüm
    belediye nüfusuna oranı % 77’dir. Bu oran yaklaşık olarak 55 milyon kişiye tekabül
    etmektedir.
    SORU 4: Belediye su faturasında kullanma suyu ücretinin yanı sıra atıksu bedeli adı altında
    da ayrı bir ücret alıyor. Bunun için yetkisi var mıdır? Bu miktarı neye göre hesaplıyor ?
    CEVAP 4: 2872 sayılı Çevre Kanunu gereği, atıksu altyapı ve evsel katı atık sistemlerini
    kullanan ve/veya kullanacaklar, yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme
    harcamalarının tamamına katılmak zorundadırlar. Özellikle Çevre Kanunu’nda belediyelerin
    su, atıksu ve katı atıkla ilgili hizmetlerinin karşılığını almasının sağlanması, bu hizmetlerden
    tahsil ettikleri gelirleri yine sadece bu alanlarda kullanmalarının sağlanması, teşvik ve cezai
    yaptırımın güçlendirilmesi hususları yer almıştır.
    Bu çerçevede, söz konusu hizmetlerin karşılığının belediyeler tarafından alınmasını
    düzenlemek amacıyla 2872 sayılı Çevre Kanununa dayanılarak hazırlanan "Atıksu Altyapı Ve
    Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul Ve Esaslara
    İlişkin Yönetmelik" 27.10.2010 tarih ve 27742 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak
     
     
    yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik ile atıksu altyapı tesisleri ile evsel katı atık bertaraf
    tesislerinin kurulması, bakımı, onarımı, işletilmesi, kapatılması ve izlenmesi, bu tesislerle
    ilgili olarak verilen tüm hizmetleri karşılayabilecek tam maliyet esaslı tarifelerin bilimsel
    olarak belirlenebilmesi ve uygulanabilmesi sağlanmakta olup, yurt genelindeki ilgili
    tüm altyapı yönetimleri yönetmelik hükümlerini uygulamak ile yükümlüdür.
    SORU 5: Kentsel atıksu nedir ?
    CEVAP 5: Yaygın olarak yerleşim bölgelerinden ve çoğunlukla evsel faaliyetler ile
    insanların günlük yaşam faaliyetlerinin yer aldığı okul, hastane, otel gibi hizmet
    sektörlerinden kaynaklanan atıksularının endüstriyel atıksu ve/veya yağmur suyu ile karışımı
    ile oluşan atıksulardır.
    SORU 6: Kirleten Öder Prensibi nedir?
    CEVAP 6: Atıkların oluşturduğu veya oluşturması muhtemel çevresel kirlenme ve bozulmayı
    önlemek, sınırlandırmak, gidermek ve çevrenin iyileştirilmesini sağlamak için yapılan ve/veya
    yapılacak tüm yatırımların ve harcamaların kirletenler veya bozulmaya neden olanlar
    tarafından karşılanması ilkesidir.
    SORU 7: Kanalizasyon sistemlerinde “Birleşik” ve “Ayrık” sistem nedir? Avantajları ve
    dezavantajları nelerdir?
    CEVAP 7: Atıksular ile yağmur sularını birlikte toplayan kanalizasyon sistemlerine Birleşik
    Sistem, yağmur suyunun bir kanalda, atıksuyun başka bir kanalda toplandığı sistemlere Ayrık
    sistem denir.
    Birleşik kanalizasyon sistemi Ayrık kanalizasyon sistemi
    * Yatırım maliyeti düşüktür. *Yatırım maliyeti birleşik kanalizasyon
    sistemine göre %40-60 oranında fazladır.
    *Yapılacak arıtma tesisinin boyutu ve
    dolayısıyla maliyeti büyüktür.
    *Arıtma tesisinin boyutu ve maliyeti küçüktür.
    *Yağmurlu zamanlarda arıtma tesisine gelen
    atıksu miktarı düzensizdir, arıtmada sorunlara
    sebep olabilir.
    *Yağmurlu zamanlarda arıtma tesisine gelen
    atıksu miktarı sabittir, arıtmada sorunlara yol
    açmaz.
    *Caddelerden gelen tuz, kum, toprak vs gibi
    arıtmada problem oluşturabilecek maddeler
    kanalizasyon sistemine girer.
    *Caddelerden gelen kum, tuz, toprak vs
    maddeler atıksudan farklı kanala girdiği için
    arıtma tesisine gitmez.
    *Kanallarda akış hızı az olabileceğinden
    kanallarda septik şartlar oluşabilir oksijensiz
    ortam oluşabilir bu da kötü kokulara sebep
    olabilir.
    *Kanallarda akış hızı sabit ve hızlı
    olduğundan septik şartlar ve oksijensiz ortam
    nadir oluşur.
    *Kanallar sık sık yıkanarak temizlenmelidir. *Sık sık yıkanmasına gerek yoktur.
    *Şiddetli yağışlarda bodrum katlarına su
    basabilir.
    *Şiddetli yağışlarda bodrum katlarına su
    basma durumu olmaz.
    *Kanal ağını büyütmek kolaydır. *Dar sokaklarda iki kanal döşemesi zor
    olabilir.
     
    SORU 8: Geri kazanılmış atıksuların kullanım alanları nelerdir?
    CEVAP 8: Geri kazanılmış atıksular şehirlerde; park ve bahçelerin sulanması, yangınla
    mücadele ve tuvaletlerde, endüstride soğutma ve proses suyu olarak, tarımda sulama,
    rekreasyon amaçlı kullanım ve yeraltısuyunun beslenmesinde kullanılmaktadır.
    SORU 9: Konutumun bulunduğu bölgede kanalizasyon bulunmadığı için konutumdan
    kaynaklanan atıksuların nasıl uzaklaştırılacağını öğrenmek istiyorum.
    CEVAP 9: Konutun bulunduğu alanın Büyükşehir sınırları içerisinde olması durumunda
    Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresinin, mücavir sınırları içerisinde ise
    Belediye Başkanlığının, bu alanların dışında kalması durumunda ise İl Özel İdaresinin
    belirleyeceği özelliklerde bir fosseptiğin konut sahibi tarafından yapılması ve atıksuların bu
    fosseptikte toplanması sağlanmalıdır. Fosseptiğin dolmasına yakın zamanda ise ilgili idareye
    haber verilerek ücreti konut sahibi tarafından karşılanmak üzere fosseptikte biriken atıksuların
    vidanjör ile çekilmesi en yakın kanalizasyon sistemine deşarj edilmesi sağlanmalıdır.
    SORU 10: Ülkemizde atıksuların kaynağında azaltılması ve suyun geri kazanımı konusunda
    ne gibi çalışmalar yürütülmektedir?
    CEVAP 10: Sanayi kaynaklı kirliliğin en aza indirilmesi için önemli kazanımlar sağlayacak
    olan Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrol Uygulanmasının ilk somut adımlarından biri olarak
    “Tekstil Sektöründe Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrol Tebliği” 14 Aralık 2011 tarih ve
    28142 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
    SORU 11: Ülkemizde sanayi atıksu kirliliğinin önlenmesine ilişkin ne gibi yasal
    düzenlemeler bulunmaktadır ?
    CEVAP 11: Ülkemizde sanayi kaynaklı atıksu kirliliğinin önlenmesi ve kontrolüne yönelik
    olarak Bakanlığımız tarafından çıkarılan ve uygulanan ilgili mevzuat aşağıda görülmektedir:
     
    SORU 12: Ergene Havzası Koruma Eylem Planı kapsamında Bakanlığınızca ne gibi somut
    çalışmalar yürütülmekte ve ne gibi önlemler alınmaktadır ?
    CEVAP 12: Su kalitesinin iyileştirilmesi maksadıyla SKKY deki mevcut deşarj
    standartlarında (KOİ parametresi) kısıtlama genelgesi (2011/10 sayılı genelge) arıtma
    tesislerinin yapımında yaşanan gecikmeden dolayı revize edilmiştir. 2014/11 sayılı genelge ile
    uygulama tarihi 6 Mayıs 2016 olarak belirlenmiştir.
    Tekstil sektörü için temiz üretim tebliği 2011 yılında çıkartılarak; su tasarrufu, enerji
    verimliliği, hammadde geri kazanım sağlanarak kirliliğin kaynağında azaltımı sağlanacaktır.
    Tebliğ kapsamında eğitimler gerçekleştirilmiştir.
    Havzada dağınık halde bulunan sanayiler için kurulan 8 tane ıslah OSB’den 7 tanesi OSB
    statüsü kazanmış olup, bu OSB’lerin atık sularının 5 ayrı noktada toplanarak ortak arıtma
    tesislerinde arıtılması planlanmıştır. Arıtma tesisi proje onayları Bakanlığımız tarafından
    yapılmıştır.
    Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerindeki mevcut atıksu arıtma tesisleri ve yapılan/yapılacak
    olan evsel, kentsel ve endüstriyel atıksu arıtma tesislerinde oluşan ve oluşması beklenen
    arıtma çamuru miktarı, oluşan/oluşacak arıtma çamurlarının işlenmesi, yeniden kullanımı/geri
    kazanımı ve bertarafı ile ilgili sorunlar belirlenerek çözüm önerilerinin oluşturulmasını içeren
    “Ergene Havzası Arıtma Çamuru Yönetim Planının Hazırlanması Projesi” 2015 yılında
    başlanacaktır.
    SORU 13: Sanayi kuruluşlarının endüstriyel nitelikli atıksuları, bu kuruluşa ait evsel nitelikli
    atıksularla birlikte arıtılıyorsa sektör tablolarından hangisi uygulanır ?
    CEVAP 13: Evsel atıksuyun debisine bakılmaksızın ilgili sanayi deşarj tablosu dikkate alınır.
    SORU 14: Tehlikeli madde içeren atıksuların kanalizasyona deşarjı söz konusu olduğunda
    Bağlantı Kalite Kontrol İzin Belgesinin düzenlenmesi, verilen izinlerin ve deşarjların kontrol
    ve denetiminden, elde edilen verilerin Bakanlığa rapor edilmesinden sorumlu ilgili idare
    kimdir ?
    CEVAP 14: Bağlantı Kalite Kontrol İzin Belgesinin düzenlenmesi Belediyelerin
    sorumluluğunda bulunmaktadır.
    SORU 15: Aynı sanayi kuruluşu içinde birden fazla sektörün bulunması ya da aynı sektörün
    alt sektörlerinin bulunması hâlinde sektör tablosu belirleme işlemi nasıl yapılır?
    CEVAP 15: Aynı sanayi kuruluşu içinde birden fazla sektörün bulunması ya da aynı sektörün
    alt sektörlerinin bulunması hâlinde debi parametresi dikkate alınarak sektör tablosu belirleme
    işlemi yapılır.
    SORU 16: 14 Aralık 2011 tarih ve 28142 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe
    giren “Tekstil Sektöründe Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrol Tebliği” kimleri
    kapsamaktadır?
     
    CEVAP 16: Kurulu kapasitesi 10 ton/gün üzerinde olan yıkama, ağartma, merserizasyon,
    haşıllama, baskı, haşıl sökme ve benzeri ön işlem, boyama ve son işlemlerinin
    gerçekleştirildiği tekstil tesisleri bu Tebliğ hükümlerine tabidir.
    Atıksu Arıtma Tesisleri ile ilgili Çalışmalar (Alt Kategori) :
    SORU 1: Atıksu Arıtma Tesislerinin işletilmesine yönelik Bakanlığınızca herhangi bir teşvik
    verilmekte midir ?
    CEVAP 1: Çevre Kanunu’nun 29 uncu maddesi çerçevesinde, Atıksu Arıtma Tesislerinde
    kullanılan elektrik enerjisinin bir kısmı Bakanlığımızca geri ödenmektedir. Bu kapsamda Geri
    ödeme için istenen belgeler ve koşullar “Çevre Kanunu’nun 29 uncu Maddesi Uyarınca
    Atıksu Arıtma Tesislerinin Teşvik Tedbirlerinden Faydalanmasında Uyulacak Usul Ve
    Esaslara Dair Yönetmelik’te” yer almaktadır.
    SORU 2: Arıtma Tesislerinde kullanılan elektrik enerjisinin bir kısmının geri ödenmesi ile
    ilgili düzenlenen Geri Ödeme Belgesi için başvurular nereye yapılır?
    CEVAP 2: Çevre Kanunu’nun 29 uncu Maddesi Uyarınca Atıksu Arıtma Tesislerinin Teşvik
    Tedbirlerinden Faydalanmasında Uyulacak Usul Ve Esaslara Dair Yönetmelik’teki koşulları
    sağlayanlar, istenen bilgi, belge ve dokümanları temin etmek suretiyle Çevre ve Şehircilik İl
    Müdürlüklerine başvurur. Noksansız olan başvuru dosyaları, İl Müdürlüğü tarafından geri
    ödeme belgesinin düzenlenmesi amacıyla Bakanlığa gönderilir, uygun görülen tesislere Geri
    Ödeme Belgesi düzenlenir.
    SORU 3: Belediyemize/işletmemize ait ve geçerliliği devam eden “Çevre İzni” mevcuttur,
    bununla birlikte Atıksu Arıtma Tesisimizde kullandığımız elektrik enerjisinin bir kısmının
    Bakanlığınızca geri ödenmesine ilişkin olarak “Geri Ödeme Belgesi” de alınmıştır. Geri
    ödeme işlemi geri ödeme belgesinin alındığı tarihten itibaren mi yapılır yoksa çevre izni
    belgesinin yayınlandığı tarihten itibaren mi yapılır?
    CEVAP 3: Geri ödeme yapılacak yıl için, Çevre İzninin alındığı tarih esas alınmaktadır.
    SORU 4: Fabrikamıza ait Geçici Faaliyet Belgesi (GFB) bulunmakta olup Çevre İzni henüz
    alınamamıştır. Bu durumda Bakanlığınızca atıksu arıtma tesislerinde kullanılan elektrik
    enerjisinin geri ödenmesi imkanından faydalanabilir miyiz?
    CEVAP 4: Atıksu konulu Çevre İzninin alındığı tarihten itibaren elektrik enerjisi teşvikinden
    yararlanılmaktadır.
    SORU 5: Fabrikamıza/Belediyemize ait atıksu arıtma tesisine ayrı bir abonelik, sayaç
    takılması ve arıtma tesisinde kullanılacak olan elektrik enerjisi için sanayi abone grupları için
    belirlenen tarifeden faydalanılması amacıyla elektrik dağıtım şirketine verilecek olan “Arıtma
    Tesisi” belgesini nereden temin edebilirim?
    CEVAP 5: Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü vasıtasıyla iletilen belgelerin uygunluğu
    doğrultusunda, “Arıtma Tesisi Belgesi” Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel
    Müdürlüğü Su ve Toprak Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından verilmektedir.
    SORU 6: Fabrikamıza ait Atıksu Arıtma Tesisimizde arıtılan atıksuyu yeniden üretim
    prosesimizde kullanmak istiyoruz. Bu durumda proje dosyası hazırlatmamız ve onay almanız
    gerekiyor mu?
     
    CEVAP 6: 2014/7 sayılı Atıksu Arıtma/Derin Deniz Deşarjı Tesisi Proje Onayı Genelgesi
    gereğince teknik rapor hazırlanması ve onay merciine (İl Müdürlükleri/Bakanlık) sunulması
    gerekmektedir. Bu kapsamda uygun görülen atıksu arıtma tesislerine proje onay muafiyeti
    verilmektedir.
    SORU 7: İşletmemize ait ve yapılması planlanan atıksu arıtma tesisinin çıkış suyu
    Belediyenin kanalizasyon sistemine deşarj edilecektir. Atıksu Arıtma Tesisi proje onayı almak
    için hangi kuruma başvuru yapmamız gerekmektedir?
    CEVAP 7: 2014/7 sayılı Atıksu Arıtma/Derin Deniz Deşarjı Tesisi Proje Onayı Genelgesi
    kapsamında ilgili Belediyenin atıksu altyapı tesisi yönetimine başvurulması gerekmektedir.
    SORU 8: Üniversitemizden/Tesisimizden/Fabrikamızdan/Belediyemizden kaynaklı
    atıksuların arıtımı için Atıksu Arıtma Tesisine proje onayı almak istiyoruz. Proje Dosyasını
    herhangi bir firmaya hazırlatabilir miyim?
    CEVAP 8: 2014/7 sayılı Atıksu Arıtma/Derin Deniz Deşarjı Tesisi Proje Onayı Genelgesi
    kapsamında istenilen şartları sağlayan firmalar atıksu arıtma tesisi proje onay dosyası
    hazırlayabilmektedirler.
    SORU 9: Sitemizin atıksu arıtma tesisinden çıkan atıksuyu bahçemizin sulamasında
    kullanmak istiyoruz. Bunun için hangi şartları sağlamamız gerekmektedir?
    CEVAP 9: 20.03.2010 tarih ve 27527 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
    Atıksu Arıtma Tesisleri Teknik Usuller Tebliği’nde sulama suyu olarak kullanılabilecek
    atıksuların taşıması gereken kriterler belirlenmiştir. Bu amaçla tasarlanacak olan atıksu arıtma
    tesisi için 2014/7 sayılı Atıksu Arıtma/Derin Deniz Deşarjı Tesisi Proje Onayı Genelgesi
    çerçevesinde proje onayının alınması ve sonrasında bu suların sulamada kullanılabilmesi
    amacıyla Çevre İzin Belgesinin alınması için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne
    başvurulması gerekmektedir.

     

  • Yönetim Hizmetleri ve Finansman

  • Proje ve Finansman
    1-Niçin Kamu kurum ve kuruluslara yardım yapılır?
    Çevrenin korunması, kirliligin önlenmesi, iyilestirilmesi ve temiz bir çevrede yasanabilmesi
    için yardım yapılır.
    2-Yapılanyardımlar sartlı mıdır?
    Evet, yapılan yardımlar sartlıdır, projelerin amacına uygun yapılması için sartlı olarak
    verilmektedir. Ayrıca Sayıstay Baskanlıgı denetimine tabidir.
    3-Nerelere sartlı nakdi yardım yapılabilmektedir?
    Belediyelere, l Özel darelerine, Kaymakamlıklara (Köylere Hizmet Götürme Birlikleri) ve
    Belediye Birliklerine yardım yapılmaktadır.
    4-Hangi tür yardımlar yapılmaktadır?
    Katı Atık Bertaraf Tesisi, Atıksu Arıtma Tesisi, Kanalizasyon, , Derin deniz desarjı, Çevre
    Kirliligi, Çevre Temizlik Araçları ve Müsavirlik Hizmetler için yardımlar yapılmaktadır.
    5-Katı Atık Bertaraf Tesisi, Atıksu Arıtma Tesisi ve Kanalizasyon Projeleri için hangi
    tür belgeler istenilmektedir.
    1-Bakanlıga hitaben yazılan müracaat yazısı
    2-Proje gerekçe raporu (Projenin gerekçeleri belirtilecek, su andaki durum ne, proje
    gerçeklesirse neler elde edilecek v.b.)
    3-Birlikler, Belediyeler ve l Özel dareleri için Encümen Kararı (Yardım talebine iliskin
    olacak, mali yetersizlik ve Çevre ve Sehircilik Bakanlıgı’ndan yardım talep edildigi
    vurgulanacak, talep edilen yardım miktarı belirtilecek)
    4-Taahhütname (Kamu kurum ve kurulusları )
    5-Protokol (Kamu kurum ve kurulusları )
    6-Kanalizasyon ve Atıksu Arıtma Tesisi Projeleri için Kesif özeti ve metraj cetveli (Çevre ve
    Sehircilik Bakanlıgı l Müdürlükleri, ller Bankası veya il özel idaresi birimleri tarafından
    onaylı)
    7-Çevresel Etki Degerlendirilmesi Yönetmeligi Kapsamında Olanlardan ÇED Belgesi
    8-Bakanlıkça onaylı proje veya proje uygunluk yazısı (Atık Su Arıtma ve Atık Bertaraf
    Tesisleri- Projenin Çevre ve Sehircilik Bakanlıgı tarafından onaylı olması gerekiyor)
    9-l Mahalli Çevre Kurulu Yer Seçim Kararı (Katı atık bertaraf ve geri kazanım tesisleri için)
    Bu proje ile ilgili baska yerlerden alınan yardım veya kredilere iliskin bilgi ve belgeler
    10-Tetkik Formu (Kanalizasyon ve Atıksu Arıtma Tesisleri için)
    6 - Çevre Kirliliginin Giderilmesi, Çevre Temizlik Araçları ve Müsavirlik Hizmetleri
    projeleri için hangi tür belgeler istenilmektedir.
    1-Bakanlıga hitaben yazılan müracaat yazısı
    2-Proje gerekçe raporu (Projenin gerekçeleri belirtilecek, su andaki durum ne, proje
    gerçeklesirse neler elde edilecek vb.)
    3-Birlikler, Belediyeler ve l Özel dareleri için Encümen Kararı (Yardım talebine iliskin
    olacak, mali yetersizlik ve Çevre ve Sehircilik Bakanlıgı’ndan yardım talep edildigi
    vurgulanacak, talep edilen yardım miktarı belirtilecek)
    4-Taahhütname (Kamu kurum ve kurulusları )
    5-Protokol (Kamu kurum ve kurulusları )
    6-Çevre Kirliliginin Giderilmesi Kapsamında Yaklasık Maliyet Cetveli
    7-Proje Uygunluk Yazısı, (Müsavirlik Hizmetleri için)
    7 - Atıksu Arıtma Tesisi ve Kanalizasyon projesi talepleri proje uygunlugu için hangi
    daireye görüse sunulur?
    Su Toprak Yönetimi Dairesi Baskanlıgına görüse sunulmaktadır.
    8 - Köy Muhtarlıkları çevre kirliliginin giderilmesi ile ilgili proje taleplerini dogrudan
    Bakanlıga müracaatedebilirler mi?
    Kaymakamlık aracılıgı ile Çevre ve Sehircilik l Müdürlügüne gönderebilirler.
    9 - Müsavirlik hizmetlerinden alınan ödeneklerle nerelere harcama yapabilirler?
    Proje çizimi harita, zemin etüt, fizibilite gibi faaliyetlerde harcama yapabilirler.
    10 - Yaz aylarında ve yazlık yerlerdeki site sakinlerinin bulundugu yerde Arıtma gerekli
    oldugu halde, arıtma yoksa ve kötü kokuda saçıyorsa nereye müracaat etmeleri
    gerekmektedir?
    Çevre ve Sehircilik l Müdürlüklerine, zabıta ve polis karakollarına müracaat edebilirler.
    11 - Belediyeler tip projesi, arıtma projelerine yardım alabilmek için nereye müracaat
    etmeleri gerekir?
    Çevre ve Sehircilik l Müdürlükleri ve Bakanlıga müracaat etmeleri gerekmektedir.
    12 - Verilen paralar amacına uygun kullanılmadı ise nasıl bir yol izlenir?
    Verilen ödenek geri alınır ve bir daha ilgili yere bu kapsamda ödeme-yardım yapılmaz.
    13 - Talep dosyaları dogrudan aracı kurum olmadan gönderip yardım alabilir mi?
    Hayır, Çevre ve Sehircilik l Müdürlügü kanalıyla gönderilmesi gerekir.
  • İzleme Subesi

      

     
      
    1- Müsavirlik hizmetlerinden alınan ödeneklerle harcama yapıldıgında Uygunluk
    yazısı ve ÇED gereklidir veya gerekli degildir yazısı olacakmı?
    -Evet, olması gerekir.
    2- - Bakanlıkça sartlı olarak araçlar için verilen ve hesaplarına aktarılan paralarla
    ,Kurum/kuruluslar araçları piyasadan mı DMO dan mı alacak ?
    -Satın alınacak araçlar DMO kanalıyla alınacaktır. (Yeni Uygulama)
    3-DMO dansatın alınan araçlarada Bakanlıgın amblemi ve Çevre ve Sehircilik
    Bakanlıgı tarafından hibe edilmistiryazısı yazdırılacak mı?
    -Evet yazdırılacak.
    4-Katı atık bertaraf geri dönüsüm tesisi kurulması için BelediyelerBirligine üye olan
    ilçe ve belde belediyeleri; Çevre Kirliliginden alınan sartlı nakdi yardımlardan üyelik
    aidatı ödenebilir mi?
    -Evet, gerekli evraklar tamamlandıgında ödeme yapılabilir.
    5-Sartlı olarak verilen yardımlardan yapılan harcamalardafaturaların suretleri mi
    yoksa asılları mı gönderilecek?
    -Faturaların aslı olacaktır.